Muhterem Hocam, Deccal ve Duhan fitnesi nedir? Açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Deccal ve Duhan fitnesi nedir? Açıklar mısınız?

Cevap

"Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir sohbetinde buyuruyor ki:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ahmed b.Hanbel’in Müsned, Tirmîzi

"Yakında, kopkoyu karanlık gece parçaları gibi fitneler olacaktır." Hz. Ali: "Ey Allah’ın Resûlü! O fitnelerden kurtuluş yolu nedir?" diye sorduğunda, Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz buyurdular ki: "Mukaddes ve Yüce olan Allah’ın Kitab’ıdır. O’nda sizden öncekilerin, sizden sonrakilerin haberi ve kendi aranızdakinin hükmü vardır. O, Allah’ın kesin sözüdür. Kim ki, kibrinden dolayı o Kitab’ı terk ederse, Allah onun belini kırar. Kim de hidayeti O’ndan başkasında ararsa, Allah, o kimseyi dalâlette bırakır. O, Allah’ın sapasağlam bir ipi, apaçık bir nuru ve Sıratı Mustakîm’e ulaştıran hikmet dolu bir haberidir."

İşte "Yakında, kopkoyu karanlık gece parçaları gibi fitneler olacak..." bu fitne hadîsten anlaşıldığı gibi; kibirlilerin kitabı terk etmesi, kitaptan sapması ve hidayeti Kur’ân dışında aranması.

Gerçekten de çağımıza baktığımız zaman, Kur’ân-ı Kerim’de yer almayan 19 tane bi'dat ortaya çıkmış. Bu hurafelerle insanlar hidayeti yaşamaya çalışıyor ki bu mümkün değildir. Yetmez Kur’ân-ı Kerim’de yer almasına rağmen Kur’ân-ı Kerim’den kopan 19 tane kavram var. Yani Kur’ân unutulmuş.

İşte Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), Kuba Mescidi’ne giderken orada bir grup sahâbenin aralarında konuştuğunu görüyor. "Ne hakkında konuşuyorsunuz?" dediğinde "Kıyâmet hakkında konuşuyoruz." buyuruyorlar.

“Allah’a yemin ederim ki on büyük alâmet gerçekleşmedikçe kıyâmet kopmaz. Bunlardan bir tanesi:

Deccal fitnesi,

Duhan fitnesi,

Diğeri Dabbetül Arz

Güneşin batıdan doğması,

Hz. İsa (A.S)’ın yeryüzüne inmesi

ve doğal afetler."

Şimdi nedir Deccal Fitnesi?

Deccal fitnesi, kibirli olan insanların Kur’ân’dan sapması, Kur’ân’ı unutturması söz konusu.

İster Tevbe 32’de, ister Saff 8’de Allah buyuruyor ki:

9/TEVBE-32 Yurîdûne en yutfîû nûrallâhi bi efvâhihim ve ye'ballâhu illâ en yutimme nûrahu ve lev kerihel kâfirûn(kâfirûne).

(Onlar) ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.

61/SAFF-8 Yurîdûne li yutfiû nûrallâhi bi efvâhihim vallâhu mutimmu nûrihî ve lev kerihel kâfirûn(kâfirûne).

Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır.

“Onlar ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Allah kâfirler kerih görse bile nurunu tamamlamaktan başka birşey istemez.” Ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürenler kendileri Allah’a ulaşmayı dilemeyen başkasının dilemesine mani olan, bu büyük fitnenin içerisinde bulunanlar.

"Fitne, katilden büyüktür." Başkasını haksız yere katleden kişi cehenneme gider; ama fitne içinde olan kişi kendisi cehenneme gittiği gibi başkalarını da kendisiyle birlikte cehenneme götürür. Dolayısıyla fitne daima katilden büyüktür. Ve Deccal fitnesi insanların bu kibirliler tarafından Allah yolundan saptırılmasını ifade ediyor.

Duhan fitnesi de, dine girmiş olan bidatlerle dinin yaşanmasını ifade ediyor ki;

“O gün diyor: "Semanın apaçık bir dumanla kaplandığı günleri gözetle. İnsanlar korkacak bu elim bir azaptır.”

Ve diyecekler ki; “Rabbimiz, bu azabı bizden kaldır, biz müminleriz.” İşte bu "azabı kaldır müminleriz" diyenlerde bidatlerle din yaşayanlar münafıklardır.

Münafıklar biliyorsunuz;

Yalan söyler,

Emanete ihanet eder,

Ve ahde vefa etmez.

Tekrar ediyoruz münafıklar yalan söylüyor, hevasına tâbî oluyor, emanete ihanet ediyor, Allah'ın Zatı'ndan kendisine üfürülen ruh emanetini hayattayken Allah'a teslim edilmesi gerekmesine rağmen onu yapmıyor. Konuştuğunda yalan söylüyor, söz verdiğinde cayıyor.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) yine başka bir Hadîs-i Şerif de:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhârî, Îmân, 24.

“Şu dört özellik kimde bulunursa o, tam bir münafık olur. Kimde bu niteliklerden biri bulunursa onu terk edinceye kadar kendisinde münafıklıktan bir özellik vardır:

1. Kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder.

2. Konuştuğunda yalan söyler.

3. Söz verdiğinde cayar.

4. Husumet sırasında haktan sapar.”

İşte bu münafığın alâmetidir bunlar da duhan fitnesinin içinde "Biz müminleriz." Ama Allahû Tealâ mümin olmadıklarını kendilerine bir resûl geldiğinde ondan ibret almayıp tamamen onun karşısında yer almalarını sağlıyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma2