Muhterem Hocam, "Din aslında bize tamamen doğru anlatılmıştır. Eksik birşey yoktur. Eksik olan insanların akılları. İnsanlar değiştiği için bu hale geldi. Günümüz insanları doğrula
Soru
Muhterem Hocam, "Din aslında bize tamamen doğru anlatılmıştır. Eksik birşey yoktur. Eksik olan insanların akılları. İnsanlar değiştiği için bu hale geldi. Günümüz insanları doğruları akıl edemiyorlar mı?" demişler. Açıklar mısınız?
Cevap
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki;
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663.
“Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehli Beyt’im.”
Allah Resûl'ü bunu boşuna söylememiş. Diğer taraftan Resûlullah (S.A.V) Mehdi (A.S) ile alakalı geleceğiniz bize müjdelediği bir hadîs şöyle:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak : (Buhari, Fezailül Kur’ân 21)
Kaynak: Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman 57.
Hayrukum men teâlleme elkur'âne ve âllemehu
"Sizin en hayırlınız Kur'an'ı öğrenen ve öğretendir."
"Ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorluklarınızı gideren VELİNİZ OLAN KİMSEYE KATILINIZ, O MEHDİ'DİR."
Eğer Allah Resûl'ü ümmetimin en hayırlısı Mehdi (A.S)'dır diyorsa, sizin en hayırlınız Kur'ân'ı öğrenen ve öğretendir diyorsa o zaman Mehdi (A.S) Kur'ân-ı Kerim'i Allah'tan öğrenen ve O'nun emriyle öğretendir. Dolayısıyla dinin iki kaynağından biri Allah'ın Kitab'ı, diğeri de bu Kitab'ı bizlere açıklayan Ehlibeyt veya Resulûllah (S.A.V)'in sünneti. Resulûllah (S.A.V) Efendimiz;
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî, İlim, 16.
"Sünnetimden uzaklaşan benden değildir. Sünnetimi yaşatan, beni sevmiş olur. Beni seven de benimle cennette olur."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî, Sünen, İlim, 39/16.
“Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Beni seven de cennette benimle beraber olur.”
Yani vekâleten Devrin İmamından bahsediyor. Resulûllah (S.A.V)'in sünnetini en üst seviyede yaşatanlar vekâleten Devrin İmamıdır. "Günümüz insanları doğruları akıl edemiyorlar mı?" sorusuna gelince tabiî ki akıl edemiyorlar. Mürşidin devreye girmesi lâzım. Allah Resûl'ü bir hadîsinde; "Alime bildiğini açıklamaması, cahilin de bilmediğini sormaması haramdır." diyor. Öyleyse her devirde ilim sahipleri var. Allah onları yetkili kılmış. diğer insanlar cahiller. Bilmediklerini onlara sorup öğreneceklerdir. Doğrular Kur'ân-ı Kerim'in hükümleridir. Yanlışlar Kur'ân'a uymayan zanlardır.
Aklınız sizi bu dünya üzerinde koruyan en önemli vasıtadır. Aklınızı kullanmayı öğrenmek mecburiyetindesiniz. Aklı kullanmak ise aklın size ulaştırdıklarını tatbik mevkiine koymanızı ihata eder. Ve herşeyin ardında iblis güzellikleri çirkin hâle getirmeyi başarmış, insanlara sunmuş ve onlar da ne yazık ki inanmışlar. Kendilerini cehenneme mahkûm etmişler.
Oysaki kim kendi iradesiyle Allah'a ulaşmayı dilerse Allah onu akıl eden bir insan hüviyetine sokar. Ona doğruyu yanlıştan ayırma özelliği olan furkan verir. Ne zaman kişi akıl etmeye başlarsa iradi yapı aklın hizmetinde nefsin afetlerini hizaya sokmak üzere bir gayretler sarf etmeye başlar. Allah razı olsun.