Muhterem Hocam, “Burada insanlar cinci hocalara şeyh gözüyle bakıyorlar. Gerçeği söylediğimiz zaman da ‘Hayır kerametleri var, her şeyi biliyorlar’ diyorlar. Hoca zannettikleri kişiler ‘Tasavvuf yoktur, Allah zikrine çekme yoktur, mürşid yoktur’ diyorlarmış. Hocam, şeyh kime denir, keramet ehli kimdir açıklar mısınız?”

Soru

Muhterem Hocam, “Burada insanlar cinci hocalara şeyh gözüyle bakıyorlar. Gerçeği söylediğimiz zaman da ‘Hayır kerametleri var, her şeyi biliyorlar’ diyorlar. Hoca zannettikleri kişiler ‘Tasavvuf yoktur, Allah zikrine çekme yoktur, mürşid yoktur’ diyorlarmış. Hocam, şeyh kime denir, keramet ehli kimdir açıklar mısınız?”

Cevap

Sevgili kardeşlerim, insanlar tabiî bütüne vakıf olmadıkları için hep zanlarıyla hareket ediyorlar. Şimdi hiçbir şey yokken Allah vardı. Neredeydi? Arş’taydı. Allahû Tealâ 3 asır ve 3`te karşı âlem olmak üzere 6 tane âlem yarattı. 6 âlemin şekli ne? Tam insan vücudu şeklindedir.

SIRAT-I RABBİKEL MUSTAKÎM Allahû Tealâ kâinatı, 3 asıl (ZAHİRİ ÂLEM, GAYB ÂLEMİ, EMR ÂLEMİ), 3 de karşıt (KARŞIT ZAHİRİ ÂLEM, KARŞIT GAYB ÂLEMİ, KARŞIT EMR ÂLEMİ) olmak üzere 6 âlemden, cinsiyetsiz bir insan şeklinde yarattı.   Cinsiyetsiz insan vücudu şeklinde olan kâinatın kalbe denk gelen kısmında dünya bulunur. Üst bedenin baş kısmına doğru olan kısmı 1.gök katından itibaren artarak vücudun baş kısmından 7.gök katına yükselir, en tepede arş bulunur. Bu Allah’ın yoludur. Vücudun alt bedenden aşağı doğru indikçe ise 7. Yer katı bulunur, bu şeytanın yoludur.

ARŞ 7. GÖK KATI... 6. GÖK KATI... 5. GÖK KATI... 4. GÖK KATI... 3. GÖK KATI... 2. GÖK KATI... 1. GÖK KATI... ALLAH’IN YOLU - SEBİLİ REŞAD  (SIRATI MUSTAKÎM, TARÎKİ MUSTAKÎM)

DÜNYA GEZEGENİ

ŞEYTANIN YOLU - SEBİLİ GAYY  (SIRATI CEHİM, TARÎKİ CEHİM). 1. YER KATI... 2. YER KATI... 3. YER KATI... 4. YER KATI... 5. YER KATI... 6. YER KATI... 7. YER KATI... 7 YER KATI...

ALEMLER 3 âlem ve 3 de karşıt âlem olmak üzere 6 tane âlem vardır. Zahiri Âlem – Karşıt Zahiri Âlem: Zahirî âlemde fizik bedenimiz ve karşıt zahiri âlemde (berzah âleminde) nefslerimiz bulunur. Gayb Âlemi – Karşıt Gayb Âlemi: Gayb âleminde cinler ve karşıt gayb âleminde (cinlerin berzah aleminde) cinlerin nefsleri bulunur. Emr Âlemi – Karşıt Emr Âlemi: Emr âleminde melekler ve karşıt emr âleminde şeytan ve avanesi bulunur.

Biz dünya gezegeninde yaşıyoruz. Dünya gezegeni bu makro âlemde insan vücudu şeklindeki olan kâinatın neresine tekabül ediyor? Tam insanın kalbine. Öyleyse insanın kalbinden başlayan Allah’a ulaştıran bir yol var. İnsanın kalbinden başlayan şeytana götüren bir yol var. Insanin kalbinden başlayan Allah’a giden bir yol, Keramet sahibi kişi: Şeriat,Tarikat, Marifet, Hakikat, Kurbiyyet, Kutbiyyet, Ubûdiyyet diye sıralama, insanların Allah indîndeki sıralaması böyle. Öyleyse herşeyden evvel o Keramet sahibi kişinin mutlaka şeriata uyması lazım. Şeriat ne? Şeriat Kur'ân-ı Kerim'in bütünü. Şimdi beraberce bakalım bu zatı muhteremler ne diyor: "Şeriat Kur'ân-ı Kerim'in bütünü Şûrâ 13'te Allah ne diyor:

