Muhterem Hocam, dindeki bid'atlarin bir sebebi de Kur’ân'ın ruhunun bilinmemesi midir?
Soru
Muhterem Hocam, dindeki bid'atlarin bir sebebi de Kur’ân'ın ruhunun bilinmemesi midir?
Cevap
Dindeki bid'atlerin oluşması kişinin Allah'a ulaşmayı dilememesidir. Dilemediği takdirde Câsiye 23'te o kişi faydasız ilmin sahibidir. İşte bu faydasız ilim insanları, Allah'ın Kur’ân ilminden, kutsal kitaplarından uzaklaştırıyor.
Allahû Tealâ Bakara 78'de:
2/BAKARA-78 Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).
Ve onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zanda bulunuyorlar.
19 tane zan, 19 tane bid'at... Kur’ân'da yer almayan ama din tatbikatına sokulan, Kur’ân'da olmasına rağmen din tatbikatından çıkartılan herşey bir bid'attır.
KUR’ÂN’I KERİM’E TERS DÜŞEN HURAFELER ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ FUHŞİYAT VE MÜNKERDİR.
1. Tüm Resûller peygamberdir.
2. Nebî olunmadan Resûl olunmaz.
3. Allah peygamberlerden başkasına âyet indirmez.
4. Vahiy, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir.
5. Allah görülmez.
6. Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir.
7. Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbiiyeti şirktir.
8. Allah’a ulaşılamaz.
9. Hidâyet de doğru yoldur, Sıratı Mustakîm de doğru yoldur.
10. Dinde zorlama vardır.
11. Dünyada rahat yoktur.
12. Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer.
13. Şekil şartlarına riâyet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvide ve harflerin mahreçlerinden çıkışına telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz.
14. Kıyâmet günü şefaat vardır.
15. Takva Allah’tan korkmaktır.
16. Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrcîi emri bir ölüm emridir.
17. Yevm’il âhir kıyâmet günüdür.
18. Hayır da şerrr de Allah’tandır.
19. “LÂ İLÂHE İLLALLÂH” diyen cennete girer.
İSLÂM’DAN KOPAN KUR’ÂN KAVRAMLARIYLA TARİKAT
DEVRİN İMAMININ ÖĞRETTİĞİ – MARUFU EMRETMEK
VE MÜNKERDEN NEHYETMEK
1. Resûl ve Nebî
2. Zikir ve Ehli Zikir
3. Hikmet
4. Teslim
5. Mürşid
6. İhlâs
7. Ulûl’elbab
8. İrfan
9. Zühd
10. Birr
11. Nefs Tezkiyesi
12. Amilüssalihat
13. Sıratı Mustakîm
14. Tövbe ve Mağfiret
15. Takva sahibi olmak
16. Allah’a ulaşmayı dilemek
17. Abd ve Abid
18. Âmenû olmak
19. Dalâlet
Kur’ân'da yer almasına rağmen unutulması sebebiyle din tatbikatından çıkartılan 19 tane kavram var. Bu 19 kavramla kişi bunları bilmiyorsa, dini yaşamıyorsa o zaman da İblis orayı boş tutmuyor. Kendisi zanlarla dolduruyor. 19 tane bidat... Böyle olunca artık Kur’ân rafa kaldırılmış. Onun için Allah Resûl'ü şöyle buyuruyor: "Bir zamanlar gelecek, Kur’ân'ın resmi, İslâm'ın ismi kalacak. İnsanlar İslâm ismini anacaklar ama İslâm'dan en uzak kişiler olacaklar. Mescitleri dışarıdan mamur ama içindekiler hidâyetten mahrum. O gün yaşayan âlimler gök kubbenin altında yaşayan insanların en şerrlileri. Fitne onlardan çıkmış, tekrar onlara dönecek." İşte bu âlimler kimler? Bakara 78'e göre: "Onlar ümmîdirler, Kitab'ı bilmezler." Neyi biliyorlar? Sadece insanların zanları, kuruntuları biliyorlar.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Beyhaki; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 24
"Bir zamanlar gelecek, Kur’ân-ı Kerim’in resmi, İslâm’ın ismi kalacaktır. İnsanlar İslâmî isimlerle anılacaklar ama İslâm’dan en uzak kişiler olacaklar. Mescidlere dışarıdan bakıldığı zaman mamur ama içindeki insanlara bakıldığı zaman, kalplerinde hidâyetten eser olmayacak. O gün yaşayan âlimler, gök kubbenin altında yaşayan insanların en şerrrlileridir. Fitne onlardan çıkmıştır ve tekrar onlara dönecektir."
Allah'ın muradı Kur’ân-ı Kerim'in lafzının ve ruhunun öğrenilmesi ve öğretilmesidir. Ruhu öğreten Allah'tır. Ruhu bilmeyen insanların asırlar boyu yazdığı, Allahû Tealâ'nın Kur’ân-ı Kerim'de 'emaniyye' diye adlandırdığı şerriat kitapları, şerriatı anlatırlar. şerriat bir lafızdır. Fıkıh anlatırlar; fıkıh bir lafız. Bi hakkın fıkıhı öğrenen ve tatbik eden çok sayıda âlim hamdolsun ki her devirde vardır. Ama bu devirde de vardır. Ama ruhun ötesi, onun ötesi o ruhtur. Onlar ruhu bilmezler. Bugün hiçbir esasa, âyete, Kur’ân-ı Kerim bazında dayanmayan, hiçbir âyetle delillendirilmeyen bir çok iddia ortada, boşlukta duruyor. Yani Kur’ân-ı Kerim'e dayanmadığı için sadece zanlarla meşgul oluyorlar. Zan da hakikatin yerine geçmez.