Muhterem Hocam, bize Allah’ı ve âyetlerini açıklayan bir Peygamberimiz (S.A.V.) varken tefekkür etmek yerine neden aracı bir vasıta istiyorsunuz? Neden kendimiz anlamaya çalışmıyoru

Soru

Muhterem Hocam, bize Allah’ı ve âyetlerini açıklayan bir Peygamberimiz (S.A.V.) varken tefekkür etmek yerine neden aracı bir vasıta istiyorsunuz? Neden kendimiz anlamaya çalışmıyoruz?

Cevap

‘Bize Allah’ı ve âyetlerini açıklayan bir Peygamberimiz (S.A.V) varken…’ çok güzel, aynen öyle. “tefekkür etmek yerine neden aracı bir vasıta istiyorsunuz?” Şimdi anlıyorum ki bu kardeşimiz Allah’a îmân ediyor. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e de îmân ediyor, öyle değil mi?

Şimdi bakalım, O îmân ettiği Peygamber Efendimiz (S.A.V) bu konuda ne buyuruyor. Yani Peygamber Efendimiz (S.A.V) bugüne ışık tutmuş mu? Evet.

7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET

HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”

Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181

HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”

Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. HADÎS

HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”

Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851

“Sahabem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”

Kaynak: Feyzu’l-Kaadir 4, 76

HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.

“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”

Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-EHADÎS-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7

HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim imamına (Kamil Mürşide veya Devrin İmamına) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim imama isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”

Kaynak: İbni Mace 8/2589

HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”

Kaynak: Müslim

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirildiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”

Kaynak: Riyazussalihin s.137

HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse (din) işlerini yenileyen, tazeleyen, bahşeder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”

Kaynak: Ebu Davud

“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”

Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100

Şimdi yedi grup hadîste Peygamber Efendimiz (S.A.V) bakın ne diyor:

“Eğer ey kulum, sen eğer bana îmân ediyorsan, benden sonra nebî gelmeyecek. Nübüvvet benimle sona ermiştir. Ama benden sonra halifeler gelecek, imamlar gelecek.” Ve demiş ki: “Onlara itaat bana itaattir. Onlara isyan bana isyandır.”

Şimdi kardeşimiz diyor ki: “Peygamberimiz (S.A.V) varken…”

Şu anda diyorum ki, evet, Peygamber Efendimiz (S.A.V) var ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) diyor ki: “Devrin İmamı’na itaat et. Devrin imamı’na itaat edersen bana itaat etmiş olursun. Devrin imamı'na isyan edersen bana isyan etmiş olursun.”

Şimdi ben de tüm insanları şu anda nereye davet ediyorum? Devrin İmamı’na itaate davet ediyorum. Öyle değil mi? Devrin imamı’na isyan etmeyin. Devrin İmamı’nın çağrısı nedir? Yusuf 108.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) kendi döneminde neydi? Devrin İmamı’ydı, asâleten Devrin İmamı’ydı. Ve bakın devrin imamı olan Peygamber Efendimiz (S.A.V) Yûsuf 108’de ne diyor:

12/YÛSUF-108: Kul hâzihî sebîlî ed’û ilallâhi alâ basîretin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).

De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah'ı görerek) Allah'a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah'ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

“Ben ve bana tâbî olan sahâbe, biz Allah’a davet ediyoruz.” Biz de şimdi bu kardeşimizi Allah’a davet ediyoruz. Devrin imamı’yla birlikte. O zaman Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e itaati biz mi yerine getiriyoruz, yoksa bu sevgili kardeşimiz mi? "Bu âyetler var, tefekkür var." diyorsun. Bugüne kadar tefekkür sana ne kazandırdı sevgili kardeşim?

Gerçekten çok kişi şöyle diyor: “Hocam, ben ne kadar dergâh varsa, ne kadar grup cemaat varsa hepsini dolaştım.” Elde ettiğin şey ne? “Vallahi hâlâ kafam karışık.” diyor. Ama hamdolsun bizim kafamız karışık mı? Hayır, asla. Hepimiz huzur ve mutluluk içerisinde, el ele gönül gönüle tek bir cemaati oluşturuyoruz. Ve Kur’ân-ı Kerim’de ‘sabikunel ahirîn’ diyor. İşte o sabikunel ahirînlerdeniz.

