Muhterem Hocam, farzlar deyince insanların aklına sadece namaz, oruç, zekat gibi ibadetler geliyor. Kur’ân’da ahlaki farzlar da var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, farzlar deyince insanların aklına sadece namaz, oruç, zekat gibi ibadetler geliyor. Kur’ân’da ahlaki farzlar da var mıdır?
Cevap
Başkaları için yaşamak, Allah için yaşamak. Buna misal 10 emri verebiliyoruz.
KUR'ÂN-I KERİM
EN’ÂM – 151 – 152 (10 EMİR)
De ki: Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım; (1) O’na bir şeyi ortak koşmayın. (2) Anne, babaya ihsanla davranın. (3) Yokluk (fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Biz rızıklandırırız. (4) Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. (5) Haklı olmanız hariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı. İşte bunları size vasiyet (emir) etti. Böylece siz, akıl edersiniz.
(6) Yetimin malına, o en kuvvetli çağına gelinceye kadar, en güzel şekliyle olmadıkça yaklaşmayın. (7) Ölçü ve tartıyı adaletle yerine getirin. (8) Kimseyi gücünün dışında (bir şey ile) sorumlu tutmayız. (9) Söylediğiniz zaman, yakınınız olsa bile, artık adaletle söyleyin. (10) Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
İnsan sosyal bir mahlûktur. Yani başka insanlarla bir arada yaşamak üzere yaratılmıştır. Böyle olduğuna göre hepimiz için başkalarıyla birlikte olmanın vücuda getireceği yanlış davranış biçimlerinin yerli yerine oturtulması gerekir. Ahlaklı insan sadece kendisinden başkalarına zarar gelmeyen insan değildir. Allah’a ve yevm’il âhire îmân eden kişi komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve yevm’il âhire îmân eden kişi misafirine ikram etsin.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.
“Allah’a ve ahiret gününe îmân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe îmân eden, misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe îmân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun.”
Ahlaklı insan sadece kendisinden başkalarına zarar gelmeyen insan değildir. O kişi hayatını başkalarına adamış bir kişidir. Kendilerinden başkalarına hayır akan, fayda akan, onlara mutluluk sağlayan insanlar ahlâkın sahipleridir.
Dikkat edin ki mutsuzluk sadece ahlak müessesesini iç dünyasına yerleştirememiş olan insanlar içindir.
"Müslüman, elinden ve dilinden herkesin emin olduğu kimsedir."