Muhterem Hocam, din konusunda yapılan açıklamaların hakikati ifade edip etmediğini nasıl anlayabiliriz?

Soru

Muhterem Hocam, din konusunda yapılan açıklamaların hakikati ifade edip etmediğini nasıl anlayabiliriz?

Cevap

Bunun yolu, söylenenleri Kur’ân-ı Kerîm ile karşılaştırmaktır. Allahû Tealâ, Hicr Suresi 9. âyet-i kerimesinde;

15/HİCR-9 İnnâ nahnu nezzelnâz zikre ve innâ lehu le hâfizûn(hâfizûne).

Muhakkak ki zikri (Kur'ân-ı Kerim’i), Biz indirdik. O'nun koruyucuları (da) mutlaka Biziz.

Hz. Ali (A.S) çok güzel bir ifadede bulunmuştur. "İnsanlardan her öğrendiğiniz şeyin hakikat olduğu düşünmeyin, tahkik edin." diyor. Allahû Tealâ’ diyor ki biz Kur’ân-ı Kerim’e herşeyi yerleştirdik. Hiçbirşeyi eksik bırakmadık." Bütün hakikatler muhteşem kitabın Kur'ân'ı Kerim'in içerisinde.

Eğer bir kimse size bilmediğiniz veya tereddüt ettiğiniz bir konuda bir şey söylüyorsa, ondan mutlaka delil ve ispat isteyin; ardından âyetleri inceleyin. Çünkü âyetler hakikati açıklar ve hakikati öğrenirsiniz. Hakikati öğrendiğiniz zaman o kişi hakikati mi söylüyor yalan mı söylüyor yakalarsınız. Bu sebeple Allah Resûl'ü (S.A.V) Efendimiz’in hadîs-i şerîflerinde;

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim, Cuma-463. İbn Mace, Mukaddime-7

"Sözün en doğrusu Allah’ın Kitabıdır. Yolun en faziletlisi Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimizin yoludur. İşlerin en şerrlileri sonradan icat edilen bid’atlardır. Bid’at dalâlettir, dalâletin sonu nar-ı cehennemdir."

KUR'ÂN'DA HER KONU AÇIKLANMIŞ

1. ZUMER - 27: Ve andolsun ki, bu Kur’ân’da insanlar için bütün meselelerden örnekler verdik. Umulur ki, böylece onlar tezekkür ederler.

2. EN’ÂM - 38: ...Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra Rab’lerine haşrolunacaklar (olunurlar).

3. NAHL - 89: Ve sana, herşeyi beyan eden (açıklayan), hidayete erdiren ve rahmet olan Kitab’ı, müslümanlara (Allah’a teslim olanlara) müjde olarak indirdik.

4. EN’ÂM - 67: Her haber için kararlaştırılmış bir zaman vardır. Ve yakında bileceksiniz.

5. BAKARA - 269: (Allah) hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse böylece ona çok hayır verilmiştir. Ve ulûl'elbabtan başkası tezekkür edemez.

ŞÛRÂ - 51: Allah’ın hiçbir insanla konuşması olmamıştır, illa vahiy ile veya perde arkasından veya dilediğine izniyle vahyetsin diye resûl (melek) göndererek. Allah, bilir ve hikmet sahibidir.

6. ENBİYÂ - 7: Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.

BAKARA - 186: Ve kullarım sana, Benden sordukları zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana îmân etmiş olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

7. FURKÂN - 33: Ve sana hak ile ve en güzel (ahsen) tefsir ile ulaştırdığımızdan (meselelerden) başka bir meseleyi sana getirmediler.

Yalanlar insanların uydurduklarıdır. Doğrular da Allah'ın Kur'ân'da vaaz ettiği hükümlerdir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ekim 2026Son güncelleme: 17 Ekim 20263 dk okuma0