Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz “Allah’ın güvenini kazanmak” sohbetinde “Allah’a öyle güveneceksiniz ki bütün teslimleri yapıp sıfır olacaksınız, siz yoksunuz sadece O vardır.” buyurdu. Bizler ilk mürşidimize teslim oluyoruz, sadece o vardır, ne söylerse odur. O itaati kazandıktan sonra Allah’ta yok olmak, sıfır olmak noktasına mı ulaşıyoruz, açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Muhterem Efendimiz “Allah’ın güvenini kazanmak” sohbetinde “Allah’a öyle güveneceksiniz ki bütün teslimleri yapıp sıfır olacaksınız, siz yoksunuz sadece O vardır.” buyurdu. Bizler ilk mürşidimize teslim oluyoruz, sadece o vardır, ne söylerse odur. O itaati kazandıktan sonra Allah’ta yok olmak, sıfır olmak noktasına mı ulaşıyoruz, açıklar mısınız?

Cevap

Hayır sevgili kardeşim. Eskiler “fena fi şeyh, fena fi resûl ve fena fillah” diye birtakım ayrımda bulunmuşlar. Yani Efendimiz'in belirlediği son nokta. Yani eskiden evliyalar öyleydi. Biz ise şimdi sadece ruhunu Allah’a ulaştıran kişi için öyle konuşuyoruz. Halbuki bu teslimlerin bütünü. Evvela ruhun teslimini gerçekleştireceksiniz ki bu zaten Allah’ın garantisinde gerçekleşiyor, bir dilektir. Sonra fizik vücut teslimi ki dik yokuştur. Sonra nefsin teslimi. Sonra iradenin teslimi.

İşte irade tesliminde ifade edilen şu: “Allah’a öyle güveneceksiniz ki bütün teslimleri yapıp sıfır olacaksınız, siz yoksunuz, sadece O vardır.” Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 20 Ekim 20261 dk okuma0