Muhterem Hocam, Efendimiz bir sohbetinde Veysel Karânî Hz. için “Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'e hangi âyet indiyese Veysel Karânî Hz.mutlaka ondan haberdardı. Şu fizik dünyada bir

Soru

Muhterem Hocam, Efendimiz bir sohbetinde Veysel Karânî Hz. için “Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 'e hangi âyet indiyese Veysel Karânî Hz.mutlaka ondan haberdardı. Şu fizik dünyada bir defa bile karşılaşmadılar o bir istisnadır, hırkanın da sahibidir.” buyurdular. Veysel Karânî Hz.'nin bu lütuflara nail olması onun düşünce biçimi ve davranış biçimleriyle mi alakalıdı, açıklar mısınız?

Cevap

Tabiî onun üzerine Allah'ın nimetleri de söz konusuydu. Diyorsunuz tamam Peygamber Efendimiz (S.A.V)'i görmedi ama Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki bir sözünde: “Bana Rih-i Rahman Yemen’den geliyor.” Öyleyse anlıyoruz ki o dönemde de Veysel Karânî olsa olsa diyelim ki oranın resûlü olur. Ama bir kavim resûlüdür nihayetinde onun başının üzerinde de kimin ruhu vardır? Devrin imamının ruhu vardır. Yani devrin imamlarının 5 görevine karşılık diğerleri 4 görevin sahibidirler. O 4 görevle vazifeli olanlar aynı şekilde oradan almışlardır.

Dolayısıyla Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e gelenleri Peygamber Efendimiz (S.A.V) herkese anlatıyor anlattıklarının arasında; resûller de var, Veli mürşitler de var, vekil mürşitler de var, bütün insanlar var. Yani devrin imamı doğrudan doğruya Allah'ın öğretisini bütün insanlara ulaştırandır. Hatırlayın Neml suresinin 82. âyet-i kerîmesinde Allahû Tealâ Mehdi (A.S) için ne buyuruyor? Buyuruyor ki;

27/NEML-82 Ve izâ vakaal kavlu aleyhim ahracnâ lehum dâbbeten minel ardı tukellimuhum ennen nâse kânû bi âyâtinâ lâ yûkınûn(yûkınûne). Ve onların üzerine (Allah’ın Kitap’ta söylediği) söz vuku bulunca, onlara arzdan dabbe çıkardık (çıkarırız). İnsanların (Kitap’taki) âyetlerimize yakîn hasıl etmediklerini söyleyecek.

Bak "insanların" diyor. Bir kavmin, bir grubun, şunun bunun değil bütün insanların âyetlerimize yakîn hasıl etmediklerini söyleyecek. Eğer olay buysa o zaman kesinlikle ne olması lazım? Veysel Karânî de bu bazda düşünmek gerekir, Allah’ın lütuflarına mazhardı.

Nitekim Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor ki: “Kim iki rekât namazı sadece Allah'ı düşünerek kılarsa, ben ona hırkamı vereceğim.” Herkes yarışa giriyor; Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali vs. diğerleri tâbî bu sözün söylendiği noktada henüz daimi zikre ulaşmamışlardı. Ve kimse bu noktada olamıyor, sadece Veysel Karânî Hz. "Bu hırkanın sahibi Üveys'dir" diyor Peygamber Efendimiz (S.A.V). "Ben sağlığımda gelirse zaten vereceğim, olmadığı takdirde de benim size vasiyetim bunu mutlaka ona verin."

Anlıyoruz ki gerçekten Veysel Karânî Hz. nasıl Peygamber Efendimiz (S.A.V) Allah'tan alıyorsa doğrudan doğruya ona da veriyordu. Yani Veysel Karânî Hz. kimden yine alıyordu? Muhakkak ki Peygamber Efendimiz (S.A.V) üzerinde alıyordu Allah'ın izniyle. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma3