Muhterem Hocam, bizlere mutluluk veren şeyleri her zaman doğru kabul edebilir miyiz?
Soru
Muhterem Hocam, bizlere mutluluk veren şeyleri her zaman doğru kabul edebilir miyiz?
Cevap
Bize mutluluk veren şeyleri her zaman tâbî ki doğru kabul edebiliriz. Ama zevkler ayrı, mutluluk ile zevki karıştırmamak lâzım.
Belki şöyle demek lâzım: “Bize zevk veren şeyleri her zaman doğru kabul edebilir miyiz?” Tâbî ki hayır. Doğrunun ve yanlışın göstergesi üzüntüler ve sevinçler değildir. Çünkü Allah'ın verdiği bir sevinçle, çevre kültürünün izlenimlerinin verdiği sevinç birbirine benzeyebilir ve insan burada yanılabilir. Yani yanlış bir şey yapılınca da kişi, çevre kültüründen aldığı izlenimler sebebiyle yapılan şeyden dolayı o kişinin çevre etkisiyle üzülmesi söz konusu olabilir.
Bu standart içinde doğrunun ve yanlışın ayırt edilmesi sevinç terazisine, üzüntü terazisine vurulamaz. Terazinin tam doğruyu tarttığı yer hayrın ve şerrin birbirinden ayrıldığı yerdir. Hayır doğruyu, şer yanlışı ifade eder. Yani hayır bize derecat kazandıran her şeydir. Şer bize derecat kaybettiren her şeydir. Ve hayırda mutlaka mutluluk vardır.
Diyelim ki birisinin arabası çalınmış. Üzülüyor malı kayboldu diye. Hâlbuki ondan derecat kazanıyor ve kazandığı derecat onun âhiret saâdetinin sebebidir. Öte yandan şer işleyen kişi de bir an seviniyor ama derecat kaybediyor ve ölüm sonrası hayatta onun için bir azaptır. Yetmez… O anda da sadece bir zevki ifade edebilir ama asla mutlu olamaz, Allah razı olsun.