Muhterem Hocam, çağımızdaki insanları Sıratı Mustakîm’den saptıran en büyük sebepler nelerdir?
Soru
Muhterem Hocam, çağımızdaki insanları Sıratı Mustakîm’den saptıran en büyük sebepler nelerdir?
Cevap
Çağımızdaki insanları Sıratı Mustakîm’den saptıran en büyük sebeplerin başında: “Ruh insana hayat verir, ruh vücuttan çıkınca kişi ölür. Ancak ölümle insan Allah’a ulaşır. Dünya hayatında ruhun Allah’a ulaşması yok.”
İkinci sebep: “Mürşide tâbî olmak şirktir, kul ile Allah arasına kimse giremez.”
Üçüncü sebep: “Sadece ölümle insan ruhu Allah’a ulaşır.” ve bunun gibi birçok sebepler.
Günümüz insanları ilme dayalı kesin bilgiye değil, duyumlara, varsayımlara ve kişisel kanaatlere dayalı bir yaşam sürüyorlar. Bu zanlar ise insanların hakkı bâtıldan ayırmamasına ve Sıratı Mustakîm’den uzaklaşmasına neden oluyor.
Ayrıca nefs tezkiyesi yapılmadan yaşanan bir hayat kişiyi hevaya, nefsin arzularına tâbî kılar. Heva kişiyi hakikatten uzaklaştırır. İstikamet üzere kalmasına engel olur. Dünya sevgisi arttıkça kalp, Allah’tan uzaklaşır.
İşte Hucurât Suresinin 12. âyet-i kerimesinde:
49/HUCURÂT-12 Yâ eyyyuhellezîne âmenûctenibû kesîran minez zanni, inne ba’daz zanni ismun, ve lâ tecessesû ve lâ yagteb ba’dukum ba’dâ(ba’dan), e yuhıbbu ehadukum en ye’kule lahme ahîhi meyten fe kerihtumûh(kerihtumûhu), vettekullâh(vettekullâhe), innallâhe tevvâbun rahîm(rahîmun). Ey âmenû olanlar! Zandan çok sakının. Muhakkak ki bazı zanlar günahtır. Ve tecessüs etmeyin (merak edip insanların hatalarını araştırmayın). Sizin bir kısmınız diğerlerinin dedikodusunu yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Ve Allah’a karşı takva sahibi olunuz. Muhakkak ki Allah, tövbeleri kabul eden ve Rahîm olandır.
“Zannın çoğundan sakının. Muhakkak ki bazı zanlar günahtır. Tecessüs etmeyin (merak edip insanların hatalarını araştırmayın). Sizin bir kısmınız diğerlerinin dedikodusunu yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Allah’a karşı takva sahibi olunuz. Muhakkak ki Allah, tövbeleri kabul eden ve Rahîm olandır.”
Allah razı olsun. 7 âyet-i kerimede Sıratı Mustakîm’den saptıran, Allah’ın yolundan saptıran, ateşe çağıranlardan bahsediyor. Fesat çıkaranlar, kübera ve sâdatlar, hidayeti gizleyenler, resûl ve âyetlerle alay edenler, zülmanî ilimlerle amel edenler.
CEHENNEME (ATEŞE) DAVET EDENLER 1. FESAT ÇIKARANLAR TEVBE-32: … ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. RAD-25: Allah’ın ahdini bozarlar ve Allah’ın O’na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Müstakîm’e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar). KASAS-41: Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz. 2. SÂDAT VE KÜBERALAR AHZÂB-67: Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik.” AHZÂB-68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lânetle lânetle. 3. HİDAYETİ GİZLEYENLER BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaştırılmasını) Kitap’ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara hem Allah lânet eder hem de lânet ediciler lânet eder. ÂLİ İMRÂN-7: … Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve tevîlde bulunmak istedikleri için O (Kitab)’ın müteşâbih olan kısmına uyarlar. 4. RESÛL VE ÂYETLERLE ALAY EDENLER KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir. ENÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman… NİSÂ-140: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman… 5. ZÜLMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER BAKARA-102: … Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.”
ALLAH’IN YOLUNDAN MEN EDENLER 1. NİSÂ-167 Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar (saptırmış olanlar), (mürşidlerine ulaşmadıkları için) uzak bir dalâletle sapmışlardır. 2. HÛD-19 Onlar ki; Allah'ın yolundan saptırırlar. Ve onu eğmek ve bükmek isterler. Onlar, ahireti (ruhun ölmeden Allah'a ulaşmasını) inkâr edenlerdir. 3. İBRÂHÎM-3 Onlar, dünya hayatını ahiret hayatına tercih ederler. Ve Allah’ın yolundan alıkoyarlar. Ve onu eğriltmek isterler. İşte onlar, uzak bir dalâlet içindedirler. 4. NAHL-88 İnkâr edenlere (kâfirlere) ve Allah’ın yolundan men edenlere, fesat çıkarmış olduklarından dolayı azap üstüne azabı arttırdık. 5. MUHAMMED-1 İnkâr edenlerin ve (insanları) Allah’ın yolundan men edenlerin amellerini (Allah) boşa çıkardı. 6. MUHAMMED-34 Muhakkak ki inkâr edenleri ve Allah'ın yolundan men edenleri, sonra da kâfir olarak ölenleri artık Allah asla mağfiret etmez (onların günahlarını sevaba çevirmez). 7. MUCÂDELE-16 Yeminlerini siper edindiler. Böylece (insanları) Allah'ın yolundan men ettiler. Artık onlar için alçaltıcı (rüsva edici) azap vardır.
Bunların hepsi bu kategorinin içerisinde yer alıyor. Allah razı olsun.