Muhterem Hocam, çocuğun okul hayatı devam ederken evdeki eğitimi nasıl olmalıdır?

Soru

Muhterem Hocam, çocuğun okul hayatı devam ederken evdeki eğitimi nasıl olmalıdır?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, çocuğun okul hayatından önce kesinlikle çocuklarımızı Allah’ın Kur’ân’ına göre yetiştirmek durumundayız. Nedir bu? Tahrîm Suresinin 6. âyet-i kerimesinde:

66/TAHRÎM-6 Yâ eyyuhâllezîne âmenû kû enfusekum ve ehlîkum nâren vakûduhân nâsu vel hicâretu aleyhâ melâiketun gılâzun şidâdun lâ ya’sûnallâhe mâ emerehum ve yef’alûne mâ yu’merûne.

Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı dileyenler)! Yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Onun üzerinde çok güçlü ve çok sert (acımasız) melekler vardır. Allah’ın onlara emrettiği şeyde, Allah’a asi olmazlar ve emrolundukları şeyi yaparlar.

Ey anne babalar, evvelâ kendinizi ve evlâdınızı ateşten koruyun. Bir insanın kendisini ateşten koruması için ne lâzım? Şuarâ Suresinin 214. âyet-i kerimesi:

26/ŞUARÂ-214 Ve enzir aşîratekel akrabîn(akrebîne).

Ve en yakının olan aşiretini uyar.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Îmân 348, 351. Ayrıca bk. Buhârî, Tefsîru sûre (26) 2; Tirmizî, Tefsîru sûre (27) 2; Nesâî, Vesâyâ 6

Ebû Hureyre’den nakledilen bir Hadis:

“Ey Abdüşems oğulları! Ey Ka’b İbni Lüey oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Abdümenâf oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Hâşim oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Abdülmuttalib oğulları! Kendinizi cehennemden kurtarınız!

Ey Fâtıma! Kendini cehennemden kurtar! Çünkü sizi Allah’ın azâbından kurtarmaya benim gücüm yetmez…”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Tefsir, 26; Müslim, İman, 348-355; Ahmed, I, 281-307; İbn-i Sa’d, I, 74, 200; Belâzurî, I, 119; Semîra ez-Zâyid, I, 357-359.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Kureyş kabilesini Safâ Tepesi’ne davet etti ve şöyle hitap etti.

“–Ey Kureyş cemaâti! Ben size, şu dağın eteğinde veya şu vâdide düşman atlıları var; hemen size saldıracak, mallarınızı gasbedecek desem, bana inanır mısınız?”

Onlar da hiç düşünmeden:

“–Evet inanırız! Çünkü şimdiye kadar Sen’i hep doğru olarak bulduk. Sen’in yalan söylediğini hiç işitmedik!” dediler.

Oraya gelmiş bulunan herkesten bilâ-istisnâ bu tasdîki alan Peygamber Efendimiz S.a.v. onlara şu ilâhî hakîkati bildirdi:

“–O hâlde ben şimdi size, önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allâh’a mülâkî olmaya inanmayanların o çetin azâba uğrayacaklarını haber veriyorum. Ben sizi o çetin azaptan sakındırmak için gönderildim.

Ey Kureyşliler! Size karşı benim hâlim, düşmanı gören ve âilesine zarar vereceğinden korkarak hemen haber vermeye koşan bir adamın hâli gibidir.

Ey Kureyş cemaâti! Siz uykuya dalar gibi öleceksiniz. Uykudan uyanır gibi de dirileceksiniz. Kabirden kalkıp Allâh’ın huzûruna varmanız, dünyâdaki her hareketinizin hesâbını vermeniz muhakkaktır. Netîcede hayır ve ibâdetlerinizin mükâfâtını, kötü işlerinizin de ceza ve şiddetli azâbını göreceksiniz! Mükâfât ebedî bir cennet; mücâzat ise dâimî bir cehennemdir.”

Şimdi bakın, birincisinde aşiretlere hitap ediyor Allah Resûlü. İkincisinde kızı Fâtıma’ya. O zaman her anne baba ne yapacak? “Kendini cehennemden kurtar.” diye evlâdına telkinde bulunacak. Tıpkı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in kızı Fâtıma’ya. telkin ettiği gibi, tebliğ ettiği gibi. Şimdi gelelim bu cehennemden kurtuluş neyledir? Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Kureyş cemaati, ben size şu dağın arkasında şurada bir düşman atları geliyor, hemen size saldıracak, mallarınızı gasp edecek desem bana inanır mısınız?” “Evet.” diyorlar. “Çünkü sen asla yalan söylemiyorsun.” Öyleyse mürşidin birinci özelliği sadece Allah’ın doğrularını söylemesi.

O zaman oraya gelenlere diyor ki: “O hâlde ben şimdi size önünüzde şiddetli bir azap günü bulunduğunu, Allah’a mülâki olmaya inanmayanların o çetin azaba uğrayacaklarını haber veriyorum.” O zaman anne baba çocuğunu okula gönderiyor. Niçin okula gönderiyor? Okula gönderiyor, meslek sahibi olsun ve rahat bir iş bulsun ve mutlu olsun. Hedef, her anne babanın hedefinde bu var. Ama işte Allahû Tealâ diyor ki, eğer Allah Resûlü Allah’a mülâki olmayanların mutlaka cehennem azabını yaşayacağını haber veriyor. O zaman siz çocuğunuzu okula gönderiyorsunuz ama o çocuk Allah’a ulaşmayı dilemiyor. Cehennem azabından kendisini kurtarabilir mi? Devamlı Allahû Tealâ da olaylarla imtihan ediyor. Her olayda sıkıntıyı yaşıyorsa o çocuğu okula gönderdin, en iyi okuldan mezun oldu. Sıkıntısız bir hayat yaşayabilir mi? Hayır. Huzursuz ve mutsuz bir hayat yaşayacak.

Marifet ne? Bugün bir toprağa, şeftali ağacı dikiyorsunuz. Size şeftali meyvesini veriyor. Hiç şeftali ağacını ekip de zakkum ağacının meyvelerini toplayan var mı? Şimdi bugünkü eğitim sistemimiz böyle. Ulaşmayı dilemiyor. Hatta öyleleri var ki dilemeye de mâni oluyor. O zaman insan kendi kendini yaptığı yanlış davranışlar sebebiyle azaba mahkûm ediyor. “Ey Kureyşler, size karşı benim hâlim, düşmanı gören, zarar vereceğinden korkarak hemen haber vermeye koşan bir adamın hâli gibidir. Ey Kureyş cemaati, siz uykuya dalar gibi öleceksiniz, uykudan uyanır gibi dirileceksiniz.”

Öyleyse çocuklarımızı neye göre yetiştireceğiz? Çocuklarımızı dine göre yetiştireceğiz. Üç esas var dinde. Vahdet: Allah tektir. Tevhid: Allah'a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu tek cemaattir. Ve teslim. Hatta vahdet, Allah tektir ve Allah’a teslim olmak durumundayız. Tek Allah’a teslim olanların vücuda getirdiği tek cemaat, tevhid. Tevhidde ne var? Tevhidde herkesin birbirine nasihat etmesi var. Birbirine örnek olması var. Birbirine yardımcı olması, birbirini sevmesi var. Ama sadece çocuklarımızı okula gönderip meslek sahibi kıldığımız zaman bu öğretiden mahrum kalan bu çocuğun mutlu olması imkânı var mı? İmkânsız. Çocuğun okul hayatı devam ederken evdeki eğitim, anne baba tarafından tevhid esasına göre insanla Allah arasındaki ilişkide anne babanın evlâdına bırakacağı en büyük miras İslâmî terbiye. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma3