"Muhterem Hocam, bu dünyada mutlu olamayan insanların ahirette mutlu olacağı doğru mudur?"
Soru
"Muhterem Hocam, bu dünyada mutlu olamayan insanların ahirette mutlu olacağı doğru mudur?"
Cevap
Allah'ın insanların mutluluğu için vaz ettiği evvela ahiret saadeti daha sonra dünya saadeti. Öyleyse dünyada saadeti yakalayamayan kimse, ahiret saadetinin sahibi olmayanlardır. Yani bu dünyada Allah'a ulaşmayı dilemeyen, cennetin anahtarını, cehennemin kilidini elde etmeyen kimse mürşidine de ulaşamaz ve dünyada da mutlu olamaz. Ama kim ki kalben Allah'a ulaşmayı dilediyse, kalben dileğin sahibi olan kişi 1. kat cenneti elde etmiştir. Dünya saadeti için mutlaka Allah onu mürşidine ulaştıracak ve 3 tane cennet, dünya saadetinin yarısını Allahû Tealâ ona hibe edecek.
İşte mücrimler "Bizi dünyaya geri gönder" dedikleri zaman soruyorlar, "ne yapalım?" diye. "Allah'a ulaşmayı dileyip mürşidimize tâbî olalım" diyorlar. Dünya ahiretin tarlasıdır. Dünyada Allah'a ulaşmayı dilemeyen, mürşidine tâbî olmayan herkesin, şartları ne olursa olsun, gideceği yer cehennem. Bir insan Allah'a ulaşmayı dileyene kadar mutsuz bir insandır. Nefsindeki afetler onu devamlı huzursuz kılacaktır. Böyle bir insanın Allah'a ulaşmayı dilediğini, diledikten sonra hiçbir amel yapmadan öldüğünü düşünün, bu kişi Allah'ın cennetine gidecektir.
Öyleyse dünyada mutluluğu hiç yaşamayan bir kişi, tam mutluluğa başlayacakken, Allah'a ulaşmayı dilemiş ve ölmüşse bu kişi dünyada mutsuzken cennette mutluluğu yaşayabilir. Hadîs-i Şerifte, "Öyle insanlar var ki cennetlik amel işlerler ama cehenneme gidecekler, öyle insanlar var ki cehennemlik amel işlerler ama cennete gideceklerdir." diyor.
Görüyoruz ki, "Bu dünyada mutlu olamayan insanların ahirette mutlu olacağı doğru mudur?" diyorsanız, ancak Allah'a ulaşmayı dileyenler için doğrudur. Kişi cehennemlik amel işliyor ama Allah'a ulaşmayı dileyip ölürse, o 1. kat cennete gidecektir, bunun için doğrudur. Ama Allah'a ulaşmayı dilemeyen hiç kimse için bu doğru değildir. Allah'a ulaşmayı dilemek, cennetin anahtarı, cehennemin kilididir ve "Kişi kendi ameliyle cennete giremez ancak Allah'ın rahmetiyle girer." Rahmetin de bize ulaşabilmesi, tevhidde olmamıza, Sıratı Müstakîm üzerinde olmamıza bağlı.
HADÎS-İ ŞERİF. Kaynak: Ahmed bin Hanbel Müsned 4/375, İbn Ebi’d-Dünya, Tergib ve Terhib 2/402.
“…Cemaat rahmettir. Ayrılık (Tefrika) azaptır!”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İbni Mace: Kitabu-11 Fiten, 8. Babu-s' Sevadi-1' Azam, No. 3950.
"Ümmetim dalâlet üzerinde birleşmez."
O zaman birleşmenin adresi hidayettir, hidayeti dilemek gerekir. Hidayeti dileyenler Sıratı Müstakîm'de olanlardır. Hidayeti dileyenler cem olanlardır. Hidayeti dileyenler hidayete ereceklerdir. Allah razı olsun.