Günümüz dünyasının bir barış ortamına yönelmesi gerçekten imkânsız mı?

Soru

Günümüz dünyasının bir barış ortamına yönelmesi gerçekten imkânsız mı?

Cevap

Hayır. 14 asır evvel Resûlullah (S.A.V) Efendimiz geleceğini bize müjdelediği: “Ümmetimin en hayırlısı” buyurduğu Mehdi (A.S) Resûl zamanında ikinci asr-ı saadet mutlaka gerçekleşecek ve bir dünya barışı söz konusu.

Dünya barışının altın anahtarı bir dilek, dinlerin birleştirilmesidir. İnsanlar günümüzde birbirinden farklı 72 tane ayrı inanç türü var. Herkes farklı dinin mensubu olduğunu zannediyor.

Hâlbuki ezelî ve ebedî tek bir din var. Bu din babamız İbrahim’in Hanif dîni, Arapça dili İslâm ve üç esas üzerine bina edilmiş: Vahdet, tevhid ve teslim.

Vahdet akidesi, Allah tektir ve Allah herkesin, her devirde insanların O’na teslim olmasını istiyor. Ama tek cemaati oluşturmak asıl önemli olan unsur bu. Bu bir dünya dostluğu, dünya barışı insanların ancak birbirini çok sevmesiyle gerçekleşebilir.

İçinizde sevgi tohumlarını ektiğiniz toprak, zikir arazisidir. İnsanların tekâmülünde ve dünya sulhunda en büyük anahtar, insanların şahsî olarak gerçekleştirebilecekleri bu zikir adlı ameldir.

Bütün dünyada dinler aynı hedefe yönelik olmuş olsa, insanlar da dinlerini yaşamak için bir talebin sahibi olsalar sonuçta oluşacak olan merhalede daimî zikrin sahibi olmaktır. İşte dünya sulhu oradadır.

Hepimiz için söz konusu olan şey dünya sulhuna hizmet olmalıdır. Demek ki dünya sulhu daimî zikirle gerçekleşebilen bir olgudur.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20262 dk okuma0