42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu). (Allah) dînde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dîni ikame edîn (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dînde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Yani Nuh (A.S) şeriatı Sana da vahy ederek şeriat kıldı. Nuh (A.S) şeriatını Hz İbrahim'e vahy ederek şeriat kıldı. Nuh (A.S) şeriatını Hazreti Musa'ya vahy ederek şeriat kıldı. Nuh (A.S) şeriatını, Hz İsa (A.S)'a vahy ederek şeriat kıldı Öyleyse Nuh (A.S)'ın şeriatı ki ondan önceki toplumu Allah yok ediyor. Hûd Suresinin 36 âyeti kerimesi, bak Allah ne diyor Hûd 36' da:

11/HÛD-36 Ve ûhiye ilâ nûhın ennehu len yu’mine min kavmike illâ men kad âmene fe lâ tebteis bi mâ kânû yef’alûn(yef’alûne). Ve Nuh’a: “Senin kavminden âmenû olmuş olanlar hariç, onlar asla mü’min olmayacak.” (diye) vahyedildi. Artık onların yapmış olduğu şeylerden dolayı sen, yeise kapılma.

Hûd Suresinin 36. âyeti kerimesinde, Nuh`a senin kavminden âmenû olmuş olanlar hariç, onlarla asla mümin olmayacak diye vahyedildi. Yani gemiye binenlerin dışındakilerin hiçbirisi mümin olmayacak diyor Allahû Tealâ. İlme ve rahmeti herşey kuşatan Allahû Tealâ böyle diyor: Artık onların yapmış olduğu şeylerden dolayı sen yese üzülme, yese kapılma. Öyleyse sadece gemiye binenler kurtuluyor. Yani Nuh (A.S) şeriatını yaşayanlar, tatbik edenler kurtuluyor. Her devirde olay budur. İnsanlar kendilerini, şimdi kimdir Nuh (A.S) şeriatını tatbik edenler? Kimdir tatbik etmeyenler? İşte Nuh (A.S) şeriatını tatbik edenler gemiye binenler. Onlar Allah'a ulaşmayı dileyenler. Nereden biliyoruz, gemiye binen Allah'a ulaşmayı dileyenler olduğunu Hûd suresinin 29. âyeti kerimesi. Hûd 29'da ne diyor Allahû Tealâ:

11/HÛD-29 Ve yâ kavmi lâ es’elukum aleyhi mâlâ(mâlen), in ecriye illâ alâllâhi ve mâ ene bi târidillezîne âmenû, innehum mulâkû rabbihim ve lâkinnî erâkum kavmen techelûn(techelûne). Ve ey kavmim! Buna (tebliğ ettiğim şeylere) karşılık sizden mal olarak (bir şey) istemiyorum. Eğer ücretim (ecrim) varsa ancak Allah’a aittir. Ve ben âmenû olanları (Allah’a ulaşmayı dileyenleri) tardedecek (uzaklaştıracak, kovacak) değilim. Muhakkak ki onlar, Rab’lerine mülâki olacaklar (ulaşacaklar). Ve lâkin ben, sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum

