Muhterem Hocam, din ilminde vahiy müessesesinin günümüzde yalnızca peygamberlere mahsus olduğu öğretilmektedir. Acaba durum böyle midir? Bizlere, vahiy müessesesinin hangi standart
Soru
Muhterem Hocam, din ilminde vahiy müessesesinin günümüzde yalnızca peygamberlere mahsus olduğu öğretilmektedir. Acaba durum böyle midir? Bizlere, vahiy müessesesinin hangi standartlarda ve kimlere mahsus olduğunu Kur’ân ışığında açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, daimî zikre ulaşan ulûl'elbab, yerin göğün melekûtune yakîn hâsıl eden muhlisler ve iradesini Allah'a teslim eden salihlerin hepsi Allah'tan vahiy alır; yetmez bütün Allah'ın resûlleri vahiy alırlar. Onların ötesinde, bütün devrin imamları Allah'tan vahiy alıyor.
Şimdi vahyin geçtiği Kur'ân âyetlerine baktığımız zaman tam 10 tane âyet-i kerimede, vahyin sadece peygamberlere mahsus olmadığı:
KUR'ÂN-I KERİM'DEKİ VAHİY ÂYETLERİ
1. BAKARA-118: Ve bilmeyenler: "Keşke Allah bizimle konuşsa" veya "Bize de bir âyet gelse" dediler. Bunun gibi onlardan öncekiler de, onların sözlerine benzer (sözler) söyledi. Onların kalpleri birbirine benzedi. Âyetlerimizi, yakîn hasıl eden bir kavim için beyan etmiştik.
2. BAKARA-259: …Bunun üzerine Allah, onu yüz sene öldürdü. Sonra da diriltti. (Ona) "Ne kadar (ölü bir vaziyette) kaldın?" dedi. (O da): "Bir gün veya günün bir kısmı kadar." dedi. (Allah:) "Hayır, yüz yıl kaldın. Haydi yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulup kokuşmadı. Ve merkebine bak. (Bu), seni insanlara bir âyet kılmamız içindir. …
3. MÂİDE-111: Ve havarilere: "Bana ve Resûl'üme îmân edin." diye vahyettiğim zaman, onlar da "Îmân ettik ve bizim (Hakk'a) teslim olduğumuza şahit ol." demişlerdi.
4. YÛNUS-2: Onlardan bir adama, "insanları uyarması, âmenû olanları (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyenleri) müjdelemesi" için vahyetmemiz insanlara acaip (garip) mi geldi? …
5. NAHL-68: Ve senin Rabbin, balarısına, dağlardan, ağaçlardan ve onların (insanların) kurdukları çardaklardan, evler (kovanlar) edinmelerini vahyetti.
6. TÂHÂ-38: Vahyedilecek şeyi annene vahyetmiştik.
7. FUSSİLET-12: Böylece onları iki günde yedi kat gök olarak kaza etti (yarattı, tamamladı). Her gök katına kendi emrini vahyetti.
8. ŞÛRÂ-51: Allah'ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illâ vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek…
9. ZİLZÂL-4: O gün (izin günü), (arz) haberlerini anlatacaktır.
ZİLZÂL-5: Rabbinin ona vahyetmesi ile.
10. ÂLİ İMRÂN-47: …"Rabbim, benim çocuğum nasıl olur? Bana bir beşer dokunmadı" dedi. (Allah şöyle buyurdu): "İşte böyle, Allah dilediğini yaratır. Bir emrin (işin) olmasını takdir ettiği zaman, sadece ona 'ol' der, o hemen olur."
Peygamberler şer'î vahyin sahipleridir. Ama şimdi nebî resûllerle, velî resûlleri (birbirinden farklı tam 10 özelliği) karşılaştırdığımız zaman şunu görüyoruz:
NEBÎ (PEYGAMBER) RESÛLLER, ŞERİAT KİTABI VERİLENLER
1. Nebî kelimesi sadece Peygamberler için kullanılır. ÂLİ İMRÂN-81
2. Sadece insanlardan seçilirler. BAKARA-213
3. Aynı soydan gelirler. MERYEM-58
4. Aynı anda 2 Nebî olmamıştır. FURKÂN-35
5. Aralarında fetret devri vardır. MÂİDE-19
6. Şeriat kitabı sahibidirler. ÂLİ İMRÂN-81
7. Nebî Resûllerin 5 görevi vardır. BAKARA-151
8. Nebî Resûl Asaleten hepsi devrin imamıdır. ENBİYÂ-73
9. Asaleten şefaat yetkisine sahiptir. MERYEM-87
10. Peygamber Efendimiz son Nebîdir. AHZÂB-40, BAKARA-213
VELÎ RESÛLLER, PEYGAMBERLERİN ŞERİAT KİTABI İLE AMEL EDENLER
1. Resûl, Peygamberler dışındaki kişiler için de kullanılmıştır. YÛSUF - 50, NEML - 35
2. İnsanlardan, Meleklerden ve Cinlerden olabilirler. HACC - 75, EN'ÂM - 130
3. Farklı soydan gelirler. ÂLİ İMRÂN - 179, İBRÂHÎM – 4
4. Aynı anda bütün kavimlerde Veli resuller vardır. NAHL - 36, İBRÂHÎM - 4, MU'MİNÛN - 44, YÂSÎN - 13-14-16-20
5. Fetret devri yoktur art arda gelir. MU'MİNÛN - 44
6. Nebîlere verilen şeriat kitaplarıyla hükmederler. ÂLİ İMRÂN - 81
7. Velî resûllerin 4 görevi vardır. ÂLİ İMRÂN - 164, CUMA - 2
8. Velî resûllerin içlerinden biri Vekaleten Devrin imamı olarak seçilir. SECDE - 24
9. Vekaleten şefaat yetkisi vardır. ENBİYÂ - 28
10. Kıyâmete kadar devamlı resûller gelecektir. ÂLİ İMRÂN – 81
Nebî resûller, Allah'ın kendilerine şeriat kitabı verdiği şer'î vahyin sahipleridir. Ama velî resûller de nebîlerere verilen şeriat kitapları ile hükmederler.
Yani Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) "Mehdi (A.S) benim soyumdandır. Ben nasıl vahiy üzere mücadele veriyorsam, O'da benim sünnetim üzere mücadele verir. Bu dini Allah benimle nasıl başlattıysa, O'nunla sona erdirecektir. Benimle insanlar nasıl şirkten kurtulmuşlar, O'nunla fitneden kurtulacaklardır."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: "Kitab-ül Burhan Fi Alamet-ll Mehdiyy-ll Ahir Zaman, 2.
"Mehdi (A.S) benim soyumdandır. Ben nasıl vahiy üzere mücadele veriyorsam, o da benim sünnetim üzerine mücadele verir. Allahû Tealâ nasıl bu dini bizimle başlattıysa, Mehdi (A.S) ile sona erdirecektir. İnsanlar nasıl bizimle şirkten kurtulmuşlarsa, Mehdi (A.S) ile fitneden kurtulacaklardır."
Peygamber Efendimiz (S.A.V) "Başında ben, ortasında Mehdi (A.S), sonunda Hazret-i İsa (A.S) olan bir ümmet helâk olmaz."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sünen-i Nesai, Ebi Nuaym
"Başında benim bulunduğum, sonunda İsa bin Meryem'in, ortasında (sondan önce) Mehdi'nin bulunacağı bir ümmet helâk olmaz."
Yani Resûlullah (S.A.V)'ın ümmeti helâk olmaz. Çünkü Resûlullah (S.A.V)'ın ümmetinin başında Peygamber Efendimiz (S.A.V) var: "Başında benim bulunduğum, sonunda İsa bin Meryem (A.S)'in, ortasında (sondan önce) Mehdi (A.S)'nin bulunacağı bir ümmet helâk olmaz."
Mehdi (A.S) Muhterem Efendimiz.
Öyleyse vahiy; bu âyetlerin de ışığında daimî zikre ulaşan herkese Allahû Tealâ vahiyle konuşur. Ulûl'elbab, ihlas ve salah, bütün resûller ve bütün devrin imamları Allah'tan vahiy alırlar.
Âyetler zaten bize onu söylüyor:
Herhangi bir adama Allahû Tealâ vahyediyor (Yûnus-2),
Şûrâ-51'de beşerle Allah'ın vahiy ile konuşması var,
Hazret-i Musa (A.S)'ın annesine vahyediyor (Tâhâ-38),
Göklere vahyediyor (Fussilet-12),
Yere vahyediyor (Zilzâl-4,5),
Hazret-i İsa (A.S)’ın annesine vahyediyor (Âli İmrân 47).
Allah razı olsun.