Muhterem Hocam, dinimizde faiz haram mıdır? Bu konuda ne buyurursunuz?
Soru
Muhterem Hocam, dinimizde faiz haram mıdır? Bu konuda ne buyurursunuz?
Cevap
Evet sevgili kardeşlerim, faiz haramdır. Kur’ân-ı Kerim'de birçok âyet-i kerimede, özellikle Bakara Suresi'nin 275, 276, 277 ve devam eden âyet-i kerimelerinde Allahû Tealâ cevap veriyor.
2/BAKARA-275 Ellezîne ye’kulûner ribâ lâ yekûmûne illâ kemâ yekûmullezî yetehabbetuhuş şeytânu minel mess(messi), zâlike bi ennehum kâlû innemâl bey’u mislur ribâ, ve ehallallâhul bey’a ve harramer ribâ fe men câehu mev’izatun min rabbihî fentehâ fe lehu mâ selef(selefe), ve emruhû ilâllâh(ilâllâhi), ve men âde fe ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Riba (faiz) yiyenler, kabirlerinden ancak şeytan çarpmasından hırpalanmış bir kimse gibi kalkarlar. İşte bu, onların: “Oysa alışveriş riba gibidir.” demeleri sebebiyledir. Ve Allah, alışverişi helâl, ribayı (faizi) haram kılmıştır. Bundan sonra, Rabbinden kendisine öğüt gelen kimse (ona uyarak) artık (faizden) vazgeçerse, o taktirde geçmiş olan (önceden aldığı faiz) onundur ve onun işi (onun hakkındaki hüküm) Allah’a aittir. Ve kim de (faizciliğe) dönerse, işte onlar, ateş ehlidir. Ve onlar orada ebedî kalacak olanlardır.
Bakara 275'te riba, faiz yiyenler kabirlerinden ancak şeytan çarpmasından hırpalanmış bir kimse gibi kalkarlar. İşte bu onların, “Oysa alışveriş riba gibidir.” Hayır, diyor Allahû Tealâ. Alışveriş helaldir ama faiz haramdır.
2/BAKARA-276 Yemhakullâhur ribâ ve yurbîs sadakât(sadakâti), vallâhu lâ yuhıbbu kulle keffârin esîm(esîmin).
Allah, ribayı eksiltir (onun bereketini giderir) ve sadakayı artırır (onu bereketlendirir). Ve Allah günahkâr kâfirlerin hiçbirini sevmez.
Bakara 276'da Allah ribayı eksiltir, onun bereketini giderir ama sadakayı arttırır.
2/BAKARA-277 İnnellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve ekâmûs salâte ve âtevûz zekâte lehum ecruhum inde rabbihim, ve lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) ve ıslâh edici (nefsi tezkiye edici) amel işleyenlerin, namazı ikame edenlerin (yerine getirenlerin) ve zekâtı verenlerin ecirleri (mükâfatları), Rab’lerinin katındadır. Ve onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmazlar.
Bakara 277'de muhakkak ki âmenû olanların, Allah'a ulaşmayı dileyenlerin ve ıslah edici nefs tezkiyesi işleyenlerin, namazı ikame edenlerin, zekâtı verenlerin ecirleri Allah'ın katında, Rablerinin katındadır. Bu Bakara 277'de faiz yok. Devam ediyoruz Bakara 278.
2/BAKARA-278 Yâ eyyuhâllezîne âmenûttekûllâhe ve zerû mâ bakiye miner ribâ in kuntum mu’minîn(mu’minîne).
Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olun. Eğer (gerçek) mü’minlerseniz, ribadan (faizden) arta kalan şeyi (faizin bakiyesini) bırakın (bakiyeyi almayın).
Yani Bakara 275, 276 ve 278: “Ey âmenû olanlar, Allah'a karşı takva sahibi olun, Allah'a ulaşmayı dileyin. Gerçek mü’minlerseniz ribadan, faizden arta kalan şeyi, faiz bakiyesini bırakın.”
2/BAKARA-279 Fe in lem tef’alû fe’zenû bi harbin minallâhi ve resûlih(resûlihî), ve in tubtum fe lekum ruûsu emvâlikum, lâ tazlimûne ve lâ tuzlemûn(tuzlemûne).
Bundan sonra eğer (bunu) yapmazsanız, o zaman Allah ve O’nun Resûl’ü tarafından savaşa maruz kalacağınızı bilin (savaşa hazır olun). Ve şâyet tövbe ederseniz o taktirde ana malınız (sermayeniz) sizindir. Ve zulmetmezsiniz ve zulmedilmezsiniz.
Bakara 279 Bundan sonra başka bir konuya geçiyor: “Bundan sonra eğer bunu yapmazsanız o zaman Allah ve O'nun resûlü tarafından savaşa maruz kalacağınızı bilin, savaşa hazır olun. Şöyle tövbe ederseniz o takdirde ana malınız sermayeniz sizindir.” Yani faizden tövbe ederseniz, zulmetmezsiniz ve zulme de uğramazsınız. Öyleyse faiz haramdır. Allahû Tealâ Rûm 39'da da aynı şeyi söylüyor.
30/RÛM-39 Ve mâ âteytum min riben li yerbuve fî emvâlin nâsi fe lâ yerbû indallâh(indallâhi), ve mâ âteytum min zekâtin turîdûne vechallâhi fe ulâike humul mud’ıfûn(mud’ıfûne).
Ve insanların mallarında artış olsun diye faizden (faiz olarak) verdiğiniz şey (Allah’a ulaşmayı dilemeden yaptığınız zikir), o taktirde Allah’ın katında artmaz (nefsinizin kalbindeki nurları oluşturmaz ve arttırmaz). Allah’ın vechini (Allah’a ulaşmayı) dileyerek verdiğiniz zekât (yaptığınız (zikir)ler); işte böylece kat kat (nefsinizin kalbindeki nurları) artıranlar onlardır.
Rûm 39'da: “Zekât olarak verdiğinizi Allah arttırır ama faiz olarak verdiğinizi arttırmaz, eksiltir.” diyor Allahû Tealâ. Tıpkı Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin ameli boşa gider, dileyenlerin yaptığı zikir onu hedefe ulaştırır. Nisâ Suresi'nin 161. âyet-i kerimesinde de faizden bahsediyor ve faiz haram. 161'e bakalım inşaallah.
4/NİSÂ-161 Ve ahzihimur ribâ ve kad nuhû anhu ve eklihim emvâlen nâsi bil bâtıl(bâtılı). Ve a’tednâ lil kâfirîne minhum azâben elîmâ(elîmen).
Ve (bu) ondan (ribâdan) nehyedilmiş oldukları halde ribâ (faiz) almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemeleri sebebiyledir. Ve onlardan kâfir olanlar için “elîm azap” hazırladık.
Burada da bir faiz. Nisâ 161. Evet: “Bu, ondan ribadan nehyedilmiş oldukları hâlde riba, faiz almaları ve insanların mallarını haksızlıkla yemeleri sebebiyledir.”
Öyleyse Allahû Tealâ burada görüldüğü gibi faizi haram kılmıştır. Faiz iz bırakmayan paradır. Faiz .... paradır.