Öyleyse neden aracı, bir vasıta? Çünkü Peygamber Efendimiz (S.A.V) bunu farz kılıyor. Kur’ân farz kılıyor. O, Kur’ân’ın açıklayıcısı Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîslerinde de mürşidi farz kılıyor.

Şimdi siz muhakkak ki diyeceksiniz ki: “Bu Kur’ân âyetlerini, hayır …..” Tamam. İşte dayandığınız hadîsleri size söylüyoruz.

Hadîs-i şerif 1. Kaynak: Sahih Buhari’de geçiyor: “Benden sonra nebî gelmeyecek. Nübüvvet benimle sona ermiştir. Benden sonra halifeler, imamlar gelecek.”

Her devirde İmam var mı? Var. Her devirde halife var mı? Var. Eğer varsa bu halifeye, İmam’a nasıl ulaşabiliriz?

Öncelikle Allah’a ulaşmayı kalben dileyecek kardeşimiz. Ve dilediği an huşû sahibi olur. Huşû sahibi olan kişi perşembeyi cumaya bağlayan gece soracak.

Allah Resûlü (S.A.V) ne diyor? “Benden sonra nübüvvet yoktur. Ne var? Mübeşşirat var.”

“Nedir ya Resûlullah ‘Mübeşşirat’? Mübeşşirat, salih rüyadır.” buyuruyor.

İşte ben de bu kardeşimize diyorum ki: Allah’a ulaşmayı dile. Huşû sahibi ol. Hacet namazı kıl. Ola ki mübeşşirat olan salih rüyayı Allah sana gösterir. Mürşidini gösterdiği zaman gidip ne yapman lâzım? Tâbî olman lâzım.

Hz. Musa’nın Şuayb (A.S)’a tâbî olduğu gibi.

Hz. Musa’nın Hızır (A.S)’a tâbî olduğu gibi.

Ne diyor Yunus Emre?

“Yunus Emre bunda mana var.” dedi.

“Bir kâmil mürşide sen de var.” dedi.

“Hazreti Musa’ya Hızır’a var.” dedi.

“Bir kâmil mürşide varmasan olmaz.”

İşte o kâmil mürşidle senin arandaki fark şudur: Kâmil mürşid tefekkürü değil, tezekkürü esas alır. Tefekkürle tezekkür arasında fark nedir? Tefekkür sizin kendi gayretinizle i’mâl-i fikirdir. Bir konuda düşünce sahibi olmanızdır. Ama tezekkür Allah’tan aldığını kula vermektir.

Tezekkür sahibi ehli zikre soruyorsunuz. O kendindeki zannı mı size iletir? Hayır. Allah’tan sorar ve Allah’ın cevabını size ulaştırır. Aradaki fark budur.

“Neden kendimiz anlamaya çalışmıyoruz?” diyorsun. Benim sana tavsiyem:

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bile kimin vasıtasıyla anlamaya çalıştı? Cebrail (A.S) vasıtasıyla. Nereden anlıyoruz? Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki: “Cebrail kardeşim bana iki çeşit namaz öğretti.”

Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyurduğu istihare namazını, hacet namazını kimden öğrenmiş? Mürşidi, Cebrail (A.S)’dan öğrenmiş.

Öyleyse herkesin mürşidi var mı? Kesinlikle var. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in mürşidi olduğu gibi sevgili kardeşim, biz de sana diyoruz ki: Allah’a ulaşmayı dile. Hacet namazıyla mürşidini Allah’tan sor ve o mürşidin açıklamalarıyla anlamaya çalış.

Daha birçok hadîs var: “Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler ve halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur. Onlara asi olan bana asi olur.” “Sizi ruhen diriltecek kişiler gelecek. Onları arayın, bulun.”

Yani Peygamber Efendimiz (S.A.V) mürşide tâbî olmayı farz kılmıştır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma2