Muhterem Hocam, ev sohbetlerinde bize, "Siz sohbetlerinizde Kur'an okumuyorsunuz, hatim indirmiyorsunuz" diyorlar. Bunu söyleyen kişilere nasıl cevap vermeliyiz?
Soru
Muhterem Hocam, ev sohbetlerinde bize, "Siz sohbetlerinizde Kur'an okumuyorsunuz, hatim indirmiyorsunuz" diyorlar. Bunu söyleyen kişilere nasıl cevap vermeliyiz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ, Âli İmrân Suresi'nin 119. âyet-i kerimesinde şöyle buyuruyor ki:
3/ÂLİ İMRÂN-119 Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tu’minûne bil kitâbi kullihi, ve izâ lekûkum kâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel gayz(gayzi), kul mûtû bi gayzikum, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).
İşte siz (mü'minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca “Biz îmân ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. De ki: “Öfkenizden ölün.” Muhakkak ki Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
"Onlar, siz mü’minler böylesiniz, siz sizi sevmeyenleri de seversiniz çünkü siz kitabın tamamına îmân edersiniz."
Peygamber Efendimiz (S.A.V) ne diyor?
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Ramuz’ul Ehadîs, hadîs-i Şerif, No: 4474
“Kur’ân tilavetle değil, hidayetle okunur.”
O zaman Kur’ân'ı hidayetle okuyanlar kimlerdir? Kur’ân'ın bütününe 7 safha hidayeti yaşayanlar. Ama tilâvetle okuyanlar nedir? Onlar sadece işte hatim indirenlerdir. Şimdi hatim indiren kardeşlerimize aslında bizim sormamamız lâzım. Sevgili kardeşim, bugüne kadar indirdiğin hatimlerden sen mutlu musun? Mesela, şu anda ben size bir sual sorayım: Mutlu musunuz? inşaallah, evet! Allah’a binlerce şükür! İki üç ay içerisinde bu dileğin sahibi olan kardeşlerim mutluluktan uçuyor. O zaman bu hatim indirenler niye daha camide okurken, okuma biter bitmez kavga ediyorlar?
Din nedir? Din mutluluktur, din kardeşliktir, din huzurdur, din saadettir. Herkesin peşlerinden koştuğu dini yaşamak, bu güzelliklerdir. Ve Kur’ân ancak hidayetle okunduğu zaman bu sonuçlara ulaşır, tilâvetle değil.
Peygamber Efendimiz (S.A.V), Kur’ân’ı neyle okudu? Hidayetle.
Nereden biliyoruz? Çünkü Ankebût Suresi'nin 48. âyet-i kerimesinde Allah diyor ki:
29/ANKEBÛT-48 Ve mâ kunte tetlû min kablihî min kitâbin ve lâ tehuttuhu bi yemînike izen lertâbel mubtılûn(mubtılûne).
Ve sen, bundan önce kitap okumadın. Ve sen, O’nu elinle de yazmıyorsun. Öyle olsaydı, batılda olanlar (boş konuşanlar) elbette şüphe ederlerdi.
Allahû Teâlâ "Sen bundan önce kitap okumadın." Öyleyse kitap okumak, herhangi bir hatim indirenler neyle okuyorlar Kur’ân? Tilâvetle. Bakın burada Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in okuma yazması yoktu, "tetlû" diyor,"tetlû, ıtlâ, tilâvet" bunların hepsi aynı kökten türeyen kelimelerdir. "Sen onun elinle yazmıyorsun." öyleyse bir tilâvetle Kur’ân'ı okumak var, işte bu hatim indirenler. Bir de hidayetle Kur’ân'ı okumak var.
Biz şu anda Kur’ân’ı neyle okuyoruz? Hidayetle okuyoruz. Allah’a ulaşma dileği, bizi mürşidimize ulaştırıyor ve mürşidimiz bize neyi anlatıyor? Ruhun hidayetini. Mürşidimiz bize neyi anlatıyor? Fiziksel hidayeti. Mürşidimiz bize neyi anlatıyor? Nefsin hidayetini. Mürşidimiz bize neyi anlatıyor? İradenin hidayetini. İşte dört tane hidayeti birden yaşayan kişiler, onlar düşmanları sevenlerdir. Onlar, Kur’ân’ın bütününe tâbî olanlardır. Onlar mı hatim indiriyor, biz mi hatim indiriyoruz? Evet, devam ediyoruz.