Muhterem Hocam, “Cehenneme giren bir daha çıkmaz.” diyorsunuz ama alimlerin kitaplarında “Müslümanın günahının çokluğuna göre Allahû Tealâ isterse cehennemde yakar, murat ederse af

Soru

Muhterem Hocam, “Cehenneme giren bir daha çıkmaz.” diyorsunuz ama alimlerin kitaplarında “Müslümanın günahının çokluğuna göre Allahû Tealâ isterse cehennemde yakar, murat ederse affederse yakmaz.” diyor. Hangisi doğru? Nasıl acaba?

Cevap

Evet. Aynı sevgili kardeşlerim, adı Müslüman ama 2 tür Müslüman var. Bir: kalben Allah'a ulaşmayı dileyen Müslüman. İki: Hucurât suresinin 14. âyet-i kerimesinde: “Araplar ‘Biz mü’min olduk.’ dediler. Hayır, siz mü’min olmadınız. Lakin İslâm dairesine girdik deyin. Kalbinizin içine îmân girmedi.”

49/HUCURÂT-14 Kâletil a’râbu âmennâ, kul lem tu’minû ve lâkin kûlû eslemnâ ve lemmâ yedhulil îmânu fî kulûbikum, ve in tutîullâhe ve resûlehu lâ yelitkum min a’mâlikum şey’â(şey’en), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Araplar: “Biz âmenû olduk.” dediler. (Onlara) de ki: “Siz âmenû olmadınız (Allah’a ulaşmayı dilemediniz). Fakat: "Teslim olduk." deyin. Kalplerinize (içine) îmân girmedi. Ve eğer Allah’a ve O’nun Resûl'üne itaat ederseniz (Allah’a ulaşmayı dilerseniz), amellerinizden bir şey eksiltmez. Muhakkak ki Allah, Gafur’dur, Rahîm’dir.”

İşte bu kalbine îmân girmeyenler kesinlikle kaybettiği dereceler kazandığı dereceden fazla, gideceği yer cehennemdir. ve cehennemde ebedî kalacaklardır.

58 tane âyet-i kerime, cehennemlik olarak cehenneme giren kişinin bir daha oradan çıkması mümkün değil.

CEHENNEMDEN ÇIKIŞ YOK

1) BAKARA-39: Ve inkâr edenler ve âyetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar ateş ehlidir, orada ebedî kalacak olanlardır.

2) BAKARA-81: Hayır (sandığınız gibi değil), kim, günah kazanmış da hataları kendisini kuşatmışsa, işte onlar artık ateş ehlidir ve orada devamlı kalacak olanlardır.

3) BAKARA-86: İşte onlar öyle kimselerdir ki, dünya hayatını ahirete karşı satın almışlardır. Bu sebeple azap onlardan hafifletilmez ve onlar yardım da olunmazlar.

4) BAKARA-161: Muhakkak ki küfredip kâfir olarak ölenler, işte onlar, Allah'ın, meleklerin ve insanların hepsinin lâneti onların üzerinedir.

BAKARA-162: (Onlar), onun (lânetin) içinde ebediyyen kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz.

5) BAKARA-167: … Böylece Allah, onlara amellerinin hasara uğradığını gösterecek. Ve onlar ateşten çıkacak da değiller.

6) BAKARA-217: …Bu sebeple işte onlar, amelleri dünyada ve ahirette boşa gitmiş olanlardır. Ve işte onlar, ateş ehlidir. ve onlar, orada ebediyyen kalacak olanlardır.”

7) BAKARA-257: Allah, âmenû olanların dostudur, onları zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur, onları nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.

8) BAKARA-275: … Ve kim de (faizciliğe) dönerse, işte onlar, ateş ehlidir. Ve onlar orada ebedî kalacak olanlardır.

9) ÂLİ İMRÂN-86: Îmânlarından sonra inkâr eden kavmi, Allah nasıl hidayete erdirir? … Ve Allah, zâlimler kavmini hidayete erdirmez.

ÂLİ İMRÂN-87: İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lânetinin onların (fâsıkların) üzerlerine olmasıdır.

ÂLİ İMRÂN-88: Onlar, onun (lânetin) içinde ebedi kalacak olanlardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara bakılmaz...

10) ÂLİ İMRÂN-116: …Ve işte onlar ateş ehlidir, onlar, orada devamlı kalacak olanlardır.

11) NİSÂ-14: Ve kim Allah'a ve O'nun Resulüne isyan eder ve O'nun sınırlarını aşarsa, onu, içinde ebedî kalacakları ateşe koyar. Ve onun için “alçaltıcı azap “ vardır.

12) NİSÂ-93: Ve kim, bir mü'mini taammüden öldürürse, o takdirde onun cezası, içinde ebediyyen kalacağı cehennemdir ve Allah ona gazab etmiş ve ona lânet etmiştir. …

13) NİSÂ-169: Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Ve bu, Allah için kolaydır.

14) MÂİDE-37: Ateşten çıkmak isterler ve onlar oradan çıkacak değillerdir. Ve, onlar için “daimî azap” vardır.

15) MÂİDE-80: … Nefislerinin, onlar için takdim ettiği ise “Allah'ın onlara öfkelenmesi” ki ne kötü şey. Ve onlar azâp içinde devamlı kalacak olanlardır.

16) EN'ÂM-128: …Allah'ın dilediği şey (cehennemin yok olma zamanı gelmesi hali) hariç; sizin barınacağınız yer ateştir, orada ebedî kalacak olanlarsınız.” buyurdu. …

17) A'RÂF-36: Ve âyetlerimizi yalanlayan kimseler ve onlara karşı kibirlenenler, işte onlar ateş ehlidirler ve onlar, orada devamlı kalanlardır

18) TEVBE-17: … İşte onların amelleri heba olmuştur. Ve onlar, ateşte ebedî kalacak olanlardır.

19) TEVBE-63: Allah ve O'nun resûlüne karşı, kim haddi aşarsa, artık onun için mutlaka orada ebediyyen kalacağı cehennem ateşinin olduğunu bilmiyorlar mı? İşte bu, büyük rüsvalıktır.

20) TEVBE-68: Allah, münafık erkeklere ve münafık kadınlara ve kâfirlere, orada ebedî kalacakları cehennem ateşini vaadetti. O (cehennem), onlara yeter. Ve Allah, onlara lânet etti. …

21) YÛNUS-27: … İşte onlar, ateş halkıdır. Onlar, orada devamlı kalanlardır

22) YÛNUS-52: Sonra zulmedenlere: “Ebedî (devamlı) azabı tadın!” denildi. Kazandıklarınız-dan başkası ile mi cezalandırıla-caksınız?

23) HÛD-39: Kendisine alçaltacak bir azap gelecek kimseleri artık yakında bileceksiniz. Ve onun üzerine, kalıcı azap nüfuz edecek.

24) HÛD-106: Şâkî olanlara gelince; artık onlar, ateştedir. Onlar, orada çok zor bir şekilde soluk soluğa, nefes alıp verirler.

HÛD-107: Onlar, semalar ve yeryüzü (cehennemin semaları ve arzı) durdukça orada ebedî kalanlardır. Rabbinin dilediği şey (cehennemi yok etmeyi dilemesi) hariç.

25) RA'D-5: … Ve işte onlar, boyunlarında demir halkalar olanlardır ve işte onlar ateş ehlidir. Onlar orada ebedî kalanlardır.

26) NAHL-29: Haydi, orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin (büyüklük taslayanların) kaldığı yer ne kötüdür.

27) NAHL-84: … Sonra kâfirlere cehennemden çıkmaları için izin verilmez. Ve onlardan, (Allah'tan) rıza talepleri kabul edilmez.

28) KEHF-2: (Kur'ân-ı Kerim), kayyum olarak, katından şiddetli azapla uyarmak ve salih amel yapan mü'minlere en güzel ecrin onların olduğunu müjdelemek için (indirildi).

KEHF-3: Orada ebedî olarak kalıcıdırlar (kalacaklardır).

29) TÂHÂ-101: Onlar, onda (o yükün getireceği azabın içinde) ebedî kalacak olanlardır. Ve kıyâmet günü yüklendikleri, onlar için ne kötü (yük)tür.

