Muhterem Hocam, eğer Nur TV ve MPL TV olmasaydı, Allah'a ulaşmaktan haberimiz olmazdı. Sorum şöyle? Camilerdeki imamlar “Allah’a ulaşmaktan” neden haber vermiyorlar? Diğer kardeşle
Soru
Muhterem Hocam, eğer Nur TV ve MPL TV olmasaydı, Allah'a ulaşmaktan haberimiz olmazdı. Sorum şöyle? Camilerdeki imamlar “Allah’a ulaşmaktan” neden haber vermiyorlar? Diğer kardeşlerimize yazık olmuyor mu?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, onlar ilmi Allah’tan almayan, öğrenmeyen insanlar. İlmi, insanların yazdığı el yazması kitaplardan öğrenmişler. Allahû Tealâ, Kur’ân-ı Kerim’de onların Kur’ân’ın dışından öğrendikleri din ilmine emaniyye diyor (Bakara-78-79-80).
2/BAKARA-78 Ve minhum ummiyyûne lâ ya’lemûnel kitâbe illâ emâniyye ve in hum illâ yezunnûn(yezunnûne).
Ve onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar (Allah’ın) Kitabı’nı bilmezler, sadece emaniyyeyi (kişilerin yazdığı kitapları) bilirler. Ve onlar sadece zanda bulunuyorlar.
“Onlardan bir kısmı ümmîlerdir. Onlar kitabı bilmezler (Kur’ân’ı bilmezler); sadece kişilerin yazdığı kitapları bilirler. Onlar sadece zanda bulunuyorlar.”
2/BAKARA-79 Fe veylun lillezîne yektubûnel kitâbe bi eydîhim summe yekûlûne hâzâ min indillâhi li yeşterû bihî semenen kalîlâ(kalîlen), fe veylun lehum mimmâ ketebet eydîhim ve veylun lehum mimmâ yeksibûn(yeksibûne).
Artık elleriyle (emaniyye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu (bu yazdıklarını) az bir bedel karşılığında satmak için: “Bu Allah’ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun, elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı ve yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.
“Artık elleriyle (emaniyye bilgiler içeren) kitabı yazanların vay haline! Sonra da onu az bedel karşılığında satarlar. “Bu Allah’ın indindendir.” derler. İşte onlara yazıklar olsun!..”
Neden Allah’ın indindendir? Birçok kişi (profesör) benim kitabımı okudun mu? diyor.
“…elleriyle yazdıkları şeylerden dolayı yazıklar olsun onlara, kazandıkları şeyler sebebiyle.”
Ne yazıyorlar sevgili kardeşlerim? Öyle bir şeye inanmışlar ki İslâm’ın 5 şartı, onları mutlaka kurtuluşa ulaştıracak. Çünkü diyorlar: “Biz İslâm’ın 5 şartıyla kurtuluşa ulaşırız.” Ama nasıl kurtuluşa ulaşmak?
2/BAKARA-80 Ve kâlû len temessenen nâru illâ eyyâmen ma’dûdeh(ma’dûdete), kul ettehaztum indallâhi ahden fe len yuhlifallâhu ahdehu(ahdehû) em tekûlûne alâllâhi mâ lâ ta’lemûn(ta’lemûne).
Ve (emaniyyeye tâbî olanlar): “Ateş bize, sayılı günlerden başka asla dokunmayacak (günahlarımız kadar yanıp cennete gireceğiz).” dediler. De ki: “Allah’ın katından bir ahd mi edindiniz?” O taktirde (Eğer böyle bir ahd almışsanız) Allah, ahdinden asla dönmez. Yoksa Allah’a karşı bilmediğiniz bir şey mi söylüyorsunuz?
Emaniyyeye tâbî olan bu insanlar: “Ateş bize sayılı günlerden başka asla dokunmayacak (günahlarımız kadar yanıp cennete gireceğiz).” Yani kişinin günahları var, sevapları var. O sebeple de devamlı bu insanlar (şu hayırdır, bu hayırdır) derecat kazandıracak fiillerin peşinden koşuyorlar. Ama hesap etmedikleri şey şu: Dini Kur’ân’dan öğrenmedikleri için Allahû Tealâ üç âyet-i kerimede;
1-Yûnus 45
2-Kehf 105
3-Zumer 65 (çarpıcı olsun diye beş beşler) bunlar (âyetler) olmayacak.
Şimdi bunlar Allah’ın hükümleri. Yûnus 45’te ne diyor?
10/YÛNUS-45 Ve yevme yahşuruhum keen lem yelbesû illâ sâaten minen nehâri yeteârafûne beynehum, kad hasirallezîne kezzebû bi likâillâhi ve mâ kânû muhtedîn(muhtedîne).
Ve o gün (Allahû Tealâ), gündüzden bir saatten başka kalmamışlar (bir saat kalmışlar) gibi onları toplayacak (haşredecek). Birbirlerini tanıyacaklar (aralarında tanışacaklar). Allah’a mülâki olmayı (Allah’a ölmeden önce ulaşmayı) yalanlayanlar, hüsrandadır (nefslerini hüsrana düşürdüler). Ve hidayete eren kimseler olmadılar (ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıramadılar).
Yani likâallahı yalanlayanlar hüsrandadır; onlar hidayete eremezler. Onların gideceği yer cehennem.
18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
Ama Kehf 103-104-105'te bunlar cennetlik amel işlerler (İslâm’ın 5 şartı cennetlik amel). 500 yıl da yapsa, likâallahı inkâr ettiği için (Allah’ın âyetlerini ve likâallahı inkâr ettiği için) “...onların amelleri heba oldu (boşa gitti)..."
39/ZUMER-65 Ve lekad ûhıye ileyke ve ilâllezîne min kablike, le in eşrakte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).
Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.
Şimdi bu insanlar diyebilirler ki: Neden? “Biz Kur’ân’a îmân ediyoruz ve başımızın üzerine koyuyoruz.”
Güzel de; Kur’ân’a îmân edip başın üzerine koymak yeterli değil.
Likâallah Kur’ân’ın bir hükmü. 7 âyet-i kerimede likâallahı dilemeyenleri, Allah dalâlette bırakıyor ve 7 grup âyet-i kerimede (Allahû Tealâ), dalâlette olanların gideceği yer cehennem.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA
1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. …
2. YÛNUS-11 …Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız.
RA’D-27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır. …
3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir. …
4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâki olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır. …
EN’ÂM-31 Allah’a mülâki olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. …
5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâki olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler. …
6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.
7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir.
FUSSİLET-54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâki olacaklarından şüphe içindeler. …
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎKİ CEHÎMDE, SIRATI CEHÎMDE
1. ARÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. …”
2. RA’D-27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.”
RA’D-33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.
3. KEHF-17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz.
4. ZUMER-23 … Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur.
5. ZUMER-36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur.
6. MU’MİN-33 …Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur.
7. ŞÛRÂ-44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur. …
7 âyet “likâallahı” dilemeyenleri, Allah dalâlette bırakıyor.
DALÂLETTE OLANLARIN GİDECEĞİ YER CEHENNEM
1. NİSÂ-167 Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar, uzak bir dalâletle sapmışlardır.
NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri, Allah mağfiret edecek değildir ve yola hidayet edecek değildir.
NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır…
2. A’RÂF-178 Allah kimi hidayete erdirirse artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır.
MU’MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
3. A’RÂF-179 Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.
4. İSRÂ-97 Ve Allah, kimi (Kendisine) ulaştırırsa, artık o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onlar için O’ndan (Allah’tan) başka dostlar bulamazsın. Ve kıyâmet günü onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü (sürünerek) haşrederiz. Onların me’vası cehennemdir….
5. FURKÂN-34 Cehenneme yüzleri üstü haşredilenler (toplananlar), işte onlar, gideceği mekânı şerli olanlar ve sebîlden sapanlar (dalâlette kalanlar)dır.
6. YÂSÎN-62 Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz?
YÂSÎN-63 Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur.
7. KAMER-47 Muhakkak ki mücrimler (suçlular), dalâlet ve çılgınlık içindedir.
7 grup âyette, dalâlette olanların gideceği yer cehennem diyor.
İstediği kadar cennetlik amel işlesin. Allah’ın Kur’ân-ı Kerim hükmü bu. Dalâlette ise o kişi; gideceği yer cehennem. Ama bu insanlar bunu hiçbir zaman kale almıyor. Şeytan onlara unutturmuş. Neyi unutturmuş? Şeytan onlara zikri unutturmuş.
Ne diyor bu insanlar? “Ölümle ruh Allah’a ulaşır. Ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşması imkânsız.” Yok diyor. Yok diyorsa o zaman, dilemeyecektir. dilemediği zaman da cehenneme gidecek.
Çünkü ruh iki şekilde Allah’a ulaşıyor. Hz. İsa (A.S)’da söylüyor: “Ruhun iki şekilde Allah’a ulaşacağına îmân eden kişi, ölümsüzlük sırrına ermiş demektir.”
Yani Bakara Suresinin 46. âyet-i kerimesi de, ruhun iki şekilde Allah’a ulaşacağını söylüyor:
2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne).
Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
Hayattayken ruhun Allah’a ulaşması ve ölümle ruhun Allah’a dönmesi.
Şimdi herkes için ölümle ruhun Allah’a dönmesi var. Ama hayattayken “ruhun Allah’a ulaşması”.
Ölümle ruhun Allah’a ulaşması, hayattayken ruhun Allah’a ulaşması hâdiste de zikrediliyor. Hayattayken ruhun Allah’a ulaşması şirksiz ulaşmak, mülâki olmaktır. Ölümle ruhun Allah’a ulaşması ise şirkli. Hayattayken ruhunu Allah’a ulaştırmayan kişi; ölümle ruh, Allah’a ulaşırsa şirkin içinde ulaşır.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim - Îmân - 151 ravi: Cabir bin Abdullah
"Allah’a şirk koşmadan ona mülâki olana, cennet vacip olur. Allah’a şirk koşarak mülâki olana da, cehennem vacip olur."
Bütün bunlar hepsi vakıa iken, insanlar ne yazık ki dikkate almıyorlar. Allah Resûlü (S.A.V) başka bir hadiste buyuruyor ki: “ Öyle insanlar var cennetlik amel işlerler ama cehenneme gideceklerdir.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kütübü sitte, Kenzu’l-Ummal, h. No: 576.
"Sizden bir kimse cennet ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse bu sefer cehennem ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cehenneme girer. Yine bir kimse cehennem ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cehennem arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse cennet ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cennete girer."
Cennetlik amel işleyip cehenneme gidenler kimler? Şirk içinde olanlar.
“Öyle insanlar var cehennemlik amel işler ama cennete gideceklerdir.” Cehennemlik amel işleyip de cennete gidenler, şirkten kurtulanlar.
Şirkten kurtulmak bir dilek. Onun için İslâm’da niyet amelden üstündür. Onun için bu insanlar ne yazık ki Kur’ân-ı Kerim’i arkalarına atmışlar. İblis onlara unutturmuş.