Nuh (A.S) ben tebliğe karşı sizden mal istemiyorum. Benim ücretim Allaha aittir. Ama ben bu âmenû olanları yani bakın Hûd 36`da âmenû olanlar, âmenû olanları yanımdan kovamam. Mutlaka onlar rablerine mülaki olacaklardır. Öyleyse gemiye binenler, âmenû olanlar kimlerdir? Allah'a ulaşmayı dileyenlerdir. Evet gerçeği söylediğimiz zaman Allah'a ulaşmayı dileyenler. Allah'a ulaşmayı Kainat slaytımıza baktığımız zaman, dünya gezegeninden başlayan Allah'a ulaştıran bir yol. Ve İrşad yoluna adım atan kişi, Allah'a ulaşmayı dilemeyen kişidir. Cinci hocalar nedir? Cinci Hocalar da şeytanın yolunu takip edenlerdir. Gayy yolunu. Allah'a ulaştıran yol. Allahû Tealâ'nın şeyh, mürşid ve başka isimlerle adlandırdığı kişiler. Bunlar Allah'a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbi olan, ruhunu teslim eden, fizik vücut teslimi yapan, nefs teslim yapan, irşada ulaşanlardir. Ama Allah'a ulaşmayı dilemeyen, mürşidine tâbi olmayan, bu cinci hocalara bağlananlar onlar da şeytana bağlanıyorlar. Şeyh gözüyle bakıyorlar. O şeyh gözüyle baktıkları, cinci hocalar onlar şeytanın dostları. Hayır, kerametleri var diyor. Şimdi iblis tabii ki, onlara bir takım fizik ötesi istiraçlar sunuyor. Çünkü şeytanın zülmani ilmi ledunu var. Yani onlar keramet değil, istiraç. Çünkü şeriata uymuyor. Keramet olabilmesi için şeriata uyması lazım, şeriat kutsal kitapların bütününde ama şeriata uymuyor. Allahû Tealâ diyor ki: "Her devirde gaybi bir tek kişi bilebilir. O devrin imamıdır." Hemen söyleyelim, gaybın sahibi Allah ne diyor: Cinn 26, 27'de

72/CİNN-26 Âlimul gaybi fe lâ yuzhiru alâ gaybihî ehadâ(ehaden). O (Allah), gaybı bilendir. Fakat O, gaybını hiç kimseye izhar etmez (açıklamaz). 72/CİNN-27 İllâ menirtedâ min resûlin fe innehu yesluku min beyni yedeyhi ve min halfihî rasadâ(rasaden). Resûllerden razı oldukları (tasarruf rızasına ulaşmış olanları) hariç! O taktirde, muhakkak ki O (Allah), onların önünden ve arkasından gözetenler sevkeder ki,

Allah gaybın âlimidir, bilencisidir. Gaybını kimseye açıklamaz. Bakın gaybı bildiren Allah'tır ama gaybını kimseye açıklamaz. Sadece tasarruf rızasının sahibi resûl müstesna. İşte şeriat bunu diyor: " Şeriat diyor ki, her devirde gaybı bilen Allah'tır ve Allah gaybını sadece devrin imamına bildirir. Devrin İmamı da gaybı bilmiyor." Enâm 50'de bakın Devrin İmamı da gaybı bilmeyen. Enâm 50`de Allah ne diyor:

6/ENÂM-50 Kul lâ ekûlu lekum indî hazâinullâhi ve lâ a’lemul gaybe ve lâ ekûlu lekum innî melek(melekun), in ettebiu illâ mâ yûhâ ileyy(ileyye), kul hel yestevîl a’mâ vel basîr(basîru), e fe lâ tetefekkerûn(tetefekkerûne). De ki: “Ben size Allah’ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Ve gaybı bilmiyorum. Size, muhakkak ki ben bir meleğim demiyorum. Ancak bana vahyedilene tâbî olurum.” “Basiretle gören ve görmeyen bir olur mu, hâlâ tefekkür etmiyor musunuz?” de.

Enâm 50 ,53. âyet-i kerimede, "De ki: ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum. Gaybı bilmiyorum, size muhakkak ki bir meleğim de demiyorum ancak bana vahyedilene tâbi olurum." Öyleyse görüyorsunuz, O da ben gaybı bilmiyorum diyor. Allah'ın resûlü ama ben Bana vahyedileni. Kim ona vahyediyor? Allahû Tealâ .Öyleyse gaybı vahiy yoluyla Allah peygamberine bildiriyor. Her devirde bir kişi var. Allah'ın resûlleri gaybı biliyor mu? Hayır. Nereden biliyoruz? işte bakın hemen söyleyeyim size. Mâide 109.

5/MÂİDE-109 Yevme yecmeullâhur rusule fe yekûlu mâzâ ucibtum kâlû lâ ilme lenâ inneke ente allâmul guyûb(guyûbi). Allah’ın, resûlleri bir araya toplayacağı, sonra “Size ne cevap verildi?” diye buyuracağı gün, (onlar); “Bizim bir bilgimiz yok. Muhakkak ki Sen, gaybdekileri en iyi bilen Sen'sin!” derler.

Mâide 109'da: "Allah'ın resûlleri bir araya toplayacağı, sonra `Size ne cevap verildi?` diye buyuracağı gün,` Bizim bir bilgimiz yok. Muhakkak ki Sen, gaybdekileri en iyi bilensin. `diyor. Allah resûllere söylüyor diyor ki: ` Size ne cevap verdi kavimleriniz` Onlar diyor: ` Biz bilmiyoruz gaybı bilen Sensin. Öyleyse her devirde gaybı bilen kimdir? Allah'tır ve Allahû Tealâ`da gaybını Devrin imamina bildiriyor. Şimdi cinci hocalar nereden aliyorlar? Şeytandan alıyorlar. Hoca zannettikleri kişiler, onlar cinci hocalar şeytandan aliyorlar. Gerçekten şeytan onlarin dostlari mi? Evet. Enâm Suresinin 112. âyeti kerimesinde:

6/ENÂM-112 Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven şeyâtînel insi vel cinni, yûhî ba’duhum ilâ ba’dın zuhrufel kavli gurûrâ(gurûran), ve lev şâe rabbuke, mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn(yefterûne). Ve böylece peygamberlerin hepsine, insan ve cin şeytanları düşman kıldık. Onlar, birbirlerine aldatarak güzel (süslü) sözler vahyederler (fısıldarlar). Ve eğer Rabbin dileseydi, onu yapamazlardı. Artık onları ve iftira ettikleri şeyleri terket.

Enâm 112`de yani Allah`ın Şeriat Kitabina, 112`de Allahû Tealâ şöyle buyuruyor: "Böylece peygamberlerin hepsine insan ve cin şeytanları düşman kıldı. En üst noktada Allah'ın tasarrufunda Allah'ın gaybı kendisine bildirdiği Allah'ın Peygamberi ama şeytanlar, cin şeytanlar, insan şeytanlar onların düşmanı. O zaman ne yapacaklar? Onların düşmanı ise onu yalanlayacaklar. Işte onu yapıyorlar. Hoca zannettikleri kişiler ne diyorlarmış? Tasavvuf yoktur. Allah zikrine çekmeyin, mürşid yoktur diyormuş. Bunlar insanları şeytanlara çağırıyorlar ama insanlar bilmiyorlar. Yani Allah'ın şeriat kitabı olan Kur'ân-ı Kerim ki bütün hakikatler orada bilmedikleri için bu zülmani cinler tarafından kandırılıyor ve ne yazık ki insanlar kolay kolay bunu da kabul etmiyorlar. Kolaylarina giden seviliyor. İblis de onlara böyle bir reçete uyguluyor. Her gün biraz daha kendisine bağlamak üzere ama her gün dibe çöküyorlar. Her gün biraz daha şeytana ve cehenneme yaklaşıyorlar. Sevgili kardeşlerim başlangıç noktasında Allah insanı çok seviyor. Her ikisine herkese bir sevgi sermayesini vermiş. Ne yapmış? Bir fizik vücutta halketmiş. Ne yapmış? Bir nefsle dizayn etmiş. Ne yapmış? Allahû Tealâ ruhundan üfürmüş. Ne yapmış? irade vermiş, akıl vermiş bunlarin hepsi bedava. Bedava gelin dostlar, Halil İbrahim sofrasına bedava bedava. işte bedava bunları bize vermiş. Allahû Tealâ bu bedava verdikleri muhtevayı onunla çok daha güzelliklere kazanmak için bize vermiş. İşte kim Allah'la ticaret yaparsa, o zaman yedi safha dört teslim yaşayarak çok daha üst seviyede bir hazinenin sahibi olur. Ama eğer Allah'ın emrine isyan ederse, insan ve cinler Allah'a ulaşmayı dilemezse, o zaman şeytanın yolunda Allah'ın kendisine verdiklerinin hepsini yavaş yavaş şeytana teslim eder ve iflas eder o kişi. Yani Allah'a karşı olan bütün sevgisini kaybeder. Ya Allah'a karşı sevgiyi arttıran bir kişi olacaksınız ki en üst noktada Allah devrin imamını seviyor veya Allah'ın başlangıç noktasında size verdiği o sevgi sermayesini tüketeceksin. Eksiye geçeceksiniz. İşte bu cinci hocalar eksiye geçenlerdir. Allahû Tealâ Onları asla affetmiyor yani şeytanın zülmani ilimlerini tatbik edenler bu cinci hocalar en derin cehennemde yer alıyorlar.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 15 Ekim 202610 dk okuma8