Muhterem Hocam, bu dînde ruhbanlık sınıfı yok, birilerine tâbiiyet yok, kimsenin önünde eğilmek, el pence divan durmak yok. İtaat yalnızca Allah'a ve O'nun Resûl'ünedir, gerisi bid

Soru

Muhterem Hocam, bu dînde ruhbanlık sınıfı yok, birilerine tâbiiyet yok, kimsenin önünde eğilmek, el pence divan durmak yok. İtaat yalnızca Allah'a ve O'nun Resûl'ünedir, gerisi bid'attır diye biliyorum. Bu konuyu açıklar mısınız?

Cevap

Bildiğin tamamen senin zannın, Kur’ân-ı Kerim'le hiç alâkası yok. Allahû Tealâ, Allah'a ulaşma dileğini de farz kılmış, mürşide tâbî olmayı da farz kılmış.

Tazim, Allah'ın mürşidine yapılır, bu Allah'ın bir emridir. Allah'ın emrine itaat; tazim. Allah, mürşide tâbî olmayı emrediyor mu? Emrediyor. Nereden biliyoruz? Nisâ 64'te ne diyor Allahû Tealâ?

"Biz resûllerimizi, insanlar itaat etsin diye gönderiyoruz. O nefslerine zulmedenler Sana gelselerdi, Allah'tan mağfiret dileselerdi, Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, Allah onların tövbesini kabul ederdi."

4/NİSÂ-64: Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi), ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfere lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen).

Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah'ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah'tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah'ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl'ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.

Şimdi bu kişi "Bu dînde ruhbanlık sınıfı yok, birilerine tâbiiyet yok." diyor ama Allahû Tealâ Âli İmrân 31'de: "Allah'ı seviyorsanız, Bana tâbi olun." diyor.

3/ÂLİ İMRÂN-31: Kul in kuntum tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkumullâhu ve yagfir lekum zunûbekum, vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).

De ki: “Eğer siz Allah'ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbi olunuz ki Allah da sizi sevsin ve sizin günahlarınızı mağfiret etsin (sevaba çevirsin). Ve Allah "Gafur"dur, "Rahîm"dir.”

Bu, Allah'ın âyeti. Allah'ın sözünde hulf yok. Allah katında söz değiştirilmez. Eğer Allah: "Allah'ı sevenler gelsin, Resûl'e tâbi olsun." diyorsa ki; o kişi "Tâbiiyet yoktur." diyemez. İtaat yalnızca Allah ve O'nun Resûl'ünedir. Evet, O'nun Resûl'ünedir. Ama O'nun Resûl'ü diyor ki: "Mürşidlere tâbî olun."

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) mürşide tâbiiyeti 7 tane hadîste açıklıyor. Bakalım şimdi, "Sadece gelin Bana tâbî olun, Bana itaat edin, başkasına itaat etmeyin." diyor mu Allah Resûl'ü? Görelim beraberce:

7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET

HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebiler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.”

Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181

HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra nebi gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.”

Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. HADÎS

HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”

Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851

“Sahabem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, doğruya erersiniz.”

Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76

HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.”

Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1.

“Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.”

Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-EHADÎS-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7

HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmamı’na (Kamil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.”

Kaynak: İbni Mace 8/2589

HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.”

Kaynak: Müslim

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirildiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.”

Kaynak: Riyazussalihin s.137

HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse (in) işlerini yenileyen, tazeleyen, bahşeder. Sizden bir taife halkı Allah’a davette misal olanlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’nın kullarına sevdirilir.”

Kaynak: Ebu Davud

“Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dinî işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.”

Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-Ebu Davud S/100

Allah Resûl'ü ne diyor?

"Benden sonra nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir. Ama Benden sonra halifeler (imamlar) gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir, onlara asi olan Bana asi olmuştur."

Öyleyse Allah Resûl'ü burada "Benden başkasına itaat etmeyin." diyor mu ki?

Hadîs-i şerif 2: "Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler ve halifeler gelecek. Onlara tâbî olan Bana tâbî olur. Onlara asi olan Bana asi olur." Allah Resûl'ü: "Sadece bana tâbî olun. Başkasına tâbî olmayın." diyor mu ki?

Hadîs-i şerif 3: "Size ruh verenler gelecek. Onları arayın bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliye güzer ölür." Allah Resûl'ü zamanın imamına tâbiiyeti farz kılıyor mu? Evet. Bunun gibi daha birçok hadîs.

Öyleyse Kur’ân bir bütündür, Resûlullah'ın açıklamaları da asıldır ve bu bütünden hareket etmek durumundasınız. Mürşide tâbî olmamak bid'attır, nefs tezkiyesini yapmamak bid'attır, Kur’ân'ı öğrenmemek, hayatına tatbik etmemek bidattır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma0