Muhterem Hocam, boşanma davam var ve evlatlarım çok küçük. Boşanmak istemiyorum. Ne yapabilirim? Hangi duaları etmeliyim? Nasıl davranmalıyım?
Soru
Muhterem Hocam, boşanma davam var ve evlatlarım çok küçük. Boşanmak istemiyorum. Ne yapabilirim? Hangi duaları etmeliyim? Nasıl davranmalıyım?
Cevap
Kardeşimiz diyor ki, “Ben boşanma davam var. Çocuklarım da küçük. Boşanmak istemiyorum. Hangi duaları okumalıyım?”
Bir kere her olayı Allah'ın gözlükleriyle görmek lâzım. Olaylar ne olursa olsun Allah'ın biz insanlar için bir tek muradı var. Bizlerin mutluluğu.
O zaman kardeşimiz bu olaya bu açıdan bakacak. Allah Teala buna müsaade ettiyse kesinlikle bu benim aleyhimde değil, benim lehime. Ve Allahu Teala'nın insanlar için dilediği mutluluk hem ahiret saadeti hem de dünya saadeti. Öyleyse olay ne olursa olsun, o olayı derecât kazanmakla kapatmalıyız.
Şimdi kardeşimiz diyor ki, “Boşanma davam var. Çocuklarım küçük. Boşanmak istemiyorum. Hangi duaları okumalıyım?"" Kardeşimiz eğer tâbî değilse, Allah'a ulaşmayı dilemediyse ulaşmayı dilesin. Tâbî ise tövbesini alsın ve zikre başlasın ve günbegün zikrini artırsın.
Zikir neden bu kadar önemli? Çünkü insanların iki düşmanı var. Birisi şeytan, diğeri de nefsimiz. Şimdi iblis dış düşman. Zikre başladığımız an şeytanın kapısını zikirle kilitlemiş oluyoruz. O zaman da içimizdeki düşman söz konusu, nefsimiz. İşte bu olayda, bu boşanma davasında nefsi, karşı tarafın davranışları sebebiyle negatif etkileniyorsa kesinlikle zikrini günbegün arttırması lâzım ve etraftaki insanları mutlu etmeye çalışması lâzım.
O zaman zikrini arttıracak ve etraftaki insanları mutlu etmeye çalışacak.
Çünkü iblisin, nefsimizin afetleri bizi huzursuz ve mutsuz kılıyor. Ve iblis onunla da kalmıyor. Bizi dıştaki düşmanlarla kavga etmeye götürüyor.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhid
İşte âyet-i kerime, Mâide 91.
5/MÂİDE-91 İnnemâ yurîduş şeytânu en yûkia beynekumul adâvete vel bagdâe fîl hamri vel meysiri ve yasuddekum an zikrillâhi ve anis salâti, fe hel entum muntehûn(muntehûne).
Oysa ki şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Siz artık (bunlara) son verdiniz mi?
İblis, şeytan, şarap ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak istiyor ve sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak istiyor. Şimdi iblisle nefsimizi karşı karşıya getirelim. İbrahim 22'ye bakalım beraberce.
14/İBRÂHÎM-22 Ve kâleş şeytânu lemmâ kudıyel emru innallâhe vaadekum va’del hakkı ve vaadtukum fe ahleftukum, ve mâ kâne liye aleykum min sultânin illâ en deavtukum festecebtum lî, fe lâ telûmûnî ve lûmû enfusekum, mâ ene bi musrihikum ve mâ entum bi musrihiyy(musrihiyye), innî kefertu bi mâ eşraktumûni min kabl(kablu), innez zâlimîne lehum azâbun elîm(elîmun).
Şeytan, emir yerine getirildiği zaman şöyle dedi: “Muhakkak ki; Allah, size “hak olan vaadini” vaadetti. Ve ben de size vaadettim. Fakat ben, vaadimden döndüm. Ve ben, sizin üzerinizde bir güce (sultanlığa, yaptırım gücüne) sahip değilim. Sadece sizi davet ettim. Böylece siz, bana icabet ettiniz. Artık beni kınamayın! Kendinizi kınayın! Ve ben, sizin yardımcınız değilim. Siz de, benim yardımcım değilsiniz. Gerçekten ben, sizin beni ortak koşmanızı daha önce de inkâr ettim. Muhakkak ki; zalimlere acı azap vardır.”
İbrahim 22'de iş olup bittikten sonra şeytan der ki: Allah'ın vaadi haktı. Ben de size vaadettim ama ben vaadimden caydım. Ben hep size yalan söyledim. Fakat bunları ben size zorla yaptırmadım. Ben sizi davet ettim. Siz davetimi kabul ettiniz. Beni kınamayın. Kendi nefsinizi kınayın.
O zaman dikkat edin. İblis bizi zikirden alıkoymak, zikretmemize engel olmak istiyor. İblisi biz bir kılavuz olarak kullanabilir miyiz? Evet. İblis bizi zikirden alıkoymak istiyorsa işte Zuhruf 36:
43/ZUHRÛF-36 Ve men ya’şu an zikrir rahmâni nukayyıd lehu şeytânen fe huve lehu karîn(karînun).
Ve kim Rahmân’ın zikrinden yüz çevirirse, şeytanı ona musallat ederiz. Böylece o (şeytan), onun yakın arkadaşı olur.
""Kim Rahmân'ın zikrinden göz yumarsa biz ona şeytanı musallat ederiz..."" O zaman şeytanın tam tersini yaparsak nefs açısından, nefsimizin üstesinden geliriz. Zikre başlarız. Dış düşmanlarla da bizi karşı karşıya getiriyor. Onun da tam zıttı onlara düşmanlık değil. Onlara dostluk, onlara sevgi, onlara yardım elini uzatırsak o zaman meseleyi çözeriz ve iki katlı ekmek kadayıf olur. Yani iki yönden de mutluluğu yaşarız.
Dolayısıyla kardeşimizin yapması gereken şey bu. Birincisi ulaşmayı dilemediyse ulaşmayı dilesin ve tövbesini gerçekleştirip zikre başlasın. Zikir, zikir. Peşinden sonra da iblis hep etraftaki insanlarla kavga etmemizi istiyor. Onun tam tersi etraftaki insanlarla da dost olacağız.
Bu kendi ayrılmak istediği eşi de buna dahil mi? Evet. Mesela öncelikle eğer davada ayrılmak istiyorsa bu kardeşimiz anlaşmalı yolu tercih etmesi, birbirine zarar vermemesi evladır yani. Geçerli tercih edilir inşaallah. Allah razı olsun.