Muhterem Hocamız, dünya ve âhiret arasındaki denge nasıl sağlanır?
Soru
Muhterem Hocamız, dünya ve âhiret arasındaki denge nasıl sağlanır?
Cevap
Peygamber Efendimiz (S.A.V):
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Câmîu’s-Sagîr, IV12, Hadis No:1201.
“Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.”
Ölümden sonra ahiret saadeti yaşanacaksa ve dünya sahnesi burada yaşanacaksa, dünya ile ahireti mukayese ettiğimiz zaman, ahiretin dünyanın önünde geldiğini görüyoruz. Çünkü ahiret saadeti sonsuz bir zamanı içeriyor, dünya saadeti çok kısa bir süre. Öyleyse her halükârda ahireti dünyanın önüne geçirmemiz gerekir. Niyeti ahiret olana Allahû Tealâ dünyayı da veriyor. Ne yapıyor? Amelleri ona sevdiriyor.
Tabiî dünya hayatı dediğimiz zaman Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in muradı yemek, içmek, dünyaya dalmak değil. Dünya hayatı dendiği zaman o dünya hayatının Allah’la ilişkili yönünü tayin ediyor. Bu da Allahû Tealâ’nın bir farz emri olan daimî zikri içeriyor. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya yani zikre, yarın ölecekmiş gibi de ahirete …”
Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Ölüm gelmeden evvel Allah’ın senin üzerine farz kıldığı daimî zikre ulaş ki şu dünyada daimî zikrin bütün sahiplerinin yaşadığı o sonsuz mutluluğu yaşa.” demek istiyor.
Öyleyse dünya için çalışmak zikir manasına geliyor, ahiret için çalışmak da niyeti devreye koyuyor. Niyeti ahiret olana Allah dünyayı veriyor. Yapılması gereken şey nedir? Yapılması gereken şey, bu dünya hayatını yaşarken daimî zikre ulaşmaktır.