Muhterem Hocam, dünyada gerçek mutluluğu yaşayanlar yok mudur? Bu dünyada mutlu olmak imkansız mıdır
Soru
Muhterem Hocam, dünyada gerçek mutluluğu yaşayanlar yok mudur? Bu dünyada mutlu olmak imkansız mıdır
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Âdem (A.S)'dan kıyamet gününe kadar dünyada yaşayan her devirde mutlu bir azınlık vardır. Onlar “Mutlu et ve mutlu ol” formülüne göre yaşayan insanlardır. Onlar Allah’ın dostlarıdır. Onlar kötü alışkanlıkları, iptilaları hayatlarından tamamen temizlemiş, yerine faziletleri geçirmiş olan insanlardır.
ORTAK AKIL
NEFS 19 ÂFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürâilik
19. Fitne Fesat
NEFS TEZKİESİ VE TASFİYESİ İLE NEFSİN 19 ÂFETİ 19 HASLETE DÖNER,
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhid
Kötü alışkanlıklar hayatı ve toplumu derinden sarsıyor. Ülkemizde de bağımlılık yapıcı maddelerin deneme yaşının 13’e kadar indiğini görüyoruz. Bu maddelerin ciddi kalp rahatsızlıklarına yol açtığını da tespit etmiş durumdayız.
Sigaraya gelince, Dünya Sağlık Örgütü, bağımlılık yapıcı maddeleri bir kere bile kullanmanın bağımlı olmak için yeterli olduğunu, sadece bu noktaya gelebilmesi için çok kere tekrar edilmesi gerektiğini bildiriyor. Bir kere denemenin diğer maddelere geçişi tetiklediğini belirtiyorlar.
İstatistikler göre; hayattan yapılan araştırmalar "iki sigaradan ne çıkar?” diye başlıyor ama arkadaşlarıyla birlikte bu olay tatbikata geçince gençlerin önemli bir oranının sigara bağımlısı olduğunu ortaya koyuyor.
Alkol kullanımı az bile olsa kalpte ritim bozukluğu, damar kireçlenmesi ve kansere yol açıyor. Dünya Sağlık Örgütü raporuna göre her yıl yaklaşık 3,5 milyon insan alkolden dolayı hayatını kaybediyor. Alkol tüketimi en önemli kanser nedenlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Uyuşturucuya gelince en zehirli olanı bu. Uzmanlar madde bağımlılığını kalp sağlığının en büyük düşmanlarından biri olarak gösteriyorlar. Araştırmalar, uyuşturucu kullandıktan sonra ilk bir saat içinde kalp krizi geçirme riskinin normalden 4 kat daha fazla olduğunu ortaya koyuyor.
Mutlu olmak için yaşayan ancak mutluluğu yanlış adreslerde arayan bu insanlar maalesef önce kendilerine, sonra da çevrelerine devamlı zarar veriyorlar ve mutsuzluğu yaşatıyorlar. “Ne kendi eyledi rahat ne âleme verdi huzur, çekti öldü gitti dayansın ehli kubur” misali hayatı yaşıyorlar.
Yakın bir tarihte bir üniversitenin tıp merkezinde 'İnsan ve Toplum Bilimleri' konulu psikiyatri araştırmalarında alınan sonuç şöyle ifade edilmiş: Beyinden salgılanan bir kimyasal olan ve halk arasında zevk hormonu olarak bilinen 'dopamin', beyin için hayati bir kimyasal maddedir.
Davranışsal bağımlılık dediğimiz yemek bağımlılığı, oyun bağımlılığı, spor bağımlılığı ve sosyal medya bağımlılığı gibi aktivitelerde dopamin normalde olduğundan çok daha yüksek seviyelerde salgılanıyor. Normal keyif veren aktivitelerde dopamin normal seviyelerdeyken bağımlılık tarzındaki aktivitelerde normalin çok üzerinde seyrediyor ve bir süre sonra dopamin seviyesinin vücuda yeterli gelmediğini görüyoruz. Bunun da beraberinde yoksunluk ve depresif süreci birlikte getirdiğini ifade ediyor bilim adamları.
Madde, sigara, alkol, kumar bağımlılığı gibi, sosyal medyanın kontrol dışı kullanımı da artık bağımlılık sınıfında yer alıyor.
1400 yıl evvel saadet davetiyesi, reçetesi ve garantisi olarak bize indirilen Kur’ân-ı Kerîm’de Allahû Tealâ, Mâide Suresinin 90 ve 91. âyet-i kerimelerinde şöyle buyuruyor:
5/MÂİDE-90: Yâ eyyuhellezîne âmenû innemel hamru vel meysiru vel ensâbu vel ezlâmu ricsun min ameliş şeytâni fectenibûhu leallekum tuflihûn(tuflihûne).
Ey âmenû olanlar! Ancak şarap, kumar, (tapınmak için konulan) dikili taşlar (putlar) ve fal okları, şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Artık bunlardan kaçının. Umulur ki böylece siz felâha erersiniz.
5/MÂİDE-91: İnnemâ yurîduş şeytânu en yûkia beynekumul adâvete vel bagdâe fîl hamri vel meysiri ve yasuddekum an zikrillâhi ve anis salâh(salâti), fe hel entum muntehûn(muntehûne).
Oysa ki şeytan, şarap ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve, sizi Allah'ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Siz artık (bunlara) son verdiniz mi?
“Ey âmenu olanlar, şarap, kumar, puta tapınmak için dikili taşlar ve fal okları şeytanın işlerinden pis şeylerdir. Bunlardan kaçının ki felaha eresiniz.” Demek ki insanları iptilâ bağımlısı kılan, iptilâ âfetine dıştan tesir eden bir varlık var: O, şeytandır. Şeytan bu söylenen maddelerle bizi kendisine bağlıyor, bizi kendisine esir ediyor, kendi kulu gibi bir muhteva içerisinde hayatı yaşatıyor.
Allahû Tealâ da diyor ki: "Bunlardan sakının." Öyleyse iptilâların arkasında şeytanın tesirini göz önüne aldığımız zaman, kişi bir nevi şeytanla işbirliği hâlinde ve âdeta şeytanın kulu olarak bir hayat yaşamaya başlıyor.
Şeytanın acaba bu iptilâlara tesir etmekte gayesi nedir? Mâide 91’de Allah şöyle zikrediyor: "Şeytan iptila afetine tesir etmek suretiyle sizi birbirinize karşı düşman kılmak, aranıza kin sokmak istiyor." Ve bir taşla iki kuş vuruyor, iblis aynı zamanda sizi zikirden ve namazdan da alıkoyuyor.