Muhterem Hocam, fırka-i nâciye olabilmek için yeryüzünde Allah’ın dîni hâkim olsun diye cihat etmek gerekir. Birinin konuşmasını dinlemekle fırka-i nâciye olunmuyor. Bu düşüncem ha

Soru

Muhterem Hocam, fırka-i nâciye olabilmek için yeryüzünde Allah’ın dîni hâkim olsun diye cihat etmek gerekir. Birinin konuşmasını dinlemekle fırka-i nâciye olunmuyor. Bu düşüncem hakkında ne buyuruyorsunuz?

Cevap

Bakalım ben değil, Allah ne diyor.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) diyor ki: “Bu din üç esas üzerine bina edilmiştir: vahdet, tevhid ve teslim.”

Ve Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî 2778, İbnî Mâce 3991 – 3994

“Benim ümmetim 73 fırkaya ayrılacaktır. 72 tanesi cehenneme gidecek, bir tanesi hariç.”

Sahâbe sual soruyor:

“Ya Resûlullah, o fırka-i nâciye kimlerden oluşuyor? Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor: “Ben ve sizin gibi Sıratı Mustakîm üzerinde olanlar.”

Demek ki fırka-i nâciyenin bütün muktesipleri nerededir? Sıratı Mustakîm'dedir. Şimdi bakalım Sıratı Mustakîm nedir.

İbn Mesud’dan rivayet edilen bir hadîste:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1

İbni Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor: "Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur.' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Her biri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."

Öyleyse Sıratı Mustakîm nedir? Allah’ın yoludur. Bu yol nereye ulaştırır? Allah’a ulaştırır. Biz insanları nereye çağırıyoruz? Sıratı Mustakîm'e. Allah’ın yoluna davet ediyoruz. Allah’a çağırıyoruz. 7 safha Sıratı Mustakîm.

SIRATI MUSTAKÎME DAVET 7 SAFHA (ULAŞMAK)

1. YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.

2. FÂTİHA-6: (Bu istiane'n ile) bizi, SIRATI MUSTAKÎM'e hidayet et (ulaştır).

3. NİSÂ-175: …Allah'a âmenû olanları ve O'na sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran "Sıratı Mustakîm"e hidayet edecektir (ulaştıracaktır).

4. YÂSİN-4: Sıratı Mustakîm üzerinde(sin).

5. MU’MİNÛN-73: Ve muhakkak ki; sen, mutlaka onları Sıratı Mustakîm'e davet ediyorsun.

6. ŞÛRÂ-52: …Kullarımızdan dilediğimizi O'nunla hidayete erdiririz. Ve muhakkak ki sen, mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet ediyorsun.

7. YÛSUF-108: De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

Eğer insanları 7 safha Sıratı Mustakîm'e çağırıyorsak, fırka-i nâciye kimlerden oluşur? Sıratı Mustakîm'de olanlardan. Yani Allah’a ulaşmayı dileyenlerden oluşuyor. Allah’a ulaşmayı dilemeyenler Sıratı Mustakîm'de midir? Hayır, değildir. Sıratı Mustakîm'de olmayanlar kendi kafalarına göre bir cihad uyduruyorlar. Kendi gibi düşünmeyen herkesle... ‘cihad etmeli.’ diye düşünüyor. Halbuki “benim gibi düşünmüyor” değil, Allahû Tealâ, cihadı Allah gibi düşünmeyenlere karşı yapılmasını söylüyor. Çünkü biz de nefs sahibiyiz, yanlış yapabiliriz. Ama Allah daima hükmün yegane sahibi.

O zaman Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim'de bunu söylüyor. Eğer biz gerçekten Allah içinsek, fırka-i nâciyeden olmak istiyorsak Hacc 54. âyet-i kerimesinde:

22/HACC-54: Ve li ya’lemellezîne ûtul ılme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbite lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustakîm(mustakîmin).

Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun (irşad makamının, Velî Resûl'ün, Nebî Resûl'ün) söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O'na îmân etmeleri, onların kalplerinin O'nu (Allah'ı) idrak etmesi (kalplerinden ekinnetin alınıp yerine ihbat sistemi konarak kalplerin mutmain olması) içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları (Allah'a ulaşmayı dileyenleri) mutlaka Sıratı Mustakîm'e hidayet edendir.

Fırka-i nâciyenin içinde olanların hepsinin alamet-i farikası, Nebî Resûl'ün, Velî Resûl'ün söylediklerinin hakktan inen sözler olduğuna iman ediyorlar.

Şimdi kardeşimize soruyorum: Sen gerçekten bizim şu söylediklerimize îmân ediyor musun? İman etmiyorsan, gidip cihad etsen, sana ne fayda sağlar?

‘Allah’ın dini hâkim olsun diye’ Allah’ın dininin hâkim olabilmesi için, senin bu Allah’ın dinine destek vermen gerekir. Bir insan Allah’ın dinine ne kadar katkıda bulunabilir? Ben söyleyeyim size:

Ruhunu teslim etmeyen bir insan, Allah’ın dinine yardım edebilir mi?

Fizik vücut teslimini yapmayan bir insan, Allah’ın dinine yardım edebilir mi?

Nefs teslim yapmayan bir insan, Allah’ın dinine yardım edebilir mi?

İradesini teslim...

O halde görüyorsunuz ki Allah’ın dinine yardım etmenin de şartları vardır. Nedir o? Dinin adı nedir? İslâm. İslâm Allah’a teslim olmak demektir. O zaman Allah’a teslim olmak, Allah’ın ordusu kimlerden oluşur? Allah’a teslim olanlardan oluşuyor. Sevgili kardeşim, sen de gerçekten bu ordunun içinde yer almak istiyorsan evvel emirde Allah’a teslim olman gerekir. Ne kadar Allah’a teslimsen o kadar Allah’ın dinine yardım etmiş olursun.

Dolayısıyla Allah’ın dinine yardım etmek ve fırka-i naciyenin içinde yer almak istiyorsan, Allah’a ulaşmayı dile ve Allah adına mürşidine tâbî ol. Bugün askere giden kişiler celp kâğıdını alıyor. Kendi bulunduğu şehirden, gidip kime teslim oluyor? Birliğine, kumandanına teslim oluyor.

Allahû Tealâ da buyuruyor ki: “Benim emir erlerim vardır, benim askerlerim vardır. Hizbullâh vardır. Mücadele Suresi'nin 22. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ ne diyor? “Gidin onlara tâbî olun.” Tâbî olanların Kur’ân’daki adı nedir? Hizbullâh.

58/MUCÂDELE-22: Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minh(minhu), ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).

Allah'a ve ahiret gününe (ölmeden önce Allah'a ulaşmaya) îmân eden bir kavmi, Allah'a ve O'nun Resûl'üne karşı gelenlere muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razı oldular. İşte onlar, Allah'ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah'ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi?

Öyleyse sen gerçekten Allah’ın yardımına mazhar olmak istiyorsan, evvel emirde Allah’a ulaşmayı dileyip, mürşidine tâbî olmalısın. Âyet-i kerimede “Allah'a ve ahiret gününe îmân eden bir kavmi, Allah'a ve O'nun Resûl'üne karşı gelenlere, haddi aşanlara muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı."

Kalbe îmân ne zaman yazılır? Mürşide tâbiiyetle. “Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi.” Devrin İmamı’nın ruhunun başının üzerine gelmesiyle. Ve Allahû Tealâ diyor ki “Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razı oldular. İşte onlar..” onlar kimlerdir? “Hizbullâhtır. Allah’ın askerleridir, Allah’ın taraftarlarıdır.”

Yani Allah herşeyi Kur'ân'da açıklamış. Kendi zanlarımızla yeni tespitlere yeniden Amerika'yı keşfetmeye gerek

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma0