Muhterem Hocam, devrin imamına nasıl tâbî olunuyor?

Soru

Muhterem Hocam, devrin imamına nasıl tâbî olunuyor?

Cevap

"Evet, gerçekten Kur’ân-ı Kerim’e baktığımız zaman devrin imamına biat ediliyor. Nereden biliyoruz? İşte Mümtehine Suresinin 12. âyet-i kerimesinden, Fetih Suresinin 10. âyet-i kerimesinden ve 18. âyet-i kerimesinde âyette yer alan biat edilen asaleten devrin imamı, peygamber.

60/MÜMTEHİNE - 12

Yâ eyyuhen nebiyyu izâ câekel mu'minâtu yubâyi'neke alâ en lâ yuşrikne billâhi şey'en ve lâ yesrikne ve lâ yeznîne ve lâ yaktulne evlâdehunne ve lâ ye'tîne bi buhtânin yefterînehu beyne eydîhinne ve erculihinne ve lâ ya'sîneke fî ma'rûfin fe bâyı'hunne vestagfirlehunnallâh(vestagfirlehunnallâhe) innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Ey nebî (peygamber)! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlâtlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbî olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile. Muhakkak ki Allah; Gafur’dur (mağfiret edendir, günahları sevaba çevirendir), Rahîm’dir (Rahîm esması ile tecelli edendir).

48/FETİH - 10

İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).

Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün vücudunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür).

Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).

48/FETİH - 18

Lekad radiyallâhu anil mu’minîne iz yubâyiûneke tahteş şecereti fe alime mâ fî kulûbihim fe enzeles sekînete aleyhim ve esâbehum fethan karîbâ(karîben).

Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.

Ama diyelim ki peygamberlerin olmadığı dönemlerde Allah tarafından seçilen velî resûllerden bir tanesi de devrin imamı. Vekâleten devrin imamı. Ona da biat ediliyor mu? Evet. Ona da biat ediliyor. Diğerlerine tâbî olunuyor. İntisap ediliyor. Nitekim âyetlere de baktığımız zaman öyle görülüyor.

Meselâ Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir hadîs-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Nübüvvet benimle sona ermiştir. Benden sonra nebî gelmeyecek ama benden sonra imamlar ve halifeler gelecek. Onlara itaat bana itaattir. Onlara isyan bana isyandır.” Devamında ikinci hadîs şöyle buyuruluyor: “Benden sonra nebî gelmeyecek ama benden sonra âlimler ve halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olmuştur. Onlara isyan eden de bana asi olmuştur.”

Öyleyse her hâlükârda Allah Resûlü’nün (S.A.V) varisi âlimler vardır. Devrin imamı bu açıdan Allah Resûlü’nü (S.A.V) temsil ediyor. Nitekim Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) başka bir hadîsinde: “Her devirde beni temsilen bir kişi olacaktır."" Resûlullah’ı temsilen bir kişi. O kimdir? Devrin imamıdır. Hz. Îsâ (A.S) kardeşimi temsilen 3 kişi. Hz. Mûsâ (A.S)’yı temsilen 7 kişi. Hz. İbrâhîm (A.S)’ı temsilen 40 kişi olacaktır.” Yani her hâlükârda her zaman ümmetimden Allah’a itaat eden, hayırlarda yarışan bir ümmet hep olacaktır. Bunlar mürşidler topluluğu.

Önemli olan bizlerin Allah’a ulaşmayı dileyerek Allahû Tealâ’nın bizi onlardan birisine ulaştırması. Nitekim Allah Resûlü (S.A.V) ne buyuruyor hadîsinde? “Size ruh verenler gelecek. Onları arayın, bulun. Kim zamanın imamına ârif olmazsa o cahiliye standartlarında ölür.” Ve bir Allah dostunun ifadesi şöyle: “Mürşidi bulan mürşidi arayandır. Her arayan mürşid bulamaz.”

O zaman Bakara 45-46 aklınıza gelmeli. Sabır ve namazla Allah’tan yardım isteyiniz. Zordur. Kimler için zor? O zor olan da arıyor, hacet namazı kılıyor. Bir bakalım deneyelim. Görür müyüm, göremez miyim diye. Ama Allah’a ulaşmayı dilememiş. Dilemezse, ne kadar hacet namazı kılsa bulabilir mi? Bulamaz. Ama bulan kişi kimdir? Bulan kişi arayandır. Hacet namazıyla aramıştır ve Allahû Tealâ da ona göstermiştir.

2/BAKARA - 45

Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne).

(Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidini sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir.

2/BAKARA - 46

Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).

Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.

O zaman hacet namazı kılarak devrin imamını kendisine gösteriyorsa gidip ona biat etmesi, tâbî olması lâzım. Ama onun dışındaki vesile gösteriliyorsa gidip onların önünde de tövbe edip mutlaka oradan devrin imamının dergâhına Allah onu ulaştıracaktır inşaallah.

"

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 3 Ekim 2026Son güncelleme: 3 Ekim 20264 dk okuma0