Muhterem Hocam, gecenin tamamını namaz kılmakla geçirebilir miyiz, yoksa bir kısmını mutlaka örtü altında virdimizi yapmakla mı geçirmeliyiz?

Soru

Muhterem Hocam, gecenin tamamını namaz kılmakla geçirebilir miyiz, yoksa bir kısmını mutlaka örtü altında virdimizi yapmakla mı geçirmeliyiz?

Cevap

Evet, bir kısmını örtü altında zikir yapmakla geçirmeliyiz. Çünkü; MUZZEMMİL Suresi’nin 20. ayet-i kerimesine baktığımız zaman şunu görüyoruz: “Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun” yani nasıl YÛSUF 108'de “ben ve bana tâbî olanlar, işte o tâbî olanlar resûllerle beraberdir.” diyorsa:

73/MUZZEMMİL-20 İnne rabbeke ya'lemu enneke tekûmu ednâ min suluseyil leyli ve nısfehu ve sulusehu ve tâifetun minellezîne meake, vallâhu yukaddirul leyle ven nehâre, alime en len tuhsûhu fe tâbe aleykum, fakraû mâ teyessere minel kur’ânî, alime en se yekûnu minkum mardâ ve âharûne yadribûne fîl ardı yebtegûne min fadlillâhi ve âharûne yukâtilûne fî sebîlillâhi fakraû mâ teyessere minhu ve ekîmus salâte ve âtûz zekâte ve akridullâhe kardan hasenen, ve mâ tukaddimû li enfusikum min hayrin tecidûhu indallâhi huve hayran ve a'zame ecrâ(ecren), vestagfirûllâh (vestağfirûllâhe), innallâhe gafûrun rahîm(rahîmun).

Muhakkak ki Rabbin, senin ve seninle beraber olanlardan bir topluluğun, gecenin üçte ikisinden daha azında, (bazan) onun yarısında ve (bazan da) onun üçte birinde (Kuran okumak, zikir yapmak, kanitin olmak, teheccüd namazı kılmak için) kalktığını biliyor. Ve geceyi ve gündüzü Allah takdir eder, onu sizin asla hesaplayamayacağınızı (gecenin zaman dilimlerini doğru tayin edemeyeceğinizi) bildi. Bu sebeple sizin tövbenizi kabul etti. O halde Kuran’dan size kolay geleni okuyun! Sizden bir kısmınızın hasta olacağını, diğerlerinin yeryüzünde, Allah’ın fazlından (rızık) isteyerek dolaşacaklarını ve diğer bir kısmının da Allah’ın yolunda savaşacaklarını bildi. Artık O’ndan (Kuran’dan) size kolay geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah için güzel bir şekilde borç verin! Ve nefisiniz için hayır olarak ne takdim ederseniz, onu Allah’ın indinde daha hayırlı ve daha büyük bir ecir olarak bulursunuz. Ve Allah’a istiğfar edin (tövbe edip Allah’tan mağfiret dileyin)! Muhakkak ki Allah; Gafur’dur, Rahîm’dir.

12/YÛSUF-108 Kul hâzihî sebîlî ed’û ilâllâhi alâ basîratin ene ve menittebeanî, ve subhânallâhi ve mâ ene minel muşrikîn(muşrikîne).

De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur. Allah’ı tenzih ederim. Ve ben, müşriklerden değilim.”

“Ben ve Bana tâbî olanlar, Senin ve senle beraber olanlar” diye bu ayette geçiyor. “Seninle beraber olanlardan bir toplum gecenin üçte ikisinde, yarısında veya üçte birinde Kuran okumak, zikir yapmak, kânitîn olmak ve teheccüt namazı kılmak için kalktığını biliyor.” Öyleyse namazın yanında, namazda kânitîn olursunuz; teheccüt namazının yanında Kuran okumak ve zikir yapmak da vardır. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma10