Muhterem Hocam, çocuğa, kadına ve sokak hayvanına zulmeden, kötülük yapan insanları nasıl affedebiliriz? İnsan böyle bir zulüm karşısında kalben affetmeyi nasıl başarabilir?
Soru
Muhterem Hocam, çocuğa, kadına ve sokak hayvanına zulmeden, kötülük yapan insanları nasıl affedebiliriz? İnsan böyle bir zulüm karşısında kalben affetmeyi nasıl başarabilir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ herşeyi insan için yaratmış. Çocuğa zulmediyor. İki taraf var. Hemen o slaytımızı göstereceğiz.
1. slaytta kabul edelim ki bu mazlum, çocuk olsun. Diğeri de baba olsun. Evet, baba zulmediyor.
KÖTÜLÜK (ŞERR) YAPARSA,
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN DERECAT KAYBEDER.
TOKAT YİYEN KİŞİ ZULME UĞRADIĞI İÇİN DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (KISAS) YAPARSA,
TOKAT ATAN KİŞİ TOKAT YERSE DERECAT KAZANIR.
TOKAT YİYEN KİŞİ KARŞILIK VERİRSE DERECAT KAYBEDER.
KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF)
CÂSİYE-14: ...(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar.»
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN YİNE DERECAT KAYBETMİŞ OLUR.
TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETTİĞİ İÇİN YİNE DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE
FUSSULET-34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur.
TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN KAYBETTİĞİ DERECAT İLE KALIR.
TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETMESİ YANINDA, İYİLİKLE KARŞILIK VERİRSE YİNE DERECAT KAZANIR.
Kadına zulmediyor. Bu çocuk olabilir. Zulmedilen, mazlum, kadın olabilir, sokak hayvanı olabilir, ne olursa olsun, bu kötülükleri yapanlar derecat kaybediyor. Öbürleri derecat kazanıyor. Yani şu dünya üzerinde insanoğlunun yapacağı her fiilin mizanda derecat karşılığı var.
En'âm sûresinin 132. âyet-i kerimesinde: “Herkes için yaptıklarından dolayı dereceler vardır.”
EN'ÂM-132: Ve li kullin derecâtun mimmâ amilû, ve mâ rabbukebi gâfilin ammâ ya’melûn(ya’melûne).
Ve herkes için yaptıklarından dolayı dereceler vardır. Ve senin Rabbin, onların yaptıkları şeylerden gâfil değildir.
Zalim derecat kaybediyor, mazlum derecat kazanıyor. Şimdi gelelim öbür tarafa. Dünyada İki tür insan yaşıyor. Kötülüğe karşı kötülük, kısas. Kaybediyor. Kazandığını kaybediyor.
Ama iyiliğe karşı da kötülük. Bunlar kimlerdir? Kötülüğe karşı kötülük, iyiliğe karşı da kötülük. O insanlar Allah'a davet olunuyor ama davet getirene karşı çıkıyor. Elini öpeceğine, elini sırıyor. Öbür taraftan iyiliğe karşı iyilik. İkinci insan kötülüğe karşı da iyilik yapıyor.
Burada kötülüğe karşı iyilik, affetmek. İyiliğe karşı iyilik, belki kötülüğe karşı iyilik, iyiliğe karşı da iyilik.
O zaman bu durumda insan bu zulüm karşısında, kalbi affetmeyi nasıl başarabilir? Câsiye 14'te "Allah'ın cezalandıracağı kavmi, bütün bu fiilleri işleyen, yani çocuğa zulmeden, eşine zulmeden, hayvanlara zulmeden insanları affedersek" biz derecat kazanıyoruz. Ama Allah onların kaybettiği dereceler sebebiyle onları cezalandırıyor.
CÂSİYE-14: Kul lillezîne âmenû yagfirû lillezîne lâ yercûne eyyâmallâhi li yecziye kavmen bi mâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
Âmenû olanlara de ki: “Allah'ın günlerinin (geleceğini) ummayan, kazanmış olduklarından dolayı (Allah'ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar.”
Biz daima hesabımızı Allah'la görmeliyiz, o kişilerle değil. Eğer o kişilerle görürsek bu sonuca ulaşıyoruz. Ama Allah'la görürsek Allah her zaman mutlak adaleti gerçekleştiriyor. Allah serîül-hısaptır. 7 âyet-i kerimede hesabı çabuk görendir.
ALLAH HESABI ÇABUK GÖREN, HAKKI VE ADALETİ YERİNE GETİRENDİR.
1. BAKARA-202: İşte onlar ki, onların, kazandıklarından (kazandıkları derecelerden dolayı) nasibi vardır. Ve Allah, hesabı çabuk görendir.
2. ÂLİ İMRÂN-19: ... Ve kim Allah’ın âyetlerini örterse (inkâr ederse), şüphesiz ki Allah hesabı çabuk görendir.
3. ÂLİ İMRÂN-199: ... Allah’a karşı huşû duyarlar. Allah’ın âyetlerini az bir değere satmazlar. İşte onlar, onların mükâfatları, Rab’lerinin katındadır. Muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir.
4. MÂİDE-4: ... Allah’ın size öğrettiğini onlara öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların sizin için tuttuklarını artık yiyin ve üzerine de Allah’ın adını anın. Ve Allah’a karşı takva sahibi olun. Muhakkak ki Allah hesabı çabuk görendir.
5. RA’D-41: Yeryüzüne gelip, onu etrafından (çevresinden) nasıl eksiltiyoruz onlar görmüyorlar mı? Ve Allah, hüküm verir. O’nun hükmünü bozacak kimse yoktur. Ve O, hesabı çabuk görendir.
6. İBRÂHÎM-51: (Bu azap), Allah’ın bütün nefslerin kazandığının karşılığını (ceza veya mükâfat) vermesi içindir. Muhakkak ki; Allah, hesabı çabuk görendir.
7. MU’MİN-17: Bugün bütün nefsler (herkes), kazandıkları sebebiyle cezalandırılır veya mükâfatlandırılır (karşılığı verilir). Bugün zulüm yoktur. Muhakkak ki Allah, hesabı çabuk görendir.
Dolayısıyla hesabı çabuk, dereceler karşısında bize verdiği için adaleti gerçekleştiriyor. Öte yandan o kişinin hesabını Allah görüyor. Zalimin hesabını Allah görüyor. Mazlumun sahibinin de hesabını Allah görüyor.
“Zalimin yaptığı yanına kâr kalmaz. Allahû Tealâ yarına bırakır ama yanına kalmaz.” Allah razı olsun.