Muhterem Hocam, gün geçtikçe yanlışların doğru gibi kabul edilmesinin sebebi nedir?

Soru

Muhterem Hocam, gün geçtikçe yanlışların doğru gibi kabul edilmesinin sebebi nedir?

Cevap

Tabiî ki şeytan devrede. Şeytan Allah’tan aldığı müsaade gereğince kıyamete kadar serbest ve özellikle tek bir hedefi var: Allah’ın doğrularını unutturmak, kendi yanlışlarını da onların yerine geçirmek.

Başarmış mı? Başarmış…

İşte her devirde onun himayesinde, onun dostları olarak kübera ve sâdatlar var, fesat çıkaranlar var, hidayeti gizleyenler var, alay eden ve zülmani ilimlerle amel edenler var. Bunlar hep cehennem ateşine davet eden tagut…

CEHENNEME (ATEŞE) DAVET EDENLER

1. FESAT ÇIKARANLAR

TEVBE-32: … ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar.

RAD-25: Allah’ın ahdini bozarlar ve Allah’ın O’na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sırat-ı Müstakîm’e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar).

KASAS-41: Ve Biz, onları ateşe davet eden İmamlar (önderler) kıldık. Ve kıyamet günü onlara yardım olunmaz.

2. SADAT VE KÜBERALAR

AHZAP-67: Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik.”

AHZAP-68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lânetle lânetle.

3. HİDAYETİ GİZLEYENLER

BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaştırılmasını) Kitap’ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara hem Allah lânet eder hem de lânet ediciler lânet eder.

AL-İ İMRAN-7: … Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve tevilde bulunmak istedikleri için O (Kitab)’ın müteşabih olan kısmına uyarlar.

4. RESUL VE AYETLERLE ALAY EDENLER

KEHF-106: (Ayetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve ayetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.

ENAM-68: Ayetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman…

NİSA-140: Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman…

5. ZULMANİ İLİMLERLE AMEL EDENLER

BAKARA-102:… Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla nefislerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.”

Bunların hepsi bu istikamette. İşte İblis insanlara doğruları unutturup yanlışları doğruların yerine geçiriyor. Ama Allahû Teâlâ da doğrularının hayata geçirilmesini ve İblis’in tuzağına düşmememizi istiyor.

Yanlışlar, yalanlar şeytanın bize kabul ettirdiği zanlardır. Şu anda ekranda bir kere daha doğrular… 7 safha doğruya bakalım…

DOĞRULAR (ALLAH’IN DOĞRULARI)

1. RÛM 31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

ANKEBÛT 5 Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). …

2. MÂİDE 35 Ey âmenû olanlar; Allah’a karşı takva sahibi olun ve O’na ulaştıracak vesileyi isteyin. …

BAKARA 256 ... Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. ...

3. RA’D 21 Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. …

BAKARA 120 ... “Muhakkak ki Allah’a ulaşmak (Allah’ın Kendisine ulaştırması) işte o, hidayettir.” ...

ÂLİ İMRÂN 73 ... “Muhakkak ki hidayet Allah'a ulaşmaktır. (İnsanın ruhunun ölmeden önce Allah’a ulaşmasıdır) ...

4. NİSÂ 125 Ve hanif olarak Hz. İbrâhîm’in dinine tâbî olmuş ve vechini (fizik vücudunu) Allah’a teslim ederek muhsin olan kimseden, dinen daha ahsen kim vardır. Ve Allah, Hz. İbrâhîm’i dost edindi.

5. NİSÂ 103 Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin!

ÂLİ İMRÂN 191 Onlar (ulûl elbab, lüblerin, Allah'ın sır hazinelerinin sahipleri), ayaktayken, otururken, yan üstü yatarken (daima) Allah'ı zikrederler. …

6. BEYYİNE 5 Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar...

BAKARA 186 ...Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar irşada ulaşırlar (irşad olurlar).

7. BAKARA 132 Ve, İbrâhîm (a.s) onu (Allah’a teslim olmayı) kendi oğullarına vasiyet etti. Ve Yâkub (a.s) da: “Ey oğullarım! Muhakkak ki Allah, bu dini sizin için seçti. Artık siz, Allah’a teslim olmadan ölmeyin.” diye (vasiyet etti).

ÂLİ İMRÂN 102 Ey âmenû olanlar, Allah’a karşı “O’nun hak takvası” ile (bi hakkın takva, en üst derece takva ile) takva sahibi olun! Ve sakın siz, (Allah’a) teslim olmadan ölmeyin!

YANLIŞLAR (YALANLAR / ŞEYTANIN BİZE KABUL ETTİRDİĞİ ZANLAR)

1. YÛNUS 7 Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

YÛNUS 8 İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).

2. KEHF 17 … Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa (kim Allah’a ulaşmayı dilemezse) artık onun için velî mürşid (irşad eden evliya) bulunmaz.

KASAS 50 … Allah'tan bir hidayetçi olmaksızın (hidayetçiye değil de) kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? …

3. RA’D 25 … Allah’ın ahdini bozarlar (ruhlarını, vechlerini, nefslerini ve iradelerini Allah’a teslim etmezler). Ve Allah’ın, O’na (Allah’a) ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler (ruhlarını Allah’a ulaştırmazlar). Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar …

A'RAF 30 …bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. Muhakkak ki; onlar, Allah'tan başka şeytanları dostlar edindiler. Ve onlar kendilerinin hidayete erdiklerini zannediyorlar (hesap ediyorlar).

4. MÂİDE 79 Yaptıkları kötülüklerden birbirlerini vazgeçirmeye (mani olmaya) çalışmıyorlardı. Yaptıkları şey ne kötü ...

ŞEMS 10 Ve kim, onun (nefsinin) kusurlarını örtmeye çalıştıysa (nefsini tezkiye etmemiş ise) hüsrana uğramıştır.

5. A‘LÂ 11 Ve şâkî olan, ondan (zikirden) içtinap edecek (kaçınıp zikretmeyecek).

6. ÂLİ İMRÂN 110 ... Allah'a îmân ediyorsunuz. Eğer kitap ehli de îmân etselerdi elbette onlar için hayırlı olurdu. Onlardan bir kısmı mü'mindir ve onların çoğu da fâsıklardır.

ÂLİ İMRÂN 119 …Ve sizinle karşılaşınca “Biz îmân ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar...

7. HACC 8 Ve insanlardan (öyle) kimseler vardır ki; bir ilme, bir hidayetçiye ve nurlu (aydınlatıcı) bir kitaba sahip olmaksızın Allah hakkında mücâdele eder.

İblis başlangıç noktasında Allah’ın doğrularını unutturuyor: Allah’a ulaşmayı dileme, mürşide tâbîiyet, ruhun teslimi, fizik vücut teslimi, nefsin teslimi, irşad ve iradenin teslimi… Hepsi unutturuluyor. Onun yerine yanlışlarını geçiriyor. Dünya hayatıyla insanları meşgul ettiriyor, tagutlara insanları yönlendiriyor ve teslimleri reddediyor.

İblis her devirde aynı şeyi yapmış. İnsanlara doğruyu öğretecekleri kendi safına geçirmeyi başarmış. Onların doğrularını yanlışlarıyla örtmüş, toplumun büyük bir kısmını tuzağına düşürmüş. Doğruların gölgelendiği, yanlışların doğru diye kabul edildiği bir toplum bütün dünyaya yayılmış vaziyette…

Yanlışları doğru olarak insanlara kabul ettirenlerin büyük bir kısmı samimiyetle bunu bilmiyorlar ama bilip de ısrarla diğerlerinin doğrulara dönmemesini de temin etmeye çalışanlar yine bunlar…

Hiçbir devir birbirinden farklı değil. Her devirde dünyanın bir parçasında güzellikler yaşanırken öbür tarafında kötülükler yaşanıyor. Birinciler doğruların, ikinciler yanlışların içerisinde bir hayat yaşıyorlar. Doğrular Allah’ın kutsal kitaplarda bildirdiği kanunlardır. Yanlışlar da bu doğrulara uymayan insanların zanlarıdır.

Allahû Teâlâ doğrulardan hareket etmemizi istiyor, yanlışları devre dışı tutmamızı istiyor inşaallah. Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20267 dk okuma0