Muhterem Hocam, dua ediyorum ama kalpten dilemediğimi hissediyorum. Allah’a ulaşmayı dilediğim gibi fizik beden teslimini kalpten dileyemiyorum. Dilimle söylüyorum, kalbime inmediğ
Soru
Muhterem Hocam, dua ediyorum ama kalpten dilemediğimi hissediyorum. Allah’a ulaşmayı dilediğim gibi fizik beden teslimini kalpten dileyemiyorum. Dilimle söylüyorum, kalbime inmediğini hissediyorum. Kalpten dileyebilmem için ne tavsiye edersiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, kalpten dileyebilmeniz için öncelikle Allah’a kendinizden daha fazla güvenmeniz lâzım. Bir şeyi Allah’a teslim etmediğiniz takdirde o şey sizde kalıyor.
Şimdi bir sahibi olan Allah’a teslim edersen ki kâinatta herşey isteyerek ve istemeyerek Allah’a teslimdir. Âli İmrân-83’te:
3/ÂLİ İMRÂN-83: E fe gayre dînillâhi yebgûne ve lehû esleme men fîs semâvâti vel ardı tav’an ve kerhen ve ileyhi yurceûn(yurceûne).
Onlar, hâlâ Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav'an ve kerhen (isteyerek ve istemeyerek) O'na teslim oldular ve onlar, O'na (Allah'a), geri döndürülecekler.
İşte bu geri döndürülme kerhen teslim olmaktır. Örneğin ruh, ruh hayattayken teslim olmazsa ölümle teslim olacak kerhen. Ama Allah’ın bizden istediği tav'an teslim olmak. İşte iki türlü mülâki olmak var Sevgili kardeşlerim, kalpten dileyebilmeniz için öncelikle Allah’a kendinizden daha fazla güvenmeniz lâzım. Bir şeyi Allah’a teslim etmediğiniz takdirde o şey sizde kalıyor.
Şimdi bir sahibi olan Allah’a teslim edersen ki kâinatta herşey isteyerek ve istemeyerek Allah’a teslimdir. Âli İmrân-83’te:
3/ÂLİ İMRÂN-83: E fe gayre dînillâhi yebgûne ve lehû esleme men fîs semâvâti vel ardı tav’an ve kerhen ve ileyhi yurceûn(yurceûne).
Onlar, hâlâ Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki göklerde ve yerde kim varsa, hepsi tav’an ve kerhen (isteyerek ve istemeyerek) O’na teslim oldular ve onlar, O’na (Allah’a), geri döndürülecekler.
İşte bu geri döndürülme kerhen teslim olmaktır. Örneğin ruh, hayattayken teslim olmazsa ölümle teslim olacak kerhen. Ama Allah’ın bizden istediği tav'an teslim olmak. İşte iki türlü mülâki olmak var Allahû Tealâ’ya. Birisi şirkli, diğeri şirksiz. Şirkli Allah’a mülâki olana cehennem. Şirksiz Allah’a mülâki olana cennet.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim - İman - 151 ravi: Cabir bin Abdullah.
“Allah’a şirk koşmadan ona mülâkî olana, cennet vacip olur. Allah’a şirk koşarak mülâkî olana da, cehennem vacip olur.”
O zaman Allah’a güveneceksin ve bu fizik sende kaldığı süre içerisinde kendin kullanabilirsin ama kullanman hâlinde her zaman eksiklerle baş başa kalırsın. Ama eğer fizik vücudun kullanımını Allah’a bırakırsan ki ne zaman Allah’a bırakmış oluyorsun? Allah’ın emirlerini yerine getirdiğin an. Diyorsun ki: “Bu fizik vücut Sana aittir. Senin emrinin dışında ben bu fizik vücudu kullanmam.” İşte o güvenle yaparsan o zaman kalpten sen de dileyeceksin. Çünkü şunu diyeceksin: “Ben kalpten Allah’a ulaşmayı diledim. Allah benim ruhumu Kendisine ulaştırdı. Söz vermiş. O zikri bana sevdirdi. Namazı, orucu, her türlü vasıta emirleri bana sevdirdi ve ben ruhumu Kendisine ulaştırdım.”
Şimdi aynı şeyi ben fizik vücut teslimi için yapıp da Allah’ı kendime vekil tayin edersem, yani kendimden daha fazla Allah’a güvenirsem... Mesela kişinin parası var, evde saklayabilir. Ama bankayı kendi evinden daha güvenli görürse gidip bankaya koyuyor. Tıpkı bunun gibi. Eğer fizik vücudunuzu da siz de kullanabilirsiniz, Allahû Tealâ da. Ama siz kullanıp da Allah’ın emrine verirseniz o zaman daha üst seviyede bir emniyet içinde rahatlıkla teslim edersiniz.
Teslimiyet Allah’a güvenin nişanesidir. Allah razı olsun.