Muhterem Hocam, dinin yaşanmasında itaatin önemi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, dinin yaşanmasında itaatin önemi nedir?

Cevap

Din baştan sona itaat emreder. İtaat bir teslimiyettir. İslâm teslim dinidir. Bizi mutluluğa ulaştıracak olan şey Allah’a teslim olmamızdır. İtaat bir teslim oluşu ifade eder. Mutluluğun bütün boyutlarıyla itaatle yaşandığını bilmemiz lâzım. İtaat kişiyi 3. basamaktan yani Allah’a ulaşmayı dilediği basamaktan alır, sonuna kadar, bi hakkın takvaya kadar ulaştırır. İnsanlar vardır, itaat etmezler. Onların nefsleri ve şeytan devamlı itaatsizliğe sevk eder. Mutlu olmadığınız noktaya baktığınız zaman çok net olarak şunu görürsünüz ki itaatinizde noksanlık vardır.

Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Kim itaatten bir el kadar bile ayrılırsa kıyâmet gününde Allah’ın huzuruna lehinde hiçbir delil olmadığı hâlde kavuşur.” Allah’ın Kur’ân-ı Kerim’de sıkça bahsettiği: “Allah’ın ipine sarılın. İnsanlardan bir ipe sarılın."" sözleridir. Allah’ın ipine sarılın demek; Allah’ın Kur’ân’daki emirlerine itaat edin demektir. İnsanlardan bir ipe sarılın demek; Resûle itaat edin demektir.

Din baştan sona Allah ve Resûlü’ne itaattir. İşte bu itaatten ayrılan Sıratı Mustakîm’den sapar, gayy yoluna girer. İşte Resûlullah (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Cihadı terk ederseniz Allah üzerinize zillet tokasını vurur. Tövbe etmedikçe o tokat sizden alınmaz.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebû Davud, Büyû’ 56; Müsned, 2/42.

“Allah yolunda cihadı terk ederseniz, Allah üzerinize zillet damgası vurur. Eski halinize dönersiniz. Allah’a tövbe etmedikçe bu zillet üzerinizden kaldırılmaz.”

Ama Âli İmrân Suresi 112. âyet-i kerimesine bakacak olursak ne görüyoruz? Allah’tan bir ip ve insanlardan bir ip tutanlar hariç hepsinin üzerine zillet damgası vurulmuş.

3/ÂLİ İMRÂN-112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne mâ sukıfû illâ bi hablin minallâhi ve hablin minen nâsi ve bâû bi gadabin minallâhi ve duribet aleyhimul meskeneh(meskenetu), zâlike bi ennehum kânû yekfurûne bi âyâtillâhi ve yaktulûnel enbiyâe bi gayri hakk(hakkın), zâlike bimâ asav ve kânû ya’tedûn(ya’tedûne).

Onların üzerlerine, nerede olurlarsa olsunlar zillet (alçaklık) damgası vuruldu. Ancak Allah'ın ipine (Sıratı Mustakîm'e) ve insanlardan bir ipe (Allah'a ulaştıracak olan mürşide) tutunanlar (ulaşanlar) hariç. (Onlar) Allah'tan bir gazaba uğradılar ve üzerlerine miskinlik damgası vuruldu. Bu, onların Allah'ın âyetlerini inkâr etmiş olmaları ve peygamberleri haksız yere öldürmüş olmaları sebebiyledir. İşte bu, onların (Allah'a) isyan etmelerinden ve haddi aşmış olmalarındandır.

Cihadı terk ederseniz zillet damgası o kişiye vuruluyor. O zaman mürşidine tâbî olmaktan ayrılıp fıska düşen kişinin durumu bu. Eski hâline, cahiliye âdetleri üzerine bir duruma gelir. Allah’a tövbe etmedikçe bu zillet üzerinden kaldırılmaz.

Öyleyse zilletten kurtulanlar kimlerdir? Tövbe ederek Allah ve Resûlü’ne itaat edenlerdir. Onu söyleyebiliriz. Gerçekten de Kur’ân-ı Kerim’in bütünü 7 safha itaati emrediyor.

7 SAFHA ALLAH’A VE RESÛL’E İTAAT

1. ÂLİ İMRÂN-132 Ve Allah’a ve Resûl’e itaat edin, umulur ki böylece siz rahmet olunursunuz.

NÛR-54 De ki: “Allah’a ve Resûl’e itaat edin. Bundan sonra eğer dönerseniz, O’na (Resûl’e) düşen sadece O’na yükletilen (tebliğ)dir.” Ve sizin üzerinize düşen, size yükletilendir. Ve eğer ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz. Resûl’ün üzerinde açıkça tebliğden başka bir (sorumluluk) yoktur.

2. NİSÂ-59 Ey âmenû olanlar! Allah’a ve Resûl’e ve sizden olan idarecilere itaat edin. Bundan sonra eğer bir hususta ihtilâfa düşerseniz, o takdirde Allah’a ve ahiret gününe îmân ediyorsanız, onu Allah’a ve Resûl’üne götürün. Bu daha hayırlıdır ve tevîl (yorum) bakımından en güzelidir.

3. NİSÂ-65 …Aralarında çekiştikleri şey hakkında, seni hakem tayin edip, sonra da senin verdiğin hükümden dolayı “içlerinde bir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça” îmân etmiş olmazlar.

NÛR-51 Onların aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Resûl’üne davet edildikleri zaman mü’minlerin sözü “işittik ve itaat ettik” demeleridir. Ve işte onlar, onlar felâha erenlerdir.

4. AHZÂB-36 Ve mü’min erkek ve mü’min kadının, Allah ve O’nun Resûl’ü, onlar için bir işin olmasına hükmettiği zaman, kendi işlerinde seçim hakkı olamaz. Ve kim, Allah ve O’nun Resûl’üne asi olursa, o takdirde apaçık bir dalâlet ile sapmış olur.

5. NİSÂ-80 Kim Resûl’e itaat ederse, böylece andolsun ki Allah’a itaat etmiş olur. Ve kim yüz çevirirse, o takdirde Biz seni, onların üzerine muhafız olarak göndermedik.

6. ENFÂL-46 Allah’a ve O’nun Resûl’üne itaat edin, niza etmeyin (anlaşmazlığa düşmeyin), yoksa zayıf düşersiniz ve kuvvetiniz (elinizden) gider. Sabredin. Muhakkak ki Allah, sabredenlerle beraberdir.

7. NİSÂ-69 Ve kim, Allah’a ve Resûl’e itaat ederse, o takdirde işte onlar, Allah’ın kendilerine ni’met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

Dinin tamamının Allah ve Resûlü'ne itaatle olduğunu görüyoruz."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20264 dk okuma0