Muhterem Hocam, cennete gitmek için Allah’a ulaşmayı dilemek şart mı? 'Bizler Müslümanız. Son peygamber ve son kitap bize geldiğine göre cennete gideceğiz.’ diye öğrendik. Bu konuy

Soru

Muhterem Hocam, cennete gitmek için Allah’a ulaşmayı dilemek şart mı? 'Bizler Müslümanız. Son peygamber ve son kitap bize geldiğine göre cennete gideceğiz.’ diye öğrendik. Bu konuyu bize açıklar mısınız?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allah’ın kanunları herkes için geçerlidir. Allah’ın en sevdiği varlık olan insan için farz kıldığı iki cihan saadeti vardır. Bunlardan birincisi ahiret saadeti. Allah’a ulaşmayı dilemek, ahiret saadetine, cennete gitmek için şart mıdır? Evet. Kur’ân öyle buyuruyor. 7 âyet-i kerimede Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin cehennemlikler olduğu ve 7 âyet-i kerimede ise Allah’a ulaşmayı dileyenlerin cennetlikler olduğu bildiriliyor.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA

1. YÛNUS-7 Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gafil olanlardır.

2. YÛNUS-11 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.

RA’D–27 Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır.

3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir.”

4. YÛNUS-45 Allah’a mülâkî olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır.

EN’ÂM–31 Allah’a mülâkî olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler.

5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâkî olmayı dilemeyenler nefislerinde kibirlendiler.

6. RÛM-8 İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

7. SECDE-10 Onlar, Rab’lerine mülâkî olmayı inkâr edenlerdir.

FUSSİLET–54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâkî olacaklarından şüphe içindeler.

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎK-İ CEHİMDE, SIRAT-I CEHİMDE

1. A'RÂF–186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.”

2. RA’D–27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”

RA’D–33 Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

3. KEHF–17 Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için veli mürşid bulunmaz.

4. ZUMER–23 Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.

5. ZUMER–36 Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.

6. MU’MİN–33 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için koruyucu yoktur.

7. ŞÛR–44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o takdirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur.

“Onlar bize ulaşmayı dilemezler.” Yûnus 7,

“Onlar bize ulaşmayı dilemezler.” Yûnus 11,

“Dilemezler, dilemezler.” Yûnus 15.

7 âyet-i kerimede dilemeyenlerin dalâlette kalacağı, dalâlette olanların da 7 âyet-i kerime gereğince gidecekleri yerin cehennem olduğu bildiriliyor.

Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemeyenler cehenneme gidecektir. İşte burada âyet-i kerimeler gayet açık, ortadadır.

DALÂLETTE OLANLARIN GİDECEĞİ YER CEHENNEM

1. NİSÂ-167 Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar, uzak bir dalâletle sapmışlardır.

NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri, Allah mağfiret edecek değildir ve yola hidayet edecek değildir.

NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır…

2. A’RÂF-178 Allah kimi hidayete erdirirse artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır.

MU’MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.

3. A’RÂF-179 Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler İşte onlar, onlar gâfillerdir.

4. İSRÂ-97 Ve Allah, kimi (Kendisine) ulaştırırsa, artık o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onlar için O’ndan (Allah’tan) başka dostlar bulamazsın. Ve kıyâmet günü onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü (sürünerek) haşrederiz. Onların me’vası cehennemdir….

5. FURKÂN-34 Cehenneme yüzleri üstü haşredilenler (toplananlar), işte onlar, gideceği mekânı şerli olanlar ve sebîlden sapanlar (dalâlette kalanlar) dır.

6. YÂSÎN-62 Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?

YÂSÎN-63 Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.

7. KAMER-47 Muhakkak ki mücrimler (suçlular), dalâlet ve çılgınlık içindedir.

Allah’a ulaşmayı dileyenler, 7 âyet-i kerimede, ahiret saadetini talep edenlerdir.

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – ALLAH’I SEVENLER – SEBÎLİ REŞAD ÜZERİNDE

1. BAKARA-46 Rab’lerine muhakkak mülâkî olacaklarına....yakın derecesinde inanırlar.

BAKARA-156 Biz muhakkak ki Allah için (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız)” derler.

2. BAKARA-249 O kendilerinin muhakkak Allah’a mülâkî olacaklarını kesin olarak bilenler…

3. EN’ÂM-154 Onlar, Rab’lerine mülâkî olacaklarına inanırlar…

4. RA’D-2 Ayetleri ayrı ayrı açıklar ki; böylece Rabbinize mülâkî olmaya yakîn hasıl edersiniz.

5. KEHF-110 Kim Rabbine mülâki olmayı dilerse, o zaman salih amel (nefs tezkiyesi) yapsın…

6. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâkî olmayı dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir…

7. İNŞİKÂK-6 Ey İnsan! Muhakkak ki sen, Rabbine doğru cehd ile (nefsinle) cihad edersin. Sonunda O’na mülâkî olursun.”

ALLAH’A ULAŞMAYI (HİDAYETİ) DİLEYEN – MÜRŞİDE TÂBÎ – TARÎKİ VE SIRATI MÜSTAKİM ÜZERİNDE

1. ÂLİ İMRÂN-31 …Allah’ı seviyorsanız, o taktirde bana tâbî olunuz ki Allah da sizi sevsin…

2. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir nîmet olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder...

3. MERYEM-43 …bana tâbî ol. Seni, Sıratı Sevîyye’ye hidayet edeyim.

RA’D – 7 …Sen, sadece bir uyarıcısın ve bütün kavimler için hidayetçi vardır.

4. YÂSİN-21 (Tebliğlerine karşılık) sizden ücret istemeyen (bu) kişilere tâbî olun. Ve onlar, mehdilerdir.”

5. MU’MİN-38 Ve âmenu olan adam şöyle dedi: “Ey kavmim! Bana tâbî olun ki sizi irşad yoluna ulaştırayım.”

6. ZUHRUF-61 …Sakın şüphe etmeyiniz! Ve bana tâbî olun, işte bu Sırat-ı Müstakîm’dir.

7. CUMA-2 Ümmîler arasında kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder...

Onlar ahiret hayatını talep edenlerdir. Allahû Tealâ onları mutlaka mürşidine ulaştıracaktır. Mürşidine tâbi olan herkes iki kat cennetin sahibidir.

Nitekim Resûlullah (S.A.V) hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr, 11/305; Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid,10/223.

“Bir kul, Allah’ın rızasını kazanmak için bir mürşide (âlime) teslim olur ve onun gösterdiği yolda yürürse, Allah ona iki cennet mükâfatı verir.”

Hem hadîs-i şerif hem de âyetler kesinlikle cennet saadeti için Allah’a ulaşmayı dilemenin şart olduğunu buyuruyor.

“Bizler Müslümanız.” diyorlar. “Son peygamber, son kitap bize geldiğine göre.” Müslüman, Allah’a teslim olan kişidir, nüfus cüzdanlarında “Müslüman” yazan kişi değildir.

Teslim olmanın olmazsa olmaz şartları şunlardır:

1. Allah’a inanmak.

2. Ruhun dünyadayken Allah’a ulaşmasına inanmak.

3. Bunun farz olduğuna inanmak.

4. O farzı, kendi iradesiyle yerine getiren kişinin, Allah’ın o kişinin ruhunu mutlaka Kendisine ulaştıracağından emin olması.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma1