Muhterem Hocam, Furkân 32 ile Hûd 126 arasında iliyet rabıtası var mı? Kalbin sabit kılınması, sağlamlaştırılması ne demektir? Bizlere açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Furkân 32 ile Hûd 126 arasında iliyet rabıtası var mı? Kalbin sabit kılınması, sağlamlaştırılması ne demektir? Bizlere açıklar mısınız?

Cevap

Furkân suresinin 32. âyet-i kerimesinde;

25/FURKÂN-32 Ve kâlellezîne keferû lev lâ nuzzile aleyhil kur’ânu, cumleten vâhideten, kezâlike li nusebbite bihî fuâdeke ve rattelnâhu tertîlâ(tertîlen).

Ve kâfirler: “Kur’ân ona, bir defada bütün (toplu) olarak indirilmeli değil miydi?” dediler. İşte bu, O’nu (Kur’ân’ı) senin idrakine tesbit etmemiz (sabitlememiz) içindir. Ve O’nu, kısım kısım tertipleyerek beyan ettik (okuduk).

11/HÛD-120 Ve kullen nakussu aleyke min enbâir rusuli mâ nusebbitu bihî fuâdeke ve câeke fî hâzihil hakku ve mev’ızatun ve zikrâ lil mü'minîn(mü'minîne).

Ve sana anlattığımız şeylerin hepsi, resûllerin haberlerindendir. Onlarla senin kalbindeki fuad hassasını (fiziğin ötesindeki idrak) sağlamlaştırırız. Ve bunda (bu haberlerde) sana hak, mü’minlere öğüt ve zikir geldi.

Evet, ikisinin arasında kesin bir iliyet rabıtası var. Şimdi devrin imamlarının beş görevine baktığımız zaman Bakara 151'de; O, size âyetleri tilavet ediyor. O, sizin nefsinizi tezkiye ediyor. O, size kitabı öğretiyor.

NEBÎ RESÛL'LERİN 5 GÖREVİ

BAKARA – 151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3) size Kitap’ı (Kur’ânı Kerîm’i) ve (4) hikmeti öğretsin ve (5) (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.

Şimdi buraya kadar âyetlerin tilaveti, nefs tezkiyesi ve kitabın öğretilmesi. Bu iki âyet çerçevesinde tezkiye ve tasfiye basamaklarına paralel âyet ve âyet Allahû Tealâ indiriyor. Sebep ne? Bizim "kezâlike li nusebbite bihî fuâdeke" fıkıh hassan fuad hasasına dönüşsün. Ne zaman fıkıh hasası fuad hasasına dönüşüyor? Daimî  zikirde, daimî  zikirde kişi ulaştığı zaman fıkıh hassası fuad hasasına dönüşüyor.

Öyleyse yani kalbin sabit kılınması, sağlamlaştırılması daimî zikirde gerçekleşir. Öyleyse Furkân 32 ile Hûd 120 arasında iliyet rabıtası var mı? Var. Kalbin sabit kılınması onlarla senin kalbindeki fuad hasasını fiziğin ötesindeki idrak sağlamlaştırırız. Fuad hasası başlangıçta fıkıh hasasıdır. Bu haber de sana hak, mü’minlere öğüt ve zikir geldi.

Aralarında iliyet rabıtası var ve kalbin sabitleşmesi de bunu içeriyor. Nitekim Muhammed suresinin 7. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki;

47/MUHAMMED-7 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tensurûllâhe yensurkum ve yusebbit akdâmekum.

Ey âmenû olanlar! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz, O da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.

Eğer Allah'a yardım ederseniz Allah da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kadem kılar. Ayaklarınız kaymaz.

Eğer Allah'a yardım ederseniz, Allahû Tealâ'ya yardım başkalarını mutlu etmek istikametinde yapıyorsak Allah onu kendisine yapılmış kabul ediyor. Ve bunun gibi daha birçok âyet-i kerimede Allahû Tealâ bunu örneğin Enfâl suresinin 45. âyet-i kerimesinde;

8/ENFÂL-45 Yâ eyyuhâllezîne âmenû izâ lekîtum fieten fesbutû vezkurullâhe kesîran leallekum tuflihûn(tuflihûne).

Ey âmenû olanlar! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman artık sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki; böylece felâha eresiniz.

Allah'a çok zikredin ki felâha erersiniz. Başka âyetlerde de bu böyle inşaallah.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20263 dk okuma0