Muhterem Hocam, daimî zikirde herkesin kalp gözü, kalp kulağı açılıyorsa aslında Allah herkese vahiy etmek istiyor diyebilir miyiz?

Soru

Muhterem Hocam, daimî zikirde herkesin kalp gözü, kalp kulağı açılıyorsa aslında Allah herkese vahiy etmek istiyor diyebilir miyiz?

Cevap

Evet diyoruz. Eğer Allahû Tealâ kişiyi daimî zikre ulaştırıyorsa bu daimî zikrin yani kalbin 7 kademe üzerine olmasının arkasında bir de ne vardır? Hikmet sahibi olmak yok mudur? Kimdir hikmet sahibi olan kişi? Allah’la konuşabilen kişi.

Öyleyse Allahû Tealâ bir kişiyi daimî zikre ulaştırıyor. Ona hikmetini nasip etmişse Allah onunla konuşmak istiyor. Ama o zamana kadar biz kiminle konuşacağız? Mürşid. Mürşidle konuşacağız sevgili kardeşlerim. Çünkü mürşid Allah’tan vahiy alan kişidir.

Herkes şeytandan vahiy alıyor mu? Evet. En’âm 112. Herkes şeytanın ilhamına mazhar mı? Evet. Aynı şekilde aynı âyet. Ama herkes Allah’ın vahyine tâbî mi? Hayır. Değil. Allah’ın vahyine mazhar olmak noktasına gelene kadar mürşidine de mutlaka tâbî olmamız lâzım.

6/EN’ÂM - 112

Ve kezâlike cealnâ li kulli nebiyyin aduvven şeyâtînel insi vel cinni yûhî ba’duhum ilâ ba’din zuhrufel kavli gurûrâ(gurûran), ve lev şâe rabbuke mâ fealûhu fe zerhum ve mâ yefterûn(yefterûne).

Ve böylece, Biz bütün nebîlere, insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Onların bir kısmı, diğer bir kısmına aldatmak maksadıyla yaldızlı sözler vahyederler. Ve Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile baş başa bırak.

O zaman mürşid bizim için Allah’tan vahiy ise hangi âyette bunu zikrediyor? Şûrâ 51. Resûl gönderiyor ona. Resûlü’ne vahyediyor.

42/ŞÛRÂ - 51

Ve mâ kâne li beşerin en yukellimehullâhu illâ vahyen ev min verâi hıcâbin ev yursile resûlen fe yûhıye bi iznihî mâ yeşâu, innehu aliyyun hakîm(hakîmun).

Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahyile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl göndererek. Muhakkak ki O; Aliyy’dir, Hakîm’dir.

Efendimiz’in bize öğretisi aslında nedir? Allah’ın vahyidir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 5 Ekim 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20262 dk okuma2