Muhterem Hocam, devrin imamının ruhu ne demektir?
Soru
Muhterem Hocam, devrin imamının ruhu ne demektir?
Cevap
Devrin imamının ruhu, sevgili kardeşim; Allah tasarrufuna aldığı kulun ruhunu başkalarının başının üzerine koruyucu kalkan olarak, ni'met olarak gönderir. Devrin imamının ruhu, biz insanlar için bir ni'mettir. Ni'met olduğunu nereden biliyoruz? Allahû Tealâ Âli İmrân 164’te:
3/ÂLİ İMRÂN-164 Lekad mennallâhu alâl mu’minîne iz bease fîhim resûlen min enfusihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmete, ve in kânû min kablu le fî dalâlin mubîn(mubînin). Andolsun ki Allah, mü’minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni’met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O’nun (Allah’ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel (Allah'a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.
"Andolsun ki Allah, mü’minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhunu) bir ni'met olarak (gönderir) kendilerinden bir resûl (olarak) beas eder.
Devrin imamının ruhu bir ni'met ve bu nimetin ne olduğu mânâsında da yine Bakara 150-151’de:
2/BAKARA-150 Ve min haysu haracte fe velli vecheke şatral mescidil harâm(harâmi), ve haysu mâ kuntum fe vellû vucûhekum şatrahu li ellâ yekûne lin nâsi aleykum huccetun, illâllezîne zalemû minhum fe lâ tahşevhum vahşevnî ve li utimme ni’metî aleykum ve leallekum tehtedûn(tehtedûne). Nereden çıkarsan çık, bundan sonra (namazda) vechini (yüzünü) Mescid-i Haram yönüne çevir. Ve nerede olursanız olun, yüzlerinizi o yöne çevirin ki, insanların sizin aleyhinizde (kullanabilecekleri) delil olmasın. Onlardan zulmedenler hariç, artık onlardan korkmayın. Ben'den (sizin üzerinizdeki sevgimin azalacağından) korkun ki, sizin üzerinizdeki ni'metimi tamamlayayım da böylece hidayete eresiniz.
2/BAKARA-151 Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne). Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı (Kurânı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
“Üzerinize ni'metimi tamamlayayım ki siz hidayete eresiniz.”
Bu âyetin muhatabı sahâbe. Ve gerçekten sahâbenin hepsine baktığımız zaman ne ile hidayete, kim ile hidayete ermişlerdir? Peygamber Efendimiz (S.A.V) Efendimiz’le hidayete ermişlerdir.
Şûrâ Suresinin 52. âyet-i kerimesi ne diyor?
42/ŞÛRÂ-52 Ve kezâlike evhaynâ ileyke rûhan min emrinâ, mâ kunte tedrî mâl kitâbu ve lâl îmânu ve lâkin cealnâhu nûran nehdî bihî men neşâu min ibâdinâ, ve inneke le tehdî ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin). Ve işte böylece sana emrimizden bir ruh (Kur'ân-ı Kerim) vahyettik. Ve sen, kitap nedir ve îmân nedir bilmiyordun. Ve lâkin O'nu “nur” kıldık. Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun (ulaştırıyorsun).
Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e bizzat “Sen Sıratı Mustakîm'e ulaştırıyorsun.” diyor.
Öyleyse sahâbenin hepsini Sıratı Mustakîm üzerinden hidayete erdiren kimdir? O Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'dir. Ve onun ruhunun koruyuculuğu altında bu gerçekleşiyor.
Fâtiha Suresini okuyoruz günde 45 kere (hadi öyle diyelim). Allah’tan ne diyoruz? Bize devrin imamının ruhunu ne yap? Başımızın üzerine gönder. Fâtiha’da devrin imamının ruhunun başımızın üzerinde olduğunu nereden anlıyoruz?
FÂTİHA SURESİ 1. FÂTİHA – 1 Bismillâhir rahmânir rahîm. Rahmân ve rahîm olan Allah'ın ismi ile. 2. FÂTİHA – 2 El hamdu lillâhi rabbil âlemîn (âlemîne). Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. 3. FÂTİHA – 3 Er rahmânir rahîm(rahîmi). Rahmân’dır, Rahîm’dir. 4. FÂTİHA – 4 Mâliki yevmid din(dîne). Din gününün mâlikidir. ŞUARÂ – 82 Ve din günü, benim hatalarımı mağfiret etmesini umduğum da O’dur. 5. FÂTİHA – 5 İyyâke na’budu ve iyyâke nestaîn (nestaînu). (Allah'ım!) Yalnız Sana kul oluruz ve yalnız Senden İSTİANE (mürşidimizi) isteriz. 6. FÂTİHA – 6 İhdinâs sırâtel mustakîm(mustakîme). (Bu istianen ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır). 7. FÂTİHA – 7 Sırâtallezîne en’amte aleyhim gayril magdûbi aleyhim ve lâd dâllîn(dâllîne) O yol (SIRATI MUSTAKÎM) ki; üzerlerine ni'met verdiklerinin yoludur. Üzerlerine gadap duyulmuşların ve dalâlette kalmışların (Allah’a ulaşmayı dilemeyenlerin) yolu değil.
”Üzerine ni'met verdiklerinin yolu.” Kurtuluşa ulaşanlar kimlerdir? Başlarının üzerinde ni'met taşıyanlar. Ama taşımayanlar da, başıboş dolaşanlar. Halk arasında, özellikle biz böyle İslâm kültürünün içinde yoğrulmuş bir halk olarak “Başıboş dolaşma evladım.” diyoruz. Aslında o söz nereden geliyor? Buradan kaynaklanıyor yani. Başıboş dolaşma çünkü başıboş dolaşanlar kimin elinde? Şeytanın elinde. Allah razı olsun.