: Muhterem Hocam, ‘Bugün yapılan vaazlar insanların günlük meselelerine çözüm bulamaz.’ diyorlar. Günümüz vaazlarının insanların sorunlarına çare olmadığı doğru mudur?
Soru
: Muhterem Hocam, ‘Bugün yapılan vaazlar insanların günlük meselelerine çözüm bulamaz.’ diyorlar. Günümüz vaazlarının insanların sorunlarına çare olmadığı doğru mudur?
Cevap
Evet. En’âm 38'de “Biz bu kitapta hiçbir şey eksik bırakmadık.”
6/EN'ÂM-38: Ve mâ min dâbbetin fîl ardı ve lâ tâirin yatîru bi cenâhayhi illâ umemun emsâlukum, mâ farratnâ fîl kitâbi min şey’in summe ilâ rabbihim yuhşerûn(yuhşerûne).
Ve yeryüzünde yürüyen hayvanlardan ve iki kanadıyla uçan kuşlardan ne varsa (4 ayaklı) hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki; sizin gibi ümmet olmasınlar. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab'lerine haşrolunacaklar (olunurlar).
Öyleyse bütün problemlerimizin çözümü Kur’ân'dadır. Ama Zumer 9'da:
39/ZUMER-9: Em men huve kânitun ânâel leyli sâciden ve kâimen yahzerul âhırete ve yercû rahmete rabbih(rabbihî), kul hel yestevîllezîne ya’lemûne vellezîne lâ ya’lemûn(ya’lemûne), innemâ yetezekkeru ulûl elbâb(elbâbi).
Gece boyunca secde ederek ve kıyamda (ayakta) durarak kânîtin olan, ahiretten çekinen (korkan) ve Rabbinin rahmetini dileyen mi? De ki: "(Hiç) bilenle bilmeyen bir olur mu? Ancak ulûl'elbab (daimî zikir sahipleri) tezekkür eder."
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Her devirde bilenler var ve bilmeyenler var.
Enbiyâ 7'de
21/ENBİYÂ-7: Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
Öyleyse öğrenenler, öğretenlere sormak suretiyle öğreneceklerdir. Mehdi (A.S)'la ikinci asr-ı saadet yaşanacak. Hiç kimse öğrenmediği bir şeyi öğretemez. Bugün üniversitelerimizde Kur'ân’ın, size anlattığımız hükümlerinin hiçbiri bilinmiyor. Öğretilmiyor. Öğretici hüviyetinde olanlar da bilmiyorlar ama onları mazur görüyoruz. Çünkü öğrendikleri ilim o öğrettikleridir.
Önümüzdeki yıllarda bunların hepsini değiştiğini göreceğiz. Birçoğu büyük pişmanlıkla doğruları kabul ettiklerini size söyleyecekler. Bir kısmı ne yazık ki hatalarında ısrar edecekler ama sonunda herşey bütün hakikatler, bütün dinlerin aynı din olduğunu esası, sahâbenin yaşadığı Allah'a teslim olma standartları inkâr edilemez bir hüviyette ortaya çıkacaktır.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhari, Fezailül Kur’an 21
Kaynak: Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57.
Hayrukum men teâlleme elkur’âne ve âllemehu: “Sizin en hayırlınız Kur'ân'ı öğrenen ve öğretendir."
"Ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren VELÎNİZ OLAN KİMSEYE KATILINIZ, O MEHDİ'DİR."
Gerçekten de bugün, ‘Kur'ân-ı Kerim'i Ders Alan, Öğrenen ve Öğretenler’ slaytına baktığımız zaman:
KUR’ÂN-I KERÎM’İ DERS ALAN, ÖĞRENEN VE ÖĞRETENLER
1. SAFHA – AMEL TERAZİSİNİN AĞIRLAŞMASI
Mü’minûn – 102 O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse işte onlar, felâha erenlerdir.
2. SAFHA – ŞEYTANA KARŞI İNSANI KORUYAN KALKAN
Şuarâ – 215 Ve mü’minlerden sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger.
3. SAFHA – HİDAYETE ERMEK İSTEYEN
Bakara – 120 … kul inne hudâllâhi huvel hudâ…
De ki: “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.”…
Âl-i İmrân – 73 … kul inneL hudâ hudâllâhİ…
De ki:“Muhakkak ki hidayet Allah’a ulaşmaktır.(İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır.)”..
4. SAFHA – MAHŞER GÜNÜNDE ARŞIN GÖLGESİ ALTINDA BULUNAN
Meryem – 85 O gün muttakileri (takva sahiplerini), Rahmân’ın huzuruna izzet ve ikramla haşredeceğiz (toplayacağız).
5. SAFHA– KIYAMET GÜNÜNDE KURTULMAYI DİLEYEN
Meryem – 71 Ve sizden biriniz (bile hariç olmamak üzere hepiniz), illâ (muhakkak) ona (cehenneme) varacaksınız. (Bu), senin Rabbinin üzerine (aldığı) kesinleşmiş bir hükümdür.
Meryem – 72 Sonra takva sahiplerini kurtaracağız. Ve zalimleri, diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
6. SAFHA – ŞEHİTLER GİBİ ÖLMEYİ ARZULAYAN
Nisâ – 69 Ve kim, Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse, o takdirde işte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle, sıddîklerle ve şehitlerle ve sâlihlerle beraberdirler.
Hadîd – 19 Ve, Allah’a ve O’nun Resûl’üne inananlar, işte onlar, onlar sıddîklardır ve şehitlerdir. …
7. SAFHA – SAADETLİ İNSANLAR GİBİ YAŞAMAK İSTEYEN
Yûnus – 62 … Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar mahzun olmazlar, öyle değil mi?
Yûnus – 63 Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
Yûnus – 64 Onlara dünya hayatında ve âhirette müjdeler (mutluluklar) vardır. …
1. safhada amel terazisinin ağırlaştırılması ki Kur'ân âyetleriyle oluyor. Kur'ân, Allah'ın kelâmı, şeytana karşı koruyan bir kalkan ve amel terazisini ağırlaştırandır.
2. safha şeytana karşı insanı koruyan bir kalkandır.
3. safhası hidayete ermek isteyendir.
4. safha mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunandır.
5. safha kıyâmet gününde kurtulmayı dileyendir.
6. safha şehitler gibi ölmeyi arzulayandır.
7. safhada saadetli insanlar gibi yaşamak isteyendir.
İşte hadîs-i şerifte:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Bihar-ül Envar, c.92, s.29
“Saadetli insanlar gibi yaşamak isteyen, şehitler gibi ölmeyi arzulayan ve kıyamet gününde kurtulmayı dileyen, mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunmayı arzulayan, dalâletten kurtulup hidayet üzere hidayet bulmayı istiyorsanız, Kur’ân-ı Kerim’i ders alın. Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışın. Şüphesiz Kur’ân-ı Kerim, Rahmân’ın kelâmıdır ve şeytana karşı insanı koruyan bir kalkan ve amel terazisini ağırlaştırandır.”
1. Mutlu olmak isteyen, 2. Şehit olmak isteyen, 3. Kıyâmet gününde kurtulmayı dileyen, 4. Mahşer gününde arşın gölgesi altında bulunmayı arzulayan, 5. Dalâletten kurtulmayı isteyen, 6. Hidayete kavuşmayı isteyen, Kur’ân-ı Kerim’i ders alsın. Kur’ân-ı Kerim’i her yönüyle öğrenmeye çalışsın.
Çünkü Kur’ân-ı Kerim:
1. Rahmân’ın kelâmıdır.
2. Şeytana karşı insanı koruyan bir kalkandır.
3. Amel terazisini ağırlaştırandır.