Muhterem Hocam, hakkı bulmanın tek yolu Kur’ân’a uymak mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, hakkı bulmanın tek yolu Kur’ân’a uymak mıdır?
Cevap
Evet, Hakkı bulmanın tek yolu Kur’ân’a uymaktır. Ama Kur’ân’a uymaksa mürşide uymaktan geçer. Nitekim nereden biliyoruz? Resûlullah’a indirilen son kitap Kur'ân-ı Kerim’de, Allahû Tealâ Bakara Suresi 151'de, Kur’ân’ın kendisine indirdiği Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e hitap ederken sahâbeye diyor ki: “O Resûlüm size âyetleri tilâvet etsin, tâbî olanların nefsini o tezkiye etsin, tasfiye etsin, Kitabı (Kur’ân-ı Kerim’i) o size öğretsin, hikmeti o öğretsin, hikmetin ötesini de o öğretsin.” Yani bir mürşitle, kendi kendinize değil.
NEBÎ RESÛL'LERİN 5 GÖREVİ BAKARA – 151: Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne). Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1. âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2. sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3. size Kitap’ı (Kur’ânı Kerîm’i) ve (4. hikmeti öğretsin ve (5. (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
Kendi kendinize Kur’ân okuyamaz mısınız? Kur’ân okursunuz. Anladığınız âyetler olmaz mı? Olur. Ama anlamadıklarınız da olur. İşte o anlamadıklarını Allahû Tealâ Enbiya 7’de: “Bilmiyorsanız zikir ehline sorun.”
21/ENBİYÂ-7 Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun.
Peygamber Efendimiz (S.A.V) en üst seviyedeki zikir ehlidir. Bu âyet gereğince, bilmiyorsanız, herhangi bir âyetin mânâsına ve sonucuna ulaşamadıysanız, o zaman zikir ehline sorun.
Mesela sahâbe, kendi döneminde bütün sualleri Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e sorarlardı. Hatta öyle edebin timsalleriydi ki, bir yahudiyle bir mü'min arasındaki ihtilafta, Peygamber Efendimiz (S.A.V) yahudi’yi haklı görüyor. Ama mü'min olduğunu zanneden kişi “olmuyor” diyor. Hz. Ebû Bekir’e gittiği zaman Hz. Ebû Bekir’in ilk cevabı, ona sual sorduğunda: “Sen Allah ve Resûlüne sordun mu?” Niye? Hz. Ebû Bekir bak cevabı şudur demiyor da “Sen Allah ve Resûlüne sordun mu?” diyor. Çünkü Allahû Tealâ görevi Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e vermiş. “Bilmeyenler zikir ehline, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e sorsun.”
Ancak ne zaman Hz. Ebû Bekir’e sorarlar? Nebîler Sultan Peygamber Efendimiz (S.A.V) olmadığı zaman. O varken, güneş varken yıldızların hükmü yok. Mutlaka suali ona sormaları lâzım.
Öyleyse "Hakkı bulmanın tek yolu Kur’ân’a uymak mıdır?" Evet.