Muhterem Hocam, gençlerimizin bilim okumalarının, niteliklerini artırmalarının ve bu sayede insanlığa daha faydalı olmalarının öneminden de bahsedebilir misiniz? Mesela en iyi dokt

Soru

Muhterem Hocam, gençlerimizin bilim okumalarının, niteliklerini artırmalarının ve bu sayede insanlığa daha faydalı olmalarının öneminden de bahsedebilir misiniz? Mesela en iyi doktor, en iyi mühendis, en iyi iktisatçı olmak bir müslüman için olmazsa olmaz değil midir? Gazze örneğinde olduğu gibi bilim ve teknoloji alanında gelişmeden güçlü olmamız mümkün müdür?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, din baştan sona ahlaktır. İşte bahsettiğin o mühendisin de mutlaka Kur’ân ahlakına ihtiyacı var. Kur’ân ahlakını taşımayan bir doktorun doktorluğundan ne kadar fayda alabilirsin? Kur’ân ahlakını taşımayan bir mühendisin, bir inşaat mühendisi düşünün, inşa ettiği evin malzemesinden çaldığı zaman depremden yıkıldığı zaman ne kadar emin olabilirsin?

Ve bunun gibi şu dünya üzerinde hangi meslek olursa olsun herkesin ama herkesin birincil derecede dini yaşamaya ihtiyacı var. Bizi yaratan, yoktan var eden, ilmi ve rahmeti herşeyi kuşatan Allah bunu söylüyor.

Öyleyse mühendis olabilirsin ama Allah'ın istediği ahlaklı bir mühendis olmak. Doktor olabilirsin ama Allah'ın istediği Kur’ân ahlakıyla ahlaklanan bir doktor olmak. Ve daha bunun gibi hangi meslek sahibini ele alırsanız alın. Ama eğer yoksa sadece o meslek sadece etrafa zarar getirmiyor. Kendisine de zarar getiriyor.

Öyleyse herkesin birincil derecede Kur'ân-ı Kerim eğitimine ihtiyacı var. Gazze'de olduğu gibi bilim ve teknoloji belki şu anda öyle görünüyor. Önemli olan Allah katında durum ne? İnsanların katında şu anda Gazeliler kaybetmiş gibi görünüyor. Ama Allah katında kaybedenler kimler? Allah katında bakarsanız şehitlik Kur’ân'ı kerimin insanoğluna bahşettiği en üst seviyedeki bir mertebe.

İşte Nisâ Suresinin 69. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ buyuruyor ki:

4/NİSÂ-69 Ve men yutiıllâhe ver resûle fe ulâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen nebiyyîne ves sıddîkîne veş şuhedâi ves sâlihîn(sâlihîne), ve hasune ulâike rafîkâ(rafîkan).

Ve kim, Allah'a ve Resûl'e itaat ederse, o taktirde işte onlar, Allah'ın kendilerine ni'met verdiği nebîlerle (peygamberlerle) ve sıddîklerle ve şehitlerle ve salihlerle beraberdirler. Ve işte onlar ne güzel arkadaştır.

Üç günlük dünya hayatı için birilerinin matah zannetmesi olabilir. Ama önemli olan Allah katında durum ne? Allah katında kim kazanıyor, kim kaybediyor? Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma5