Muhterem Hocam, günümüz insanlarını bir cehalet dumanının kapladığı söylenebilir mi?

Soru

Muhterem Hocam, günümüz insanlarını bir cehalet dumanının kapladığı söylenebilir mi?

Cevap

Evet, 14 asır evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) başı öne eğilip mahzun bir şekilde durduğu zaman sahâbe bir şeylerin ters gittiğini biliyor. Diyor ki: “Ne oldu ya Resûlallah (S.A.V)?” “İlmin insanlardan alındığı zamandır.” “Biz çocuklarımıza, eşlerimize öğretiyoruz. Allah gelip Kur’ân’ı toplatıp götürecek mi?” Allah Resûlü (S.A.V) de şöyle buyurur: “Şu anda Yahudilerin, Hristiyanların elinde Tevrat ve İncil yok muydu? Vardı. Bunlar ne işlerine yarıyor?”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Tirmizî, İbn Mâce.

“Gün gelir, ilim insanları terk eder. İnsanların onda hiç nasibi kalmaz.”

Sahabe sordu: “İlim bizi nasıl terk edebilir ki?

Biz Kur’ân-ı okuyoruz ve bundan böyle de vallahi okuyacağız.

Hanımlarımıza, oğullarımıza da okutmaktayız.”

Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle cevap buyurdu:

“Yahudilerin ve Hristiyanların elinde de Tevrat ve İncil yok muydu?”

Öyleyse Kur’ân’ın var olması, Tevrat’ın, İncil’in var olması bizi hedefe ulaştırmıyor. Mutlaka mürşidin devreye girmesi lâzım. İlmin insanlardan alındığı zamandır. Allah evliyanın ruhunu kabzetmek suretiyle ilmi alır. Geride cahiller kalır. O cahillere insanlar sual soruyorlar. Onlar da hem kendilerini hem de başkalarını saptırıyorlar.

O zaman şu rahatlıkla söylenebilir: Günümüzde cehalet dumanının kapladığı söylenebilir mi? Evet. Duhân fitnesi bir cehalet dumanıdır. Allahû Tealâ’nın Duhân Suresinde buyurduğu duhân, yani bütün dünyayı kaplayan duman, işte bu cehalet dumanıdır. Din adına hüküm sahibi olan insanlar Allah’ın hakikatlerinden, bütün dinlerden haberdar değiller ve sadece bilmemeleri sebebiyle, cehaletleri sebebiyle gözümüzün önünde cehenneme doğru yol alıyorlar. Buna mâni olmaya çalışmak hepimizin üzerine borçtur.

Hadîs-i şerifte: “Allah ilmi insanlardan söküp almak suretiyle kaldırmaz. Bilakis âlimlerin canlarını almak, kabzetmek suretiyle ilmi kaldırır. Aralarında hiçbir âlim kalmaz da insanlar cahilleri önder edinirler. Onlara sorular sorarlar. Onlar da bilgisizce fetva verirler ve böylece hem kendilerini saptırırlar hem de başkalarını saptırırlar.”

Ne demiştik? İki grup cahil var. Bir, âyetleri bilmeyenler. İki, bilmeyip de başkalarını yoldan saptıranlar. İşte çağımız Hidayet Çağı ve bu Hidayet Çağı’nda duhân fitnesi insanların büyük bir kısmını sarmıştır. Bu duhân fitnesi ilimsizliktir, cehalettir. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor hadîs-i şerifte:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Beyhaki; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 24

"Bir zamanlar gelecek, Kur’ân-ı Kerim’in resmi, İslâm’ın ismi kalacaktır. İnsanlar İslâmî isimlerle anılacaklar ama İslâm’dan en uzak kişiler olacaklar. Mescidlere dışarıdan bakıldığı zaman mamur ama içindeki insanlara bakıldığı zaman, kalplerinde hidayetten eser olmayacak. O gün yaşayan âlimler, gök kubbenin altında yaşayan insanların en şerrlileridir. Fitne onlardan çıkmıştır ve tekrar onlara dönecektir."

DUHÂN FİTNESİ

1. DUHÂN-10: Fertekib yevme te’tis semaû bi duhanin mubin(mubinin).

Artık göğün, apaçık duman (fitne) getireceği günü gözetle.

2. DUHÂN-11: Yagşân nâs(nâse), hâzâ azâbun elîm(elîmun).

(O fitne ki) insanları (insanların büyük kısmını) sarmıştır. İşte bu, elîm bir azaptır.

3. DUHÂN-12: Rabbenekşif annel azâbe innâ mû’minûn(mû’minûne).

Rabbimiz, azabı bizden kaldır. Muhakkak ki biz, mü’minleriz.

4. DUHÂN-13: Ennâ lehumuz zikrâ ve kad câehum resûlun mubîn.

Onlara (herşeyi) açıklayan bir resûl gelmişti. İbret almadılar.

MUHAMMED-16: ... “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın, kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbî olanlardır.

5. DUHÂN-14: Summe tevellev anhu ve kâlû muallemun mecnûn(mecnûnun).

Ve (O’NA) (şeytan tarafından vahiy edilerek) “öğretilmiş” ve “deli” dediler ve sonra O’NDAN yüz çevirdiler.

6. DUHÂN-15: Innâ kâşifûl azâbi kalîlen innekum âidûn(âidûne).

Muhakkak ki Biz, azabı biraz kaldırsak (bile), şüphesiz ki siz (şirke) dönecek olanlarsınız.

7. DUHÂN-16: Yevme nebtışul batşetel kubrâ innâ muntekimûn(muntekimûne).

Büyük bir şiddetle (onları) yakalayacağımız gün, Biz mutlaka intikam alacak olanlarız.

Duhân fitnesi, bu cahillerin bilmemelerine rağmen insanları cehaletle saptırmaları, onlar için en büyük fitne duhân fitnesidir. Yani duhân fitnesi cehaletin her tarafı sarması sebebiyledir. Bu cahillere soru soranlar aldıkları cevaplarla sapıyorlar. Ve böylece onlar da saptırıyorlar. İşte Mehdi (A.S) ile insanlar bu cehalet fitnesinden kurtulacaktır. “Mehdi (A.S) benim soyumdandır.” buyuruyor Peygamber Efendimiz (S.A.V).

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kitab-ül Burhan Fî Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, 2.

“Mehdi (A.S) benim soyumdandır. Ben nasıl vahiy üzere mücadele veriyorsam, o da benim sünnetim üzerine mücadele verir. Bizimle nasıl şirkten kurtulmuşlarsa, onunla da fitneden kurtulacaklardır.”

Bu fitne cehalet fitnesi. Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kütüb-i Sitte, İlim Bölümü, Ravi. Ukbe İbnu Amir, Hadis: 4112

"Zancılardan önce ilim öğrenin."

Kimdir zancılar? Cahiller. Cahiller zanlarına tâbî olanlardır. İnşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 23 Ekim 2026Son güncelleme: 25 Ekim 20264 dk okuma0