Muhterem Hocam, günümüz İslâm tatbikatında nefsini bilmek, nefsine arif olmak, nefs cihadı ve nefs tasfiyesinin yanı sıra nefsine zulmetmek, nefsini hüsrana düşürmek gibi kavramlar insanlara anlatılmıyor. Nefsle ilgili bu kavramların bilinmemesi insanları hangi sonuca ulaştırıyor?

Soru

Muhterem Hocam, günümüz İslâm tatbikatında nefsini bilmek, nefsine arif olmak, nefs cihadı ve nefs tasfiyesinin yanı sıra nefsine zulmetmek, nefsini hüsrana düşürmek gibi kavramlar insanlara anlatılmıyor. Nefsle ilgili bu kavramların bilinmemesi insanları hangi sonuca ulaştırıyor?

Cevap

Çok güzel. Gerçekten tekrar kâinatı yoktan var eden Allah'tır. Ve kâinat yokken de Allah vardı. Allah'ın yarattığı kâinat altı âlemden oluşuyor.

ALEMLER 3 âlem ve 3 de karşıt âlem olmak üzere 6 tane âlem vardır. Zahiri Âlem – Karşıt Zahiri Âlem: Zahirî âlemde fizik bedenimiz ve karşıt zahiri âlemde (berzah âleminde) nefslerimiz bulunur. Gayb Âlemi – Karşıt Gayb Âlemi: Gayb âleminde cinler ve karşıt gayb âleminde (cinlerin berzah âleminde) cinlerin nefsleri bulunur. Emr Âlemi – Karşıt Emr Âlemi: Emr âleminde melekler ve karşıt emr âleminde şeytan ve avanesi bulunur.

Emir âlemi, karşıt emir âlemi veya zâhiri âlem, karşıt zâhiri âlem. Gayp âlemi, karşıt gayp âlemi. Emir âlemi, karşıt emir âlemi. Emir âleminde melekler var. Zulmânî âlem gayb âleminde cinler var. Cinlerin nefsleri. Zâhiri âlemde insanlar var. İnsanların nefsleri.

SIRAT-I RABBİKEL MUSTAKÎM Allahû Tealâ kâinatı, 3 asıl (ZAHİRİ ÂLEM, GAYB ÂLEMİ, EMR ÂLEMİ), 3 de karşıt (KARŞIT ZAHİRİ ÂLEM, KARŞIT GAYB ÂLEMİ, KARŞIT EMR ÂLEMİ) olmak üzere 6 âlemden, cinsiyetsiz bir insan şeklinde yarattı.   Cinsiyetsiz insan vücudu şeklinde olan kâinatın kalbe denk gelen kısmında dünya bulunur. Üst bedenin baş kısmına doğru olan kısmı 1.gök katından itibaren artarak vücudun baş kısmından 7.gök katına yükselir, en tepede arş bulunur. Bu Allah’ın yoludur. Vücudun alt bedenden aşağı doğru indikçe ise 7. Yer katı bulunur, bu şeytanın yoludur.

ARŞ 7. GÖK KATI... 6. GÖK KATI... 5. GÖK KATI... 4. GÖK KATI... 3. GÖK KATI... 2. GÖK KATI... 1. GÖK KATI... ALLAH’IN YOLU - SEBİLİ REŞAD  (SIRATI MUSTAKÎM, TARÎKİ MUSTAKÎM)

DÜNYA GEZEGENİ

ŞEYTANIN YOLU - SEBİLİ GAYY  (SIRATI CEHİM, TARÎKİ CEHİM). 1. YER KATI... 2. YER KATI... 3. YER KATI... 4. YER KATI... 5. YER KATI... 6. YER KATI... 7. YER KATI... 7 YER KATI..

İşte bu iç içe insan şeklinde olan kâinatın dünya gezegeninde yaşıyoruz. Dünya gezegeni insan şeklinde olan kâinatın tam kalbine tekabül ediyor ve bütün insanlar hayata dünya gezegeninde başlıyorlar. Ama serbest irade sahibi insanlar için önünde iki yol var. Bir, doğar doğmaz üzerlerine bulundukları negatif yol. Çünkü doğuştan herkes ondokuz negatif özelliğin sahibidir. Bu ondokuz negatif özellikten kendisini kurtarabilmesi ancak Allah´a ulaşmayi dileğiyle yani herkese bu negatif koşullar veriliyor. Bunların pozitife çevrilmesi bizden isteniyor ve bir dilekle başlıyor. İşte bu dilekle başlayan ondokuz negatif özellikten kurtulmak, nefs tezkiyesi ve tasfiyesiyle, nefsin cihadı ile gerçekleşir. Ama bunu yapmadığı takdirde, kendi hâline bırakırsa, o zaman o kişi kendi nefsine zulmeden, nefsini hüsrana düşürenden birisidir. Zaten başlangıçta herkes hüsranda. Ne diyor Allahû Teâlâ:

ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ 1. Allah’ın ayetlerinden gafildir. Yûnus-7 / Nahl-78 2. Şirktedir. Zumer-65 3. Küfürdedir. Sebe-20 4. Dalalettedir. Rad-27 5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / Enam 39 -122 / 8-24 6. Fısktadır. Bakara 26 7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17 8. dînde fırkalara ayrılmıştır. Enam-43 9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Maide 51 / İbrahim 27 10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara 13 / Bakara-142 11. İsyandadır. Yûnus 11 12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf - 146 13. Fitnededir. Arâf - 27 / Enfâl - 28 14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân 103 15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65 16. Takva sahibi değildir. Rum-32 17. Mümin değildir. Sebe-20 18. Hidayette değildir. Yûnus-45 19. Gideceği yer cehennem. Muminûn-103 / Arâf-178

Gideceği yer cehennem. Herkes hüsranda, başlangıçta herkes hüsranda. Vel-Asr Suresi'ne göre. Vel-Asr Suresi'ni ifade edelim:

103/ASR-1 : Vel asri. Asra yemin olsun. 103/ASR-2 İnnel insâne le fî husr(husrin). Muhakkak ki insan, gerçekten hüsrandadır. 103/ASR-3 İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabrı. Ama âmenû olanlar (ilk 7 basamağı aşanlar), nefs tezkiyesi yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar), Allah’a ruhu ulaşıp Hakk’ı tavsiye edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç. 103/ASR-4 İllâllezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil hakkı ve tevâsav bis sabrı. Ama âmenû olanlar (ilk 7 basamağı aşanlar), nefs tezkiyesi yapanlar (ikinci 7 basamağı aşanlar), Allah’a ruhu ulaşıp Hakk’ı tavsiye edenler (üçüncü 7 basamağı aşanlar) ve sabrı tavsiye edenler (dördüncü 7 basamağı aşanlar) hariç.   Yani herkes hüsranda. Bu insanların kendisini hüsrandan kurtulması, kendi nefsine zulmetmekten kendisini kurtarabilmesi ancak bir dilekledir. Bu dilek kalpten Allah'a ulaşmayı dilemektir. Bunu ancak kişi kendi kendîne yapabilir mi? Hayır. Nitekim Allah Resûlu (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: "Hikmet sahibi âlimin sohbetinde bulunmak, kelâmını işitmek üzerinize farz. Bilin ki Allahû Tealâ kuru toprakları nasıl yağmurla diriltiyorsa, ölü kalpleri de Hikmet Nûru'yla diriltir."

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Taberânî, Muvatta, İlim, 1. "Hikmet sahibi ulemanın (âlimin) meclisinde (sohbetinde) bulunmak, kelâmını işitmek üzerinize farz kılındı. Muhakkak ki Allah bu meclislerde hikmet nuruyla ölü kalpleri diriltir. Yağmur suyuyla ölü toprakları dirilttiği gibi ölü kalpleri bu şekilde Allah diriltir."

Başlangıçta herkesin kalbi ölü mü? Evet. Bakın ne diyor: "Herkes sağır, dilsiz ve kör ve ölü." Herkes ölü durumda. Ama bu ölü kalpler neyle diriliyor? Hikmet Nûru'yla. Öyleyse bir insanın kalbinin dirilebilmesi, Hikmet Nûru'nun sahibi olmasına bağlı. Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz her âlimle değil, Hikmet sahibi âlimle oturun. Yani sizi riyadan ihlâsa, kibirden tevazuya, düşmanlıktan nasihate, şüpheden yakîne, dünyaya rağbetten zühde, yani bakın, her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp beş şeye çağıran Hikmet sahibi âlimle oturunuz.

HADÎS-İ ŞERİF Kaynak: Deylemi, El Firdevsü bi Me’sûru’l-Hitâb c.6 s.567/449 (Beyrut); Ramuze’l-Ehadis c.2 s.463/3; İ. Gazali, İhyâu Ulûmiddîn I. cilt, sh. 154. "Her âlimle değil, sizi beş şeyden sakındırıp, beş şeye çağıran âlimle oturunuz. Riyadan ihlasa, Kibirden tevazuya, Düşmanlıktan nasihate, Şüpheden yakîne, Dünyaya rağbetten zühde."

Çünkü Hikmet sahibi âlim hikmet nûrunun sahibidir. O zaman kimin Kur'ân-ı Kerim'i nereden öğrenmesi gerektiği ortaya çıkıyor. İki tür âlim var. Hz. Ömer diyor ki: "Bu ümmet için en çok korktuğum şey, diliyle âlim ama kalbiyle câhil." Yine: "Bu ümmet için en çok korktuğum şey, diliyle âlim ama kalbiyle münafık." Onlar da âlim, onlar da din öğretiyorlar. Ama onlar bu ümmet için en büyük fitneyi teşkil ediyorlar. İnşaallah beş şeye çağıran Hikmet sahibi âlim, Hikmet sahibi âlim hikmetin sahibidir. Hikmet sahibi âlim ihlâsın sahibidir. Hikmet sahibi âlim tevazûnun sahibidir. Hikmet sahibi âlim Allah'ın nasihatle vazifelendirdiğidir. Hikmet sahibi âlim yakinin sahibidir. Hikmet sahibi âlim dünyaya rağbetten kesilmiştir. Ve Hikmet sahibi âlim bu özelliklerin sahibidir. Allah'ın izniyle, insanları hangi sonuca ulaştırır? Onların hem ahiret ve dünya saadetinin, dünya saadetine engel olur.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 7 Eylül 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20266 dk okuma1