Muhterem Hocam, emanet ve rehine arasında nasıl bir ilişki var?
Soru
Muhterem Hocam, emanet ve rehine arasında nasıl bir ilişki var?
Cevap
Evet, gerçekten de baktığımız zaman emanetin sahibi olan Allah’a geri dönebilmesi, nefsin 7 kademedeki tezkiyesi ile rehinelikten kurtulmasına bağlıdır.
91/ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
91/ŞEMS-8 Fe elhemehâ fucûrehâ ve takvâhâ.
Sonra ona (nefse) fücurunu ve takvasını ilham etti.
91/ŞEMS-9 Kad efleha men zekkâhâ.
Kim onu (nefsini) tezkiye etmişse felâha (kurtuluşa) ermiştir.
Şems 7, 8 ve 9. âyet-i kerimelerinde tezkiye olan felâh bulur.
35/FÂTIR-18 Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Fâtır 18. âyet-i kerimesinde ise: “Kim tezkiye olursa kendi nefsi için tezkiye olur.” Ve ruh Allah’ın Zatı'na ulaşır.
4/NİSÂ-58 İnnallâhe ye’murukum en tueddûl emânâti ilâ ehlihâ ve izâ hakemtum beynen nâsi en tahkumû bil adl(adli). İnnallâhe niımmâ yeızukum bihî. İnnallâhe kâne semîan basîrâ(basîran).
Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.
Nisa 58. âyet-i kerimesinde ise Allahû Tealâ emanetleri Sahibi olan Allah'a iade etmenizi, teslim etmenizi emreder.
Emanet olan ruhun Allah’a ulaşması için rehinenin 7 yedi kademede kendisini kurtarması gerekir. Rehinenin kurtuluşu için Allah’a ulaşmayı dilemek temel şarttır. Sadece onlar emaneti Allah’a teslim etmek üzere harekete geçenlerdir. Bütün teslimler hep rehinenin kendisini kurtarabilmesine bağlıdır. Ruhumuz bu dünya hayatını yaşarken Allah’a ulaşmadıkça rehine asla rehinelikten kurtulamaz. Nefsi rehinelikten kurtaracak temel unsur nefsin tezkiye olması, daha sonra tasfiye olmasıdır. Bu da zikrin nefsin (rehinenin) kalbini temizlemesi ile mümkündür.
Fizik vücut ile Allah arasındaki ilişkiye baktığımız zaman da mutlaka resûlün devrede olduğunu görüyoruz.
Bütün görevlerin yerine getirilmesinde; ister ruhun Allah’a ulaşmasında, ister nefsin 7 kademedeki tezkiyesinde, ister fizik vücudun şeytana kul olmaktan kurtulup Allah’a kul olmasında, ister iradenin tesliminde asıl unsur Allahû Tealâ tarafından bizler için vazifeli kılınan Allah’ın mürşididir.