Muhterem Hocam, çevremde birçok kişi: "Allah beni yaratırken bana sormadı, o yüzden beni cehennemde yakmaz." Özellikle “Allah beni yaratırken bana sormadı” cümlesi üzerinde çok dur
Soru
Muhterem Hocam, çevremde birçok kişi: "Allah beni yaratırken bana sormadı, o yüzden beni cehennemde yakmaz." Özellikle “Allah beni yaratırken bana sormadı” cümlesi üzerinde çok duruyorlar. Bu insanlara nasıl cevap vermeliyiz?
Cevap
Bu, şirk bataklığına batan insanların sözü. Gerçekten de Allah Hâlik-i Mutlak’tır, mutlak yaratıcıdır. Ve bu şekilde Allah’ı hesaba çekenler Allah’ın şu âyet-i kerimesi gereğince mağlup olacaklardır:
21/ENBİYÂ-23 Lâ yus’elu ammâ yef’alu ve hum yus’elûn(yus’elûne).
O (Allah), yaptığı şeylerden mesul (sorumlu) değildir. Ve onlar, (yaptıklarından) mesuldür (sorgulanırlar).
Enbiyâ Suresi 23. âyette: "O Allah yaptığınız şeylerden mesul, sorumlu değildir; onlar yaptıklarından mesuldürler sorumludurlar."
75/KIYÂME-36 E yahsebul insânu en yutrake sudâ(sudân).
İnsan başıboş (sorumsuz) bırakılacağını mı zannediyor?
Yaratılmışlardır ve Allahû Tealâ yarattığı hiç kimseyi başıboş bırakmamıştır; boşuna yaratmamıştır. Kıyame Suresi 36. âyette: "Başıboş bırakmamıştır"
23/MU’MİNÛN-115 E fe hasibtum ennemâ halaknâkum abesen ve ennekum ileynâ lâ turceûn(turceûne).
Öyleyse Bizim, sizi abes olarak (boş yere) yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?
Mu’minûn Suresi 115. âyet-i kerimesinde de: "Boşuna yaratmamıştır.”
Bu iki âyet-i kerimeyle beraber bu 3. âyet-i kerimeyi yan yana getirdiğimiz zaman insan başıboş, sorumsuz bırakılacağını zannediyor. İnsanın bir sorumluluğu var ve o sorumluluk sebebiyle yaptıklarından mutlaka hesaba çekilecek.
13/RAD-40 Ve in mâ nuriyenneke ba’dallezî neiduhum ev neteveffeyenneke fe innemâ aleykel belâgu ve aleynâl hisâb(hisâbu).
Ve şâyet onlara vaadettiğimizin bir kısmını sana göstersek veya seni vefat ettirsek de; artık senin üzerine düşen, sadece tebliğdir. Hesap, Bizim üzerimizedir.
Rad Suresinin 40. âyet-i kerimesi: "Senin vazifen tebliğ; hesap Benim işim."
Öyleyse onlar ne derse desin, insanoğlu yaptıklarından hesaba çekilecek. Mu’minûn Suresi 115. âyet-i kerimesi: “Bizim sizi abes olarak boş yere yarattığımızı ve Bize döndürülmeyeceğinizi mi zannettiniz?”
Herkes Allah’a dönecek ve Allah’ın huzurunda hesap verecek. Ve Allah’ın kanunları evrenseldir, geçerlidir. Cennetlikler Allah’ın kendilerine indirdiği kutsal kitaplardaki emir ve nehiyleri yerine getirerek, zikrederek Allah’ın cennetine gireceklerdir; bu dünyada mutlu yaşayacaklardır. Cehennemlikler de böyle kendisini boş hayallerle avutan: "Allah bana sormadı" ve kötülük işleyen bu dünya huzursuz ve mutsuz; ölüm sonrası hayatı, sonsuz hayatı cehennemde geçirecek olanlardır. O zaman o gün onlar Allah’a soracaklardır: "Bana sormadın" diye. Ama o zamanda üzerlerindeki zebanilere sesleneceklerdir: "Rabbine dua et, bizden birazcık azabı hafifletsin" diyecekler.
43/ZUHRÛF-29 Bel metta’tu hâulâi ve âbâehum hattâ câehumul hakku ve resûlun mubîn(mubînun).
Hayır, ben onları ve babalarını, onlara Hakk (Kur’ân) ve O’nu açıklayan bir resûl gelinceye kadar metalandırdım.
43/ZUHRÛF-30 Ve lemmâ câe humul hakku kâlû hâzâ sihrun ve innâ bihî kâfirûn(kâfirûne).
Ve onlara Hakk (Kur’ân) geldiği zaman: “Bu bir sihirdir ve şüphesiz biz, onu inkâr edenleriz.” dediler.
Ama Zuhrûf Suresinin 29, 30. âyet-i kerimesinde: Meleklerden yardım isterler ve dua ederler. Melekler de diyor ki: "hayattayken size Allah’ın Resûlleri gelmedi mi? Geldiyse o zaman siz dua edin. Duanız boşunadır." Allah razı olsun.