Muhterem Hocam, günümüzde Allah’ın tayin ettiği mürşidler yok mudur?
Soru
Muhterem Hocam, günümüzde Allah’ın tayin ettiği mürşidler yok mudur?
Cevap
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in açıklamalarına bakacak olursak her zeminde, her devirde ve her zamanda var. İşte Resûlullah (S.A.V) Efendimiz’in mürşid konusundaki hadîsleri: “Benden sonra nebî gelmeyecek ama benden sonra imamlar, halifeler gelecek.” Öyleyse buradan şunu anlıyoruz: Her devirde devrin imamı var. Devrin imamı, hidayete erdiren en üst seviyedeki mürşiddir.
İkinci Hadîs-i Şerif: “Benden sonra nebî yok ama âlimler ve halifeler gelecek.”
7 GRUP HADÎSTE MÜRŞİDE TÂBİİYET HADÎS-İ ŞERİF 1: “Benden sonra Nebîler gelmeyecek. Nübüvvet Benimle sona ermiştir ama Benden sonra halifeler, imamlar gelecek. Onlara itaat eden, Bana itaat etmiştir. Onlara asi olan, Bana asi olmuştur.” Kaynak: Sahih Buhari 11. cilt, sayfa 181 HADÎS-İ ŞERİF 2: “Benden sonra nebî gelmeyecek, âlimler gelecek, halifeler gelecek. Onlara tâbî olan bana tâbî olur, onlara asi olan bana asi olur.” Kaynak: Sahih Buhari 9. cilt 1409. Hadîs HADÎS-İ ŞERİF 3: “Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.” Kaynak: Sahihi Müslim 58, no 1851 “Sahâbem yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız, hidayete erersiniz.” Kaynak: Feyzu’l-Kadir 4, 76 HADÎS-İ ŞERİF 4: “Benim sünnetime ve benden sonra gelen raşid halifelerin yoluna tâbî olun.” Kaynak: Ebu Davud, Melahim, 1. “Her asırda ümmetimden Allah’a itaat ve hayırda yarışanlar bulunacaktır.” Kaynak: Elbani, Nasuruddin, Silsiletu’l-Ehadis-es-Sahiha, Beyrut, 1991, V.7 HADÎS-İ ŞERİF 5: “Kim Bana itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur. Kim Bana isyan ederse, Allah’a isyan etmiş olur. Her kim İmam’a (Kâmil Mürşide veya Devrin İmamı’na) itaat ederse, muhakkak ki Bana itaat etmiş olur. Her kim İmam’a isyan ederse, muhakkak ki Bana isyan etmiş olur.” Kaynak: İbni Mace 8/2589 HADÎS-İ ŞERİF 6: “Hudeybiye’de ağaç altında biat edenlerden hiç kimse ateşe girmeyecektir.” Kaynak: Müslim “Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.” Kaynak: Müslim; Riyazussalihin s.137 HADÎS-İ ŞERİF 7: “Muhakkak Allah her yüzyılda (asırda) bir kimse din işlerini yeniler, tazeler, ba’seder. Sizden bir taife halkı Allah’a davetle meşgul olurlar. Bunlar ehli haktır. Bu kimseler din işlerini yeniler, tazeler. Bu Allah’ın dostları, Allahû Tealâ’yı kullarına sevdirirler.” Kaynak: Ebu Davud “Şüphesiz ki, Allah her yüzyılın başında bu ümmete dini işlerini yenileyecek bir müceddid gönderecektir.” Kaynak: Sahih-i Buhari; Müslim; Sünen-i Ebu Davud 5/100
Öyleyse bu hadîs-i şerifte Resûlullah’tan sonra her kavmin içerisinde, ardı arkası kesilmeksizin velî mürşidlerin, velî resûllerin olduğunu buyuruyor.
Üçüncü hadîs: “Size ruh verenler gelecek, arayın bulun.” Bu da devrin imamına işaret buyuruyor.
Dördüncü hadîs: “Sahâbem gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine tâbî olursanız hidayete erersiniz.” Velî mürşidler olacağını buyuruyor ve bütün bu hadîsler bize her devirde kesinlikle Allah’ın velî mürşidleri olduğunu açıkça ifade ediyor.
Beşinci hadîs: “Her asırda ümmetimden Allah’a itaat eden, hayırlarda yarışanlar hep olacaktır.” Ve daha bunun gibi birçok Hadîs-i Şerif. Öyleyse günümüzde Allah’ın tayin ettiği mürşidler yok mudur? Kesinlikle vardır.
İsrâ-15’te: “Resûl göndermeden azap etmem.” Cehennemlikler cehennemin kapılarından girdiklerinde cehennem bekçileri sual soruyorlar: “Size nezir gelmedi mi?” Hepsi itiraf ediyorlar: “Geldi.”
Enbiyâ-73 ise her devirde hidayete erdiren, Allah’ın kendisine şeriat kitabı verdiği nebî resûlün ardından velî resûllerin seçilen, vekâleten devrin imamının da Secde-24’te olacağını buyuruyor.
17/İSRÂ-15 Menihtedâ fe innemâ yehtedî li nefsihî, ve men dalle fe innemâ yadıllu aleyhâ, ve lâ teziru vâziratun vizra uhrâ, ve mâ kunnâ muazzibîne hattâ neb’ase resûlâ(resûlen). Kim hidayete erdiyse, sadece kendi nefsi için (nefsini tezkiye ettiği için) hidayete erer. Öyleyse kim dalâlette ise sorumluluğu sadece kendi üzerinde olarak dalâlette kalır. Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resûl göndermedikçe azap edici olmadık.
21/ENBİYÂ-73 Ve cealnâhum eimmeten yehdûne bi emrinâ ve evhaynâ ileyhim fi’lel hayrâti ve ikâmes salâti ve îtâez zekâti, ve kânû lenâ âbidîn(âbidîne). Ve onları, emrimizle hidayete erdiren (ölmeden önce ruhları Allah’a ulaştıran) imamlar kıldık. Ve onlara, hayırlar işlemeyi, namaz kılmayı ve zekât vermeyi vahyettik. Ve onlar, Bize kul oldular.
32/SECDE-24 Ve cealnâ minhum eimmeten yehdûne bi emrinâ lemmâ saberû ve kânû bi âyâtinâ yûkınûn(yûkınûne). Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize (Hakk’ul yakîn seviyesinde) yakîn hasıl etmiş oldukları için.
Hidayete erdiren daima devrin imamıdır. Ama bir de devrin imamının dışında kavim resûlleri, velî mürşidler, vekil mürşidler de hidayete vesile olanlardır. Her devirde kesin mürşid vardır. Allahû Tealâ’nın her devirde mürşidleri vardır. Bir mürşide tâbî olmadan, o kişinin ruhunun Allah’a ulaşması mümkün değil. Ne ruhunu Allah’a teslim edebilir, ne fizik bedenini Allah’a teslim edebilir, ne nefsini teslim edebilir ne de iradesini teslim edebilir ki, dinimiz İslâm. İslâm, Allah’a teslim olmak. Öyleyse mürşidsiz hiç kimse dini yaşayamaz. Mürşidler bu açıdan önemli kişilerdir. Onun için Allahû Tealâ mürşide tâbiiyeti farz kılmıştır. Mürşidine tâbî olmayanların dalâlette kalacağını tam 10 âyet-i kerimede Allahû Tealâ açıklıyor. Evet, mürşidine tâbî olmayan 10 âyet gereğince dalâlette.
MÜRŞİDE TÂBÎ OLMAYAN (Tarikata Girmeyen) DALÂLETTEDİR (10 ÂYET) 1. ÂLİ İMRÂN-164 Andolsun ki Allah, mü’minlerin üzerine bir ni’met olmak üzere kendilerinden bir resûl beas eder... Ondan evvel onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler. 2. A‘RÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın terkeder. 3. NAHL-36 ...Biz, bütün ümmetlerin içinde resûl beas ettik. Allah’a kul olsunlar ve taguttan içtinap etsinler diye. Onlardan bir kısmını, Allah hidayete erdirdi ve bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. … 4. KEHF-17 …Allah, kimi Kendisine ulaştırırsa, işte o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz. 5. TÂHÂ-123 …“İkiniz oradan inin! Hepiniz birbirinize düşman olarak. Bundan sonra Benden size mutlaka hidayet gelecek. O zaman kim hidayetime tâbî olursa artık o, dalâlette kalmaz ve şâkî olmaz.” 6. KASAS-50 …eğer sana icabet etmezlerse, bil ki onlar heveslerine tâbîdirler. Allah’tan bir hidayetçi olmaksızın kendi heveslerine tâbî olandan daha çok dalâlette kim vardır? ... 7. ZUMER-23 …İşte bu, Allah’ın hidayetidir, dilediğini onunla hidayete erdirir. Ve Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi yoktur. 8. CÂSİYE-23 Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah onu ilim üzere dalâlette bıraktı. …Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir?… 9. AHKÂF-32 Ve Allah’ın davetçisine icabet etmeyen kimse, yeryüzünde (Allah’ı) aciz bırakacak değildir. Ve onun Allah’tan başka dostları yoktur. İşte onlar apaçık dalâlet içindedirler. 10. CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden O’dur. …Ve daha önce elbette onlar, sadece açık bir dalâlet içinde idiler.
Kimdir dalâlette olanlar? Allah’a ulaşmayı dilemeyenler. 7 âyette Allahû Tealâ, Allah’a ulaşmayı dilemeyenleri dalâlette bırakıyor ve onlar için bir hidayetçi yok.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER – GAYY YOLUNDA 1. YÛNUS-7 …Onlar, Bize ulaşmayı dilemezler. Onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır. … 2. YÛNUS-11 …Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri, isyanları içinde şaşkın bırakırız. RA’D-27 …Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır. … 3. YÛNUS-15 Bize ulaşmayı dilemeyen kimseler şöyle dedi: “Bize bundan başka bir Kur’ân getir. … 4. YÛNUS-45 …Allah’a mülâki olmayı yalanlayanlar, hüsrandadır. … EN’ÂM-31 Allah’a mülâki olmayı yalanlayan kimseler hüsrana düştüler. … 5. FURKÂN-21 Ve Bize mülâki olmayı dilemeyenler:…nefslerinde kibirlendiler. … 6. RÛM-8 …İnsanların çoğu, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir. 7. SECDE-10 …Onlar, Rab’lerine mülâki olmayı inkâr edenlerdir. FUSSİLET-54 Onlar gerçekten Rab’lerine mülâki olacaklarından şüphe içindeler. …
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER İÇİN MÜRŞİD YOK, TARÎKİ CEHÎMDE, SIRATI CEHÎMDE 1. ARÂF-186 Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. … 2. RA’D-27 De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendisine ulaştırır.” RA’D-33 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur. 3. KEHF-17 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için velî mürşid bulunmaz. 4. ZUMER-23 … Allah, kimi dalâlette bırakırsa, o zaman onun için bir hidayetçi (mehdi) yoktur. 5. ZUMER-36 …Allah, kimi dalâlette bırakırsa artık onun için hidayetçi yoktur. 6. MU’MİN-33 …Allah kimi dalâlette bırakırsa, artık onun için bir hidayetçi yoktur. 7. ŞÛRÂ-44 Ve Allah kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onun için, bundan sonra bir velî (dost) yoktur. …
O zaman dalâlette bırakılan, kendisi için hidayetçi olmayan kişiler, 10 grup âyet gereğince dalâlette ve 7 grup âyet-i kerime gereğince bu dalâlette olanların gideceği yer cehennem. Âyetler gayet açık. Allah razı olsun.
DALÂLETTE OLANLARIN GİDECEĞİ YER CEHENNEM 1. NİSÂ-167 Muhakkak ki inkâr edenler ve Allah’ın yolundan alıkoyanlar, uzak bir dalâletle sapmışlardır. NİSÂ-168 Muhakkak ki inkâr edenleri ve zulmedenleri, Allah mağfiret edecek değildir ve yola hidayet edecek değildir. NİSÂ-169 Ancak cehennem yoluna (hidayet eder, ulaştırır), onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır… 2. A’RÂF-178 Allah kimi hidayete erdirirse artık o hidayete ermiştir. Ve kim dalâlette bırakılırsa, işte onlar, onlar artık hüsrