Muhterem Hocam, bütün dinlerin müşterek özelliği nedir, açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, bütün dinlerin müşterek özelliği nedir, açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerim'deki birçok âyet-i kerimede Allah'ın katında dinin İslâm olduğunu, Âli İmrân suresinin 19. âyet-i kerimesinde buyuruyor.

TEK DÎN İSLÂM (9 ÂYET)

​1. BAKARA-136   Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilenlere, İbrâhim (A.S)'a, İsmail (A.S)'a, İshak (A.S)'a, Yakub (A.S) ve torunlarına indirilenlere, Musa (A.S) ve İsa (A.S)'ya verilenlere ve (diğer) nebîlere, Rab'leri tarafından verilenlere (sahife, kitap ve vahiylere) imân ettik. Onların arasından hiçbirini ayırmayız (fark gözetmeyiz). Ve biz, O'na teslim olanlarız."

​2. ÂLİ İmrân-19   Muhakkak ki Allah'ın indinde din, İslâm'dır (teslim dinidir). ...

​3. ÂLİ İMRÂN-52   ... Havariler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah'a imân ettik ve bizim (Allah'a) teslim olduğumuza şahit ol." dediler.

​4. ÂLİ İmrân-64   ... Bundan sonra eğer dönerlerse, o zaman; "Bizim müslüman olduğumuza (teslim olduğumuza) şahit olun" deyiniz.

​5. ÂLİ İMRÂN-83   Onlar, hâlâ Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav'an ve kerhen O'na teslim oldular ve onlar, O'na (Allah'a), geri döndürülecekler.

​6. ÂLİ İMRÂN-85   Ve kim İslâm'dan başka bir din ararsa, o taktirde kendisinden asla kabul edilmez ve o, ahirette "hüsranda olanlar"dan olur.

​7. MÂİDE-111   Ve havarilere; "Bana ve Resûl'üme imân edin." diye vahyettiğim zaman, onlar da "İmân ettik ve bizim (Hakk'a) teslim olduğumuza şahit ol." demişlerdi.

​8. ANKEBÛT-46   ... Ve "Biz, bize indirilene ve size indirilene imân ettik. Bizim İlâh'ımız ve sizin İlâh'ınız birdir. Ve biz, O'na teslim olanlarız." deyin.

​9. CİNN-14   Ve gerçekten bizden, (Allah'a) teslim olanlar da var ve bizden kasitun (kalpleri kasiyet bağlamış) olanlar da var. ...

Yine Bakara 136'da sahabenin: "Biz nebîler arasında bir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olanlarız." ​Âli İmrân 85'te: "İslâm'dan gayri din arayandan o din kendisinden kabul olunmaz." buyuruluyor. Âli İmrân 52'de havariler: "Biz Allah'ın yardımcılarıyız, Allah’a îmân ettik, şahit ol." Mâide 111'de: "İmân ettik, bizim Hakk'a teslim olduğumuza şahit ol." Âli İmrân 64'te: "Bizim müslüman olduğumuza, teslim olduğumuza şahit ol." ; Ankebût 46'da: "Biz O'na teslim olanlarız." ; Âli İmrân 83'te: "Göklerde ve yerde olan herşey Allah'a teslim olmuştur." ve yine Cinn 14'te: "Bizden teslim olanlar var." buyurulmaktadır.

​Öyleyse bütün dinlerin müşterek özelliği Allah'a teslim olmaktır. Âdem (A.S) başlayan, son nebî, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimize indirilen son şeriat kitabında Allahû Tealâ'nın vazettiği din, teslim dinidir. Âdem (A.S.) iki oğlundan bir tanesi Hâbil, diğeri Kābil idi. Hâbil, takva sahibi ve Allah'a teslim olan birisiydi; Kābil ise teslim dinini yaşamayan birisiydi.

​Ama aynı muhtevayı bugün Âli İmrân Suresinin 102. âyet-i kerimesinde:

3/ÂLİ İMRÂN-102 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekullâhe hakka tukâtihî ve lâ temûtunne illâ ve entum muslimûn(muslimûne).

Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı “O’nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah’a) teslim olmadan ölmeyin!

​Öyleyse bütün dinlerin müşterek özelliği hem takva sahibi olmaları hem de Allah'a teslim olmasıdır. Nisâ Suresinin 131. âyet-i kerimesinde Allah şöyle buyuruyor:

4/NİSÂ-131  Ve lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı). Ve lekad vassaynâllezîne ûtûl kitâbe min kablikum ve iyyâkum enittekullâh(enittekullâhe). Ve in tekfurû fe inne lillâhi mâ fîs semâvâti ve mâ fîl ard(ardı). Ve kânallâhu ganiyyen hamîdâ(hamîden).

Ve göklerde ve yeryüzünde olanlar (herşey) Allah’ındır ve andolsun ki Biz, sizden önce kitap verilenlere de, sizlere de “Allah’a karşı takva sahibi olmalarını” vasiyet ettik (farz kıldık). Ve şayet siz inkâr etseniz bile, muhakkak ki göklerde ve yeryüzünde olanlar (herşey) Allah’ındır. Ve Allah, Gani’dir (hiçbir şeye ihtiyacı yoktur), Hamîd’dir (övgü ve hamde lâyık olandır)

"Göklerde ve yeryüzünde olanların herşeyi Allah'ındır. Andolsun ki biz, sizden önce kitap verilenlere de sizlere de 'Allah'a karşı takva sahibi olun' diye vasiyet ettik." ​Öyleyse Allahû Tealâ; kitap verilen Yahudilere de kitap verilen Hristiyanlara da ve Müslümanlara da Allah'a karşı takva sahibi olun diye vasiyet etmiştir. Allah'ın vasiyeti, takva sahibi olmaktır. Allahû Tealâ bunu En'âm Suresinin 153. âyet-i kerimesinde de şöyle buyurur:

6/ENÂM-153  Ve enne hâzâ sırâtî mustekîmen fettebiûhu, ve lâ tettebiûs subule fe teferraka bikum an sebîlihi, zâlikum vassâkum bihî leallekum tettekûn(tettekûne).

Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

"Sırat-ı müstakîme tâbi olun. Sizi Sırat-ı müstakîmden ayıran yollara tâbi olmayın ki bu, Allah'ın size vasiyetidir. Umulur ki takva sahibi olursunuz." Öyleyse Allah'ın vasiyeti takva sahibi olmamızdır.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 12 Eylül 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20264 dk okuma0