30) TÂHÂ-127: İsraf edenleri (haddi aşanları) ve Rabbinin âyetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Ve ahiret azabı daha şiddetli ve bâkidir (devamlıdır).

31) ENBİYÂ-99: Eğer onlar gerçekten ilâhlar olsaydılar, oraya (cehenneme) girmeyeceklerdi. Ve hepsi orada ebediyyen kalacak olanlardır.

32) MU'MİNÛN-103: Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.

33) FURKÂN-65: Ve onlar: “Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimî helâk edicidir.” derler.

34) FURKÂN-68: … Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kişiyi haklı olmadıkça öldürmezler ve zina yapmazlar. Ve kim bunları yaparsa günah cezasıyla karşılaşır.

FURKÂN-69: Kıyâmet günü onun azabı kat kat artar. Ve orada alçaltılmış olarak ebediyyen kalır.

35) SECDE-14: Öyleyse bu "likâe" gününüzü, unutmanızdan dolayı (azabı) tadın. Muhakkak ki Biz de sizi unuttuk. Ve yaptıklarınız sebebiyle ebedî azabı tadın.

36) SECDE-20: Ve fakat fasık olanlar, onların mevası ateştir. Oradan her çıkmak istediklerinde oraya iade edilirler. Ve onlara: "Ateşin azabını tadın! Ki onu tekzip etmiştiniz." denir.

37) AHZÂB-64: Muhakkak ki Allah, kâfirleri lânetledi. Onlar için alevli ateşi (cehennemi) hazırladı.

AHZÂB-65: Orada ebediyyen kalıcılardır (kalacak olanlardır). (Orada) bir dost ve bir yardımcı bulamazlar.

38) SEBE-51: Ve onları dehşete kapıldıkları zaman görsen. Artık kaçış (kurtuluş) yoktur. Ve onlar, (cehenneme) yakın bir yerden yakalandılar.

39) FÂTIR-37: …“Rabbimiz bizi (buradan) çıkar, yapmış olduklarımızdan başka salih amel yapalım.” … …Size nezir gelmedi mi? O halde (azabı) tadın. Artık zalimler için bir yardımcı yoktur.

40) SÂFFÂT-9: Kovulmuş olarak, onlar için kesilmeyen sürekli azap vardır.

41) ZUMER-40: Kendisini rezil edecek azap, kime gelecekse (ona ulaşır) ve mukim (sürekli) azap onun üstüne iner.

42) ZUMER-72: (Onlara): "Orada ebediyyen kalmak üzere cehennemin kapılarından girin!" denildi. Artık kibirlenenlerin mesvası (kalacağı yer) ne kötü.

43) MU'MİN-11: (Kâfirler) dediler ki: "Rabbimiz, bizi iki kere öldürdün, iki kere dirilttin, böylece günahlarımızı itiraf ettik. Artık (buradan) çıkmaya bir yol var mı?"

44) MU'MİN-49: Ve ateşin içinde olanlar, cehennem bekçilerine şöyle dediler: "Rabbinize dua edin. Azaptan bir günü bize hafifletsin."

45) MU'MİN-76: Ebediyyen orada kalmak üzere cehennemin kapılarından girin. Artık kibirlenenlerin kalacakları yer ne kötü.

46) FUSSİLET-24: Artık sabredebilirlerse artık ateş onların kalacakları yerdir. Ve eğer onlar affedilmek isterlerse, onlar affedilecek olanlardan değillerdir.

47) FUSSİLET-28: İşte bu Allah'ın düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bilerek inkâr etmiş olmaları sebebiyle ceza olarak, onlar için orada ebedîlik yurdu vardır.

48) ŞÛRÂ-45: … Muhakkak ki zalimler, mukîm (devamlı) azabın içindedirler, değil mi?

49) ZUHRÛF-74: Muhakkak ki mücrimler (suçlular), cehennem azabı içinde ebediyyen kalacak olanlardır.

50) ZUHRÛF-77: Ve (mücrimler): “Ey malik (ey cehennem bekçisi)! Rabbin bizim üzerimize hüküm versin (bizi öldürsün).” diye seslendiler. (Malik): “Muhakkak ki siz, (bu azabın içinde) kalacak olanlarsınız.” dedi.

51) MUHAMMED-15: …Onlar için orada her çeşit meyve bulunur ve

(onlar için) Rab'lerinden mağfiret vardır. (Bunların durumu), ateşte devamlı kalacak olan ve hamîm (sıcak kaynar su) içirilen, bu sebeple bağırsakları parçalanan kimsenin durumu gibi midir?

52) MUCÂDELE-17: Onların malları ve evlâtları, Allah'tan bir şeye (azaba) karşı onlara asla fayda vermez. İşte onlar, ateş ehlidir, orada ebediyen kalacak olanlardır.

53) HAŞR-17: Böylece ikisinin (münafıkların ve şeytanın) akıbeti orada, ateşin içinde ebediyen kalmak oldu. Ve işte bu, zalimlerin cezasıdır.

54) TEGÂBUN-10: Âyetlerimizi inkâr edenler ve yalanlayanlar; işte onlar, ateş ehlidirler, orada (cehennemde) ebediyen kalacak olanlardır. Ve (o) ne kötü varış yeri (ulaşılacak yer).

55) CİNN-23: …Ve kim Allah'a ve O'nun Resûl'üne asi olursa, bundan sonra muhakkak ki onun için, içinde ebediyyen kalacağı cehennem ateşi vardır.

56) NEBE-21: Muhakkak ki cehennem mirsad olmuştur.

NEBE-22: Azgınlar için meab (sığınılacak yer) olarak.

NEBE-23: (Onlar) orada bütün zamanlar boyunca kalacak olanlardır.

57) İNFİTÂR-14: Ve muhakkak ki füccar, mutlaka alevli ateş içindedir.

İNFİTÂR-15: Din günü ona (alevli ateşe) yaslanırlar (atılırlar).

İNFİTÂR-16: Ve onlar, ondan (alevli ateşten) gaib olacak (kaybolacak, yanıp bitecek) değillerdir.

58) BEYYİNE-6: Muhakkak ki kitap ehlinden inkâr edenler ve müşrikler, cehennem ateşindedirler ve orada devamlı kalacak olanlardır. …

Ama kim kalben Allah'a ulaşmayı dilerse, hiçbir ameli yoksa dahi, İslâm'da niyet amelden üstündür. Allah'a ulaşmayı dilemek bir hedeftir. Hedef tayini yapmıştır. "Ben Rabbime ulaşmayı diliyorum." Bu dileğin sahibiyse, hedef tayini yapmışsa, o zaman Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim'deki temel kanunu gereğince Enfâl 29’da takva sahibi olması sebebiyle, hedefini belirlemesi hasebiyle o güne kadar işlediği bütün günahları örtüyor. ''Yukeffir ankum seyyiatikum''

8/ENFÂL-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

1 milyon günahı varsa, Allah ona 1 milyon sevap veriyor ve böylece günahlarını affediyor. Ve sıfır günahın sahibi olan bu kişi, gideceği yer cennet. Öyleyse 58 tane âyet-i kerimede cehennemlik olarak cehenneme girenin bir daha oradan çıkması mümkün değil. Ama hiç cennetlik ameli yok, sırf Allah'a ulaşmayı dilediği niyetinden dolayı o kişi Allah'ın 1. kat cennetine girebiliyor. Allah razı olsun. İşte Allah'a ulaşmayı dileyenleri Allahû Tealâ bütün günahlarını affediyor, 1. kat cennetine alıyor. Ama Allah'a ulaşmayı dilemeyenler, ne kadar cennetlik amel işlemiş olsa dahi Allah'a ulaşmayı dilemedikleri için amelleri boşa gidiyor. Hem Yûnus 45, hem Kehf 105, hem de Zumer 65’te amelleri boşa gittiği için.

10/YÛNUS-45 Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yeteârafûne beynehum, kad hasirallezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).

Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).

18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

39/ZUMER-65 Ve lekad ûhıye ileyke ve ilâllezîne min kablike, le in eşrakte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 5 Ekim 2026Son güncelleme: 5 Ekim 202610 dk okuma0