Muhterem Hocam, "Daimî zikir hangi zikirdir, ben de çekeyim." diyen bir takipçimize ne buyurursunuz?

Soru

Muhterem Hocam, "Daimî zikir hangi zikirdir, ben de çekeyim." diyen bir takipçimize ne buyurursunuz?

Cevap

Daimî zikir bir çeşit zikir değil. Daimî zikir bir süreç içerisinde ulaşılan bir hedeftir. Biz insanlar hanîf fıtratıyla yaratılmışız. Hanîf fıtratı demek gerçekten birtakım hedeflerin var olduğu, bunların bize farz kılındığı ve tedricî basamaklar içerisinde o hedefe zaman içinde ulaşmak demektir.

Hepimiz 3 öğün yemek yiyoruz. Öyle değil mi? Hiçbirimiz madem ki yemek yiyoruz, her öğünde dörtte bir, çeyrek ekmek yiyorsam bunu bir seferde yiyemez miyim derseniz yapabilir misiniz? Fıtratınıza aykırı, yapamazsınız. Yani tefrit de ifrat da yok dinimizde. O zaman ne yapmanız lâzım? Belli süre aralıklarında bunu alıyorsunuz ve sindirebiliyorsunuz.

Tıpkı bunun gibi fıtrata aykırı davranışlar da bizi bir yere ulaştırmaz. Evvelâ kesinlikle daimî zikre ulaşmak istiyorsak bunun yolu nereden geçer? Daimî zikre ulaşmanın yolu nereden geçer? Nasıl ruhumuzun Allah’a teslimi mürşidsiz olmuyorsa, nasıl fizik vücudun Allah’a teslimi mürşidsiz olmuyorsa, nasıl nefsin Allah’a teslimi mürşidsiz olmuyorsa daimî zikir mürşidsiz olabilir mi? Öyleyse sevgili kardeşlerim daimî zikir mürşidsiz olamaz.

Ama ben mürşidsiz olmayacak ama daimî zikre ulaşmak istiyorum. Bir şey daha söyleyebilirim size. Daimî zikir hizmetsiz de olamaz. Yani en üst noktada Efendimiz (S.A.V)'i örnek alanlar hayatlarını hizmet için adayanlardır. Bunun başka yolu yok. Daimî zikre ulaşmak istiyorsanız, zikrinizin artmasını istiyorsanız başkaları için yaşayacaksınız.

Buraya geldiniz. Bugün bu sohbettesiniz. Dolu bardakla geldiyseniz buradan zerre kadar bardağınıza su girmez. Bu sohbetten nasipdar olanlar bardağı boş olanlardır. Öyleyse her zaman bu söylediklerimizi düşünmeye çalışın. Hep Allah’tan alacağız ama kime vereceğiz? Hakk’tan alıp halka vereceğiz.

Eğer böyle olmak istiyorsak o zaman Efendimiz (S.A.V)'in sohbetleri bardağımızın boş gelip dolu olarak gittiğimiz sohbetlerdir ama o dolu olan bardağı kime vermemiz lâzım? Savaş meydanındaki suyu hatırlayın. Kime veriyorduk? Yani başımızdaki kardeşimize veriyorduk.

Öyleyse sohbetlere dolu bardakla gelip aynı şekilde gitmek bizi bir yere ulaştırmaz. Boş bardaklara gelip buradan doldurup o dolu bardağı da ihtiyaç sahibi kardeşimize taşımaktır. Onun için veda hutbesinde Efendimiz ne diyor? “Burada olanlar olmayanlara anlatsın. Ola ki olmayanlar olanlardan çok daha güzel tatbik ederler.”

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 4 Ekim 2026Son güncelleme: 4 Ekim 20262 dk okuma2