Muhterem Hocam, günümüz insanları arasında birlik ve beraberlik ruhu nasıl sağlanabilir?

Soru

Muhterem Hocam, günümüz insanları arasında birlik ve beraberlik ruhu nasıl sağlanabilir?

Cevap

Âli İmrân Suresinin 103.âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ: “Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın ve fırkalara ayrılmayın." buyuruyor.

3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne). Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidâyete erersiniz.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): -73 fırka; 72’si cehenneme, bir tanesi hariç. 73 fırka, Kurtuluşa ulaşan fırka, Fırka-i Naciye. -Kimlerdir onlar ey Allah’ın Resûl'ü? -Ben ve sizin gibi Sıratı Mustakîm'de olanlar.

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tirmizî 2778, İbnî Mâce 3991 – 3994 “Benim ümmetim 73 fırkaya ayrılacaktır. 72 tanesi cehenneme gidecek, bir tanesi hariç.”

Bu işin başı vahdet, tevhid ve teslim. Yani Allahû Tealâ sizi 'Allah’ın kulları' olarak, 'mü’minler' olarak ve 'müslümanlar' olarak isimlendiriliyor ve istisnasız Sıratı Mustakîm'de olmanızı istiyor.

İnsan ilişkileri toplumu ya düşmanlığa götürür ya dostluğa. Dostluğun oluştuğu yerde Allah’a ulaşmayı dileyen, birbirini seven, birbirini incitmeyen insanlar vardır. Yani birlik ve beraberlik dediğimiz zaman hepimizin tek hedefi Allah’a ulaşmayı dilemek ve böylece Allah’a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu tek bir kitle, tek cemaat oluşturmak sonra da teslimleri bir bir sırasıyla; evvelâ ruhu daha sonra fizik vücudu daha sonra nefsi ve daha sonra iradeyi teslim etmek.

Her olayla Allahû Tealâ bir defa daha ispat ediyor ki, dünya bir kurtuluş devresindedir ve dünyaya hidâyet yayılmaktadır. Mutluluk, birlik ve beraberlik bütün dünyada da mutlaka gerçekleşecektir. Unutulan hidâyetin tatbikata konulması ile mutlaka insanlık bu hedefe yakında ulaşacaktır.

Hûd Suresinin 52. âyet-i kerimesine baktığımız zaman ne görüyoruz? Hûd Suresinin 52. âyet-i kerimesinde: “Ya kavmim! Rabbinizin mağfiretini isteyin. Sonra O'na tövbe edin (mürşidin önünde tövbe edip zikre başlayın). Üzerinize semadan bol bol rahmet göndersin ve sizin kuvvetinizi kuvvet ile arttırsın."

11/HÛD-52 Ve yâ kavmistagfirû rabbekum summe tûbû ileyhi yursilis semâe aleykum midrâran ve yezidkum kuvveten ilâ kuvvetikum ve lâ tetevellev mucrimîn(mucrimîne). Ya kavmim! Rabbinizin mağfiretini isteyin. Sonra O’na tövbe edin (mürşidin önünde tövbe edip, zikre başlayın). Üzerinize sema(dan) bol yağmur (bol rahmet) göndersin. Ve sizin kuvvetinizi, kuvvet ile arttırsın. Ve mücrimler (suçlular) olarak yüz çevirmeyin.

İşte Said Nursi Hz. de bu konuda diyor ki: "Îmân bir nurdur, bir kuvvettir." dediği bu mânâda söylenen bir söz.

"Semadan size rahmet gönderirsin ve sizin kuvvetinizi kuvvet ile arttırsın."

dinde fırkalara ayrılanlar var. Onlar birbirlerini şikâyet edenler, birbirlerinin aleyhine konuşan toplumlar. Ama Fırka-i Naciye, onlar dostluklar üzerine bir ve beraber olanlardır. Allahû Tealâ Sebe 20’de: "Mü’minleri oluşturan bir tek fırka hariç, hepsi iblise tâbî oldular, yani dinde fırkalara ayrıldılar." buyuruyor. Allahû Tealâ’nın dizaynı bu.

34/SEBE-20 Ve lekad saddaka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel mu’minîn(mu’minîne). Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü’minleri oluşturan bir fırka (Allah’a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 8 Ekim 20263 dk okuma0