Muhterem Hocam, biz ne yaptıysak mürşidimizi bulamadık. Bize bir yol gösterir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, biz ne yaptıysak mürşidimizi bulamadık. Bize bir yol gösterir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, her devirde, insanlık tarihi boyunca daima hayatta olan bir devrin imamı var. Buna, Âdem (A.S)'dan başlayan, son nebî, nebî resûl, hatta kıyâmete kadar devam eden devrin imamının zinciri diyebiliriz. Bu zincirin bazı halkalarında asâleten devrin imamı, nebî resûller var. Bu zincirin fetret döneminde de yani nebîlerin arasındaki fetret döneminde de kavim resûllerinden seçilen bir velî resûlün vekâleten devrin imamlığı söz konusu.
Öyleyse Âdem (A.S)'dan kıyâmete kadar devrin imamının zincirinin arasında bir boşluk yok. Devrin imamı her dönemde yaşayan tüm insanların mürşididir. Çünkü o hidayete erdirendir. Onun dışındaki kavim resûlleri, velî mürşidler, vekil mürşidlerin hepsi vesiledirler. Yani devrin imamını temsil ediyorlar.
DEVRİN İMAMINI TEMSİL EDEN, HİDAYETE VESİLE OLANLAR
1. ZAHİDLER (Ruh Teslimini Gerçekleştirenler)
CUMA-10 Artık namazı kaza ettiğiniz zaman yeryüzüne yayılın ve Allah’ın fazlından isteyin ve Allah’ı çok zikredin. Umulur ki, böylece siz felâha erersiniz.
2. MUHSİNLER (Fizik Vücudu Teslimi Yapanlar)
ÂLİ İMRÂN-20 Bundan sonra eğer seninle tartışırlarsa o zaman onlara de ki: “Ben ve bana tâbî olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah’a teslim ettik.” …
3. ULÛL’ELBAB (Nefsini Allah’a Teslim Edenler)
ÂLİ İMRÂN-7 ...Ve onun te’vilini Allah'tan başka kimse bilmez ve ilimde rusuh sahipleri ise: “Biz O’na îmân ettik, hepsi Rabbimizin katındandır” derler, onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl’elbab.
4. MUHLİSLER (Vekil Mürşidler)
HİCR-40 ”Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
5. SALİHLER (İradelerini Allah’a Teslim Edenler)
NİSÂ-69 ...Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler...
ENBİYÂ-105 Andolsun ki; zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını, yazdık.
6. VELÎ MÜRŞİDLER
TEVBE-71 ...Ma’ruf ile emreder ve münkerden nehyederler (yasaklarlar) ve namazı ikâme ederler ve zekâtı verirler. Allah ve O’nun Resûl’üne itaat ederler. ...
7. KAVİM RESÛLLERİ
NAHL-36 Ve andolsun ki Biz, bütün ümmetlerin (milletlerin, kavimlerin) içinde resûl beas ettik (hayata getirdik, vazifeli kıldık). ...
KASAS-68 Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
Özellikle kavim resûllerinden başlayalım. En üst noktada kavim resûlleri var.
Nahl 36'da: “Andolsun biz bütün ümmetlere, (milletlerin, kavimlerin) içerisinde resûl beas ettik.”
Kasas 68'de bu resûllerin iradesi yok. İradeleri Allah'a teslim. Dolayısıyla hepsi Allah'ın mürşidleri.
Ondan sonra 7 safha 4 teslim yaşayan velî mürşidler var. Tevbe 71'de marufla emreden, münkerden nehy edenler. Sonra sâlihler var. İsrâ 69'da, Enbiyâ 105'te. Sonra muhlisler var. Sonra ulûl’elbab var. Bu 1, 2, 3, 4, 5; bunların hepsi daimî zikrin sahipleri.
Sadece Allah'ın irşada memur ve mezun kıldığı resûller, velî resûller ve velî mürşidler var. Diğerleri üç grup: Sâlihler, muhlisler ve ulûl’elbab. Bunların hepsi daimî zikrin sahipleri.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Râmûz-ül-Ehâdîs
Peygamberimiz (S.A.V): “Şüphesiz insanlardan Allah’a yakın olanlar vardır!” buyurunca, Sahâbe: “Ey Allah’ın Resûl'ü! Onlar kimlerdir?” diye soruyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V) de: “Onlar Kur'ân ehli, Allah ehli ve Allah’ın has kullarıdır!” buyuruyor."
İşte sâlihler Allah'ın has kulları ve ondan sonra muhsinler geliyor, fizik vücut teslimini yapanlar. Ondan sonra zâhidler geliyor, ruh teslimini yapanlar. Yani bu 7 tane vesile olan grup; hepsi ya ruhun teslimini, ya fizik vücut teslimini, ya nefsin teslimini veya irade teslimini tamamlamış olan insanlar.
“Öyleyse biz ne yaptıysak mürşidimizi bulamadık. Bize bir yol gösterir misiniz?” Buradan alabilirsiniz çünkü biz devrin imamı adına tövbe veriyoruz. Buradan tövbenizi alın ve zikrinize başlayın. Ama kalbiniz mutmain değilse yine hacet namazı kılmaya devam edin. Ama rahatlıkla buradan tövbenizi alabilirsiniz. Çünkü devrin imamı aynı zamanda Sıratı Mustakîm’in üzerindedir.
Yâsîn Suresinin 4. âyet-i kerimesi: “Ve inneke le minel mürselîn, alâ sırâtın mustekîm.” Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e, Allahû Tealâ buyuruyor ki: Sen Sıratı Mustakîm’desin.
YÂSÎN-4: Alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Sıratı Mustakîm üzerindesin.
Devrin imamı Sıratı Mustakîm üzerinde, “alâ sırâtın müstekîm.”
Ve yine Şûrâ sûresinin 52. âyet-i kerimesinde: “Sen Sıratı Mustakîm’e ulaştırıyorsun.”
ŞÛRÂ-52: Ve kezâlike evhaynâ ileyke rûhan min emrinâ, mâ kunte tedrî mel kitâbu ve lel îmânu ve lâkin cealnâhu nûren nehdî bihî men neşâu min ibâdinâ, ve inneke le tehdî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).
Ve işte böylece sana emrimizden bir ruh (Kur'ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. Ve lâkin O'nu “nur” kıldık. Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun (ulaştırıyorsun).
Öyleyse Sıratı Mustakîm alelâde bir yol değil. Melekût âleminde fizik olan 7 tane gök katını yükselten, 7 âlem geçtikten sonra insan ruhunu Arşta Allah'ın Zât’ına ulaştıran yol. Ama biz insanlar Zahirî Âlemde yaşıyoruz ve Devrin İmamı bu emr âlemindeki Sıratı Mustakîm üzerindedir. Ve dünyadaki Allah'a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olanları da Sıratı Mustakîm’e ulaştırıyor.
Fâtiha sûresinde günde 40 kere insanlar: “Ya Rabbim, beni Sıratı Mustakîm’e ulaştır.” diyor.
FÂTİHA-6: İhdinas sırâtel mustakîm(mustakîme).
(Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).
İşte bu ‘Sıratı Mustakîm’e ulaştır.’ ve devrinin imamıyla Sıratı Mustakîm’e insan ulaşıyorsa, o zaman mutlaka buradan tövbe almak gerekiyor.
Bu 2. safha Sıratı Mustakîm’dir. 1. safha Sıratı Mustakîm ise Allah'ın davetiyle oluşuyor. Daveti kabul edenler ilim verilenlerdir.
Hacc sûresinin 54. âyet-i kerimesinde orada da aynı şey: Sıratı Mustakîm’e davet, 7 safhaya davet ve Allah'ın Sıratı Mustakîm’e ulaştırması.
SIRATI MUSTAKÎME DAVET 7 SAFHA
1. YÛNUS-25
2. FÂTİHA-6
3. NİSÂ-175
4. YÂSÎN-4
5. MU’MİNÛN-73
6. ŞÛRÂ-52
7. YÛSUF-108
ALLAH’IN SIRATI MUSTAKÎME ULAŞTIRMASI
1. BAKARA-142
2. BAKARA-213
3. ÂLİ İMRÂN-101
4. MÂİDE-16
5. HACC-54
6. MU’MİNÛN-73
7. NÛR-46
7 SAFHA SIRATI MUSTAKÎM
1. HACC - 54 ...Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.
2. FÂTİHA - 5 (Allah’ım!) Yalnız Sana kul oluruz. ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz.
FÂTİHA - 6 (Bu istiâne’n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM’e hidayet et (ulaştır).
3. NİSÂ - 175 ... Allah kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran
"Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).
4. YÂSİN - 61 Ve Ben, sizden Bana kul olmanız (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. EN’ÂM - 153 Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o takdirde sizi, onun yolundan ayırır.
6. SAFFÂT - 118 Ve ikisini (de) Sıratı Mustakîm’e hidayet ettik (ulaştırdık).
7. NİSÂ - 68 Ve onları mutlaka Sıratı Mustakîm’e (Allah’a ulaştıran yola) iletirdik.
Fâtiha 6 bunu açıkça ifade ediyor inşaallah. Allah razı olsun.