Muhterem Hocam, günümüz din tatbikatını hadîslerle Kur’ân’ın yargılaması gerekir görüşü doğru mudur? Açıklayabilir misiniz?

Soru

Muhterem Hocam, günümüz din tatbikatını hadîslerle Kur’ân’ın yargılaması gerekir görüşü doğru mudur? Açıklayabilir misiniz?

Cevap

Kesinlikle doğru değil. Sevgili kardeşlerim, din tamamen Allah’ın kutsal kitaplarında açıkladığı yasalardan, kanunlardan ibarettir. Hiçbir zaman “kim hadîslerle hükmetmezse” demiyor. Ama şimdi gösteriyorum, âyetlere baktığımız zaman şunu görüyoruz:

5/MÂİDE-44 İnnâ enzelnât tevrâte fîhâ huden ve nûr(nûrun), yahkumu bihân Nebîyyûnellezîne eslemû lillezîne hâdû ver rabbâniyyûne vel ahbâru bimâstuhfizû min kitâbillâhi ve kânû aleyhi şuhedâe, fe lâ tahşevûn nâse vahşevni ve lâ teşterû bi âyâtî semenen kalîlâ(kalîlen) ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn(kâfirûne).

Muhakkak ki Tevrat’ı Biz indirdik, onda hidayet ve nur vardır. Kendileri (Hakk’a) teslim olmuş peygamberler, yahudilere, onunla hükmeder. Rabbanîler (kendilerini Rabb’lerine adamış olanlar) ve Ahbar olanlar da (zahidler, yahudi âlimler, hahamlar) Allah’ın Kitab’ından korumakla görevli oldukları ile hüküm verirler ve onlar, onun üzerine şahitler oldular. Artık insanlardan korkmayın, Ben’den korkun ve Benim âyetlerimi az bir değere satmayın. Ve kim, Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar kâfirlerdir.

1) Maîde 44’ün sonunda "ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul kâfirûn" kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse onlar kâfirlerdir.

5/MÂİDE-45 Ve ketebnâ aleyhim fîhâ ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curuha kısâs(kısâsun) fe men tesaddeka bihî fe huve keffâratun lehu ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn(zâlimûne).

Onun içinde (Tevrat’ta) onlara, cana can ile, göze göz ile, buruna burun ile, kulağa kulak ile, dişe diş ile ve yaralamalara karşı kısas olduğunu yazıp farz kıldık. Kim onu bağışlar da (kısas hakkından vazgeçerse) artık o kendisi için (günahlarına) kefâret olur. Ve kim, Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, o taktirde işte onlar, onlar zalimlerdir.

Maîde 45 "ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humuz zâlimûn." Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse onlar zâlimlerdir. Yani adalet noktasında bu gerçekleşiyor çünkü kısas hükmü burda ise aynı şekilde ve 3. âyet-i kerime:

5/MÂİDE-46 Ve kaffeynâ alâ âsârihim bi îsâbni meryeme musaddıkan limâ beyne yedeyhi minet tevrâti ve âteynâhul incîle fîhi huden ve nûrun ve musaddıkan limâ beyne yedeyhi minet tevrâti ve huden ve mev’ızeten muttekîn(muttekîne).

Onların izleri üzerine, Tevrat’tan ellerinde bulunanı tasdik edici olarak Hz. Meryem’in oğlu İsâ’yı gönderdik. Ve ona, içinde bir hidayet ve bir nur olan, Tevrat’tan ellerinde bulunanı tasdik eden ve müttekîler (takvâ sahipleri) için, hidayete erdirici ve vaaz edici (öğüt verici) olan İncil’i verdik.

Maîde 47: "Ve men lem yahkum bimâ enzelallâhu fe ulâike humul fâsıkûn" yani görüyorsunuz ki kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse o kafirdir. Kim Allah’ın dediğiyle hükmetmezse o zalimdir. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse onlar fâsıklardır.

Bu üç âyetten şunu anlıyoruz ki bizim için elzem olan Allah’ın indirdiği âyetlerdir. Allah’ın sözünün diğer sözlere üstünlüğü, Allah’ın mahlûkatına olan üstünlüğü gibidir.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ramuz 516/5

“Allah kelâmı Kur’ân’ın diğer kelâmlara üstünlüğü, Allahû Tealâ’nın yarattıkları üzerine üstünlüğü gibidir.”

Allah Resûl'ü hiçbir zaman “Bir gün Kur’ân tartışılacaktır” demiyor; ama “Bir gün benim hadislerim tartışılacaktır; Kur’ân’a bakınız.” Yani hiçbir zaman hadîslerin Kur’ân’ı yargılaması değil, tam tersi, Kur’ân’la hadîsleri kontrol etmek, denetlemek ve Allah Resûl'ü diyor ki: benim HADÎSlerim tartışılacaktır; Kur’ân’a bakınız. Kim benden Kur’ân dışında bir şey yazmışsa o imha etsin.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim - Zühd, Müsnedi Ahmet - 3/12, 21, 33

“Benim hadislerim tartışılacaktır. Bu durumda KUR’ÂN’a bakın, benden zuhur eden hiçbir söz KUR’ÂN’a ters düşemez. Benden KUR’ÂN dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kur’ân dışında bir şey yazmışsa imha etsin.”

Dolayısıyla Allah’ın kitabı Kur’ân-ı Kerim’dir. Hicr 9’da: “Biz bu zikri indirdik ve onu biz koruyacağız." Korunan, herkesi bağlayan Allah’ın şeriat kitabı olan Kur’ân-ı Kerim’dir. Kur’ân-ı Kerîmle hadîsler karşılaştırılmalı. Kur’ân’a uyuyorsa tamam, ama Kur’ân’a uymuyorsa Allah Resûl'ü “O benden değildir.” buyuruyor. O zaman hadîsler Kur’ân’ı yargılamak tamamıyla Kur’ân dışı bir tatbikattır. Kur’ân’a uymuyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20263 dk okuma1