Muhterem Hocam, evliyâ olan kişilerle Sâlih kimseler arasında fark nedir?
Soru
Muhterem Hocam, evliyâ olan kişilerle Sâlih kimseler arasında fark nedir?
Cevap
Bir, ermiş evliyâ olmak var: Ruhunu Allah’a teslim etmiş kişi; Allah'a kalben ulaşmayı dilemiş, Allahû Tealâ onun ruhunu kendisine ulaştırmış. Ama koruyucu kalkan kalktıktan sonra eğer kişi gerçekten zikrini ait olduğu seviyede yapmazsa, artırmazsa fıska düşer ve Allah’ın dostu iken şeytanın dostu olarak cehenneme gider. Ama Allahû Tealâ tekrar bir hak tanıyor, tekrar hidayete erip 7 safha 4 teslimi yaşaması…
Resûlullah (S.A.V) hadîsinde buyuruyor: “İnsanlar helâk olur, âlimler müstesna. Âlimler de helâk olur, ilmiyle amel edenler müstesna. İlmiyle amel edenler de helâk olur, muhlisler müstesna.”
Öyleyse her saniye, her an mutlaka nefsimizin Allah’a teslimi söz konusu. Nitekim İblîs diyor ki: “Herkesi saptıracağım.” Allah buyuruyor ki: “Muhlis kullarım müstesna.” Öyleyse muhlisler, Allahû Tealâ’nın iki cihan saadetini kazanmış olanlardır. Allah bizden bunu istiyor.
Evliyâlık kademeleri, Sâlah kademesinin özellikleri…7 tane velâyet kademesi var:
7 VELÂYET MAKAMI (KUR’ÂN’IN 7 RUHU)
1. FENÂ (Ruhun Teslimi)
ÂLİ İMRÂN - 14 …Bunlar, dünya hayatının menfaatleridir. Ve Allah, O’nun katındaki en güzel sığınaktır.
YÛNUS – 25 Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zât’ını ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sırat-ı Müstakîm’e ulaştırır.
2. BEKÂ
MEÂRİC – 41 Onlardan daha hayırlısı ile değiştirmeye (onların yerine getirmeye)! Ve Biz, önüne geçilebilecek (engellenebilecek) değiliz.
EN’ÂM – 127 Rab’lerinin katında onlar için selâm yurdu (teslim yurdu) vardır. Yapmış olduklarından dolayı, O (Allah), onların dostudur.
3. ZÜHT
YÛSUF – 20 Ve onu (Yusuf’u) az bir fiyatla, birkaç dirheme sattılar. Çünkü ona karşı zahidlerden idiler.
AHZÂB – 41,42 Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikredin (günün yarısından fazla zikredin). Ve O’nu, sabah akşam tesbih edin.
4. MUHSİNLER (Fizik Vücut Teslimi)
NİSÂ – 125 Ve hanif olarak Hz. İbrâhim’in dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır.
A’RÂF – 56 Islah olduktan sonra yeryüzünde fesat çıkarmayın. Allah’tan korkarak ve ümitle yalvarın.
Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti muhsinlere yakındır.
5. ULÛL’ELBÂB
ÂLİ İMRÂN - 190,191 Muhakkak ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün art arda gelişinde, ulûl elbâb için elbette âyetler (deliller) vardır. Onlar (ulûl elbâb), lübblerinin (Allah’ın sır hazinelerinin) sahipleridir, ayaktayken, otururken, yanları üstü yatarken (daima) Allah’ı zikrederler.
6. İHLÂS (Nefsin Teslimi)
BAKARA – 139 …Ve, bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız (dini O’na hâlis kılanlarız).
BEYYİNE – 5 Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde hâlis kullar olmaktan (nefslerini hâlis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekât vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.
7. SALÂH (İradenin Teslimi)
TAHRÎM – 8 Ey âmenû olanlar! Allah’a Nasûh Tövbesi ile tövbe ediniz! Umulur ki Rabbiniz, sizin günahlarınızı örter ve sizi altından nehirler akan cennetlere koyar. O gün Allah, nebîleri ve O’nunla beraber olanları mahcup etmez. Onların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar. “Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla, bizi mağfiret et.” derler.
Fenâ makamı, Bekâ makamı, Zühd makamı, Muhsinler makamı... Burada İblîs “Herkesi saptıracağım” dediği noktada “muhlisler müstesna” dediğine göre, fizik vücut teslimi yapanlar müstesna diyebilirdi Allahû Tealâ ama öyle demiyor. “Muhlisler müstesna” diyor. Yani nefsini Allah’a teslim edenler. Resûlullah’ın hadîsinde: “Allah bu dini nefsinizi ihlâsa ulaştırmak için var etmiştir.” İhlâsa ulaşanlar, onlar nefs tasfiyesini yapan, nefslerini de Allah’a teslim edenlerdir.
Evliyâlığın başlangıç noktası Allah’a ulaşmayı dilemektir. Burası evliyâlığın birinci safhasıdır. Ama yedi tane velâyet kademesi vardır. Evliyâlık makamı kişinin ermiş evliyâ olduğu noktadan sonra başlar. Sâlah makamı velâyetin en üst noktasıdır. Hiç kimse Sâlah makamına ulaşmadan Sâlihlerden olamaz.
Mürşidine tâbî olduktan sonra kişinin her zaman bir yanlışlık yapması, hata yapması, hidayete erdikten sonra tekrar düşmesi ihtimali vardır. Ama Sâlah makamına ulaşıp da “Nasûh tövbesi” yapan birinin iç dünyasında tövbenin bozulmasına dair hiçbir talep oluşması mümkün değildir.