Muhterem Hocam, günümüz İslâm âlemi din kardeşliğini ve tevhiti neden oluşturmuyor?

Soru

Muhterem Hocam, günümüz İslâm âlemi din kardeşliğini ve tevhiti neden oluşturmuyor?

Cevap

14 asır evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîsinde buyuruyor ki: “Ümmetimden ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşûdur.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Ramüzü’l-Ehadîs, s.120, Ravi: Hz. Zamre İbn Habib (R.A), Tirmizî; 2791 "Ümmetimden ilk kaldırılacak şey, emanet ve huşûdur."

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Tirmizî, İlim, 5 "İnsanlardan ilk kaldırılan ilim (namazdaki) huşûdur. Öyle ki bir mescide girdiğinde huşû içinde olan bir tek adam bulmayabilirsin."

Yani Kur’ân unutulacak, zikir unutulacak. Çünkü huşûnun var olabilmesi için zikrin var olması lâzım.

Emanet ve huşû.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Size iki emanet bırakıyorum: Allah’ın Kitab’ı ve Ehli Beyt’im.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663. “Sizin aranızda iki paha biçilmez emanet bırakıyorum; onlara sarıldığınız müddetçe asla dalâlete düşmezsiniz; Allah’ın Kitab’ı Kur’ân ve Ehli Beyt’im.”

“Allah’ın Kitab’ı ve sünnetim.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Sünen-i Tirmizî C.5, S.663 “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler, Allah’ın Kitab’ı Kur’ân-ı Kerim ve Peygamberi’nin sünnetidir.”

İşte burada üzerinde durmamız gereken, her iki hadîste de: Allah’ın Kitab’ı, Ehli Beyt’im; Allah’ın Kitab’ı, ümmetim.

İki emanetten birisi, birincisi Allah’ın Kitab’ı.

Ve bu Kur’ân’ın unutulması, din tatbikatından, devreden çıkartılması; neyle iblisin negatif tesiri oluşmuş?

İblis evvela hedef emirleri unutturmuş, vasıta emirleri de hedef emirleri yerine geçirmiş.

Hedef emirlerini nasıl unutturmuş?

7 HEDEF EMİR VAHDET 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın. TEVHİT 2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak MU’MİN-15: … Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır. TESLİM: 3. Ruhun Allah’a Teslimi RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar. 4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır. YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı)? Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır. 5. Nefsin Allah’a Teslimi NİSÂ-103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın… 6. İrşada Ulaşmak BEYYİNE-5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur. 7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

Din tatbikatından Allah’a ulaşma dileğini çıkartarak: "Ruh insana hayat verir. Ruh vücuttan çıkınca kişi ölür. Ancak ölümle insan ruhu Allah’a ulaşır. Dünya hayatında ruhun Allah’a ulaşması yok."

Bunu unutturmuş. Bununla birlikte, bundan sonraki vasıta emirlerin içerisinde de bu yoksa, hiçbir vasıta emrin o kişiye bir fayda sağlaması mümkün değil. Ameller boşa gidiyor.

7 VASITA EMİR 1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir. 2. Kelime-i Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar. ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şahadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur... 3. Oruç BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz. 4. Namaz NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur. 5. Hac BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edinirse, artık hacda kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur... 6. Zekât BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur. 7. Zikir MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş. ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikame et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.

İşte hem Zumer 65 hem de Kehf 105. âyet-i kerimede:

39/ZUMER-65 Ve lekad ûhıye ileyke ve ilâllezîne min kablike, le in eşrakte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne). Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.

“Şirk koşarsan amelin boşa gider.”

Ama Zumer 65’te, Kehf 105 ise, yani: “Likâallahı inkâr edenler, onların amelleri boşa gidiyor.”

18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen). İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

Şirk koşanlar, likâallahı inkâr edenlerdir. Likâallahı inkâr edenler, ameli boşa gidenlerdir.

İşte iblis böylece Kur’ân-ı Kerim’i rafa kaldırmış. Kur’ân-ı Kerim rafa kaldırılınca, Allah’a ulaşma dileği yoksa tevhitte oluşamıyor.

Çünkü Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Cemaat rahmet, tefrika azap.”

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Ahmed b. Hanbel, Müsned: 4/145, nak. Şamil İslâm Ansiklopedisi: 1/286. “Cemaat rahmettir, tefrika azaptır.”

Yani kişinin tevhidi olabilmesi için birleşmenin adresi hidayettir.

Hidayet yoksa, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması yoksa, bir beraberlik söz konusu değil.

Nitekim, 14 asır evvel geleceğini bize müjdelediği, "Ümmetimin hayırlısı.” diye buyurduğu Mehdi (A.S) için Allahû Tealâ, Furkân 30’da:

25/FURKÂN-30 Ve kâler resûlu yâ rabbi inne kavmîttehazû hâzâl kur’âne mehcûrâ(mehcûran). Ve resûl: “Ey Rabbim! Muhakkak ki benim kavmim, bu Kur’ân’dan ayrıldı (Kur’ân’ı terketti).” dedi.

“Benim kavmim, bu Kur’ân’dan ayrıldı.”

Bu âyetlerden hareketle her devirde insan şeytan, cin şeytanlar var.

Kübera ve sâdatlar, Ahzâb 67-68’de:

33/AHZÂB-67 Ve kâlû rabbenâ innâ ata’nâ sâdetenâ ve kuberâenâ fe edallûnâs sebîl(sebîlâ). Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîm'inden) saptırdılar.”

33/AHZÂB-68 Rabbenâ âtihim dı’feyni minel azâbi vel anhum la’nen kebîrâ(kebîren). “Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle.”

“Biz devrimizin sâdat ve küberasına tâbî olduk. Onlar bizi yoldan çıkarttı. Onlara iki kat azap ver.”

Her devirde insan ve cin şeytan, tagutlar var. Onlar, insanları emaniyyeye dayanarak din öğretiyorlar. Bu da tamamen insanları şeytana dost kılıyor.

En’âm 153’te, Allah’a ulaştıran yolun Sıratı Mustakîm olduğu buyuruluyor:

6/ENÂM-153 Ve enne hâzâ sırâtî mustekîmen fettebiûhu, ve lâ tettebiûs subule fe teferraka bikum an sebîlihi, zâlikum vassâkum bihî leallekum tettekûn(tettekûne). Ve muhakkak ki; bu, Benim mustakîm olan yolumdur. Öyleyse ona tâbî olun. Ve (başka) yollara tâbî olmayın ki; o taktirde sizi, onun yolundan ayırır. İşte böyle size onunla vasiyet etti(emretti). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.

“Ona tâbî olun. Sizi Sıratı Mustakîm’den ayıran yollara tâbî olmayın.”

Öyleyse bir dinde fırkalara ayrılanlar var; şirkte olanlar. Öte yandan, tevhitte olanlar; Allah’a ulaşmayı dileyenler var.

Kurtuluş; Allah’a ulaşmayı dilemek, tevhitte olmakla, kardeş olmakla mümkündür.

O sebeple, Âli İmrân 103’te:

3/ÂLİ İMRÂN-103 Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrakû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufratin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne). Ve hepiniz, Allah’ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah’ın sizin üzerinizdeki ni’metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O’nun (Allah’ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.

“Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın. Fırkalara ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki ni’metini zikredin. Siz düşmandınız; Allah kalplerinizi birleştirdi (tek bir dilekle). O’nun ni’metiyle kardeşler oldunuz.”

Her devirde Allah’a çağıran imamlar var. Onlar kardeşliktedir.

ALLAH’A DAVET EDENLER 1. ENFÂL-24: …Allah ve Resûlü sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman (davete) icabet edin! Ve Allah’ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve muhakkak sizin O’na haşrolunacağınızı bilin! BAKARA-139: De ki: "Allah hakkında bizimle mücadele mi ediyorsunuz? O, bizim de Rabbimizdir, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aittir. Ve biz, O’na muhlis olanlarız." 2. YÛSUF-108: De ki: ‘Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek, Allah’ı görerek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur.’ 3. YÛNUS-25: Ve Allah, teslim yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat’ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm’e ulaştırır. İSRÂ-53: Ve kullarıma de ki: "En güzeli söylesinler!" Muhakkak ki şeytan, onların aralarını bozar (fesat çıkarır). Muhakkak ki o, insana apaçık düşmandır. 4. NAHL-125: Rabbinin yoluna (Allah’a ulaştıran yola, Sıratı Mustakîm’e) hikmetle ve güzel öğütle davet et. Onlarla en güzel şekilde mücadele et. Muhakkak ki senin Rabbin, O’nun yolundan sapanları ve hidayete erenleri bilir. 5. HACC-67: …Öyleyse emrim konusunda seninle niza etmesinler. Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka müstakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin. 6. KASAS-87: Ve sana indirildikten sonra, Allah’ın âyetlerinden sakın seni alıkoymasın. Ve Rabbine davet et (Allah’a ulaşmaya çağır). Ve sakın müşriklerden olma! 7. FUSSİLET-33: Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: "Muhakkak ki ben teslim olanlardanım." diyenden daha güzel sözlü kim vardır?

Her devirde ateşe çağıran imamlar da var.

CEHENNEME (ATEŞE) DAVET EDENLER 1. FESAT ÇIKARANLAR TEVBE-32: … ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. RAD-25: Allah’ın ahdini bozarlar ve Allah’ın O’na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler. Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Müstakîm’e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar). KASAS-41: Ve Biz, onları ateşe davet eden imamlar (önderler) kıldık. Ve kıyâmet günü onlara yardım olunmaz. 2. SÂDAT VE KÜBERALAR AHZÂB-67: Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dinde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik.” AHZÂB-68: Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onlara büyük bir lânetle lânetle. 3. HİDAYETİ GİZLEYENLER BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaştırılmasını) Kitap’ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara hem Allah lânet eder hem de lânet ediciler lânet eder. ÂLİ İMRÂN-7: … Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve tevîlde bulunmak istedikleri için O (Kitab)’ın müteşâbih olan kısmına uyarlar. 4. RESÛL VE ÂYETLERLE ALAY EDENLER KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir. ENÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman… NİSÂ-140: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman… 5. ZÜLMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER BAKARA-102: … Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.”

Oluşturulmamasının sebebi; bu hedeflere ulaşamamış olan insanların onlara yol göstermesidir.

Bir taraftan Allah’ın resûlleri, insanları hidayete çağırmak üzere görev yapıyor; ama insanlar, her geçen gün birbirine dost olmak yerine, her geçen gün biraz daha düşmanlık cihetinde bileniyorlar.

Allah’ın temel felsefesini anlamıyorlar. Dostluğu, kardeşliği anlamıyorlar.

Oysa ki Allah’ın temel emirlerine dikkatle baktığımız zaman, sadece bir parantez içinde hepsini özetleyebiliriz: Teslim olmak.

Kalplerin telif edilmesi ise mutlaka tâbiiyete bağlı bir husustur.

“Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın. Fırkalara ayrılmayın. Allah’ın üzerinizdeki ni’metini zikredin. Siz düşmandınız; Allah kalplerinizi birleştirdi. O’nun ni’metiyle kardeşler oldunuz.” Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 202611 dk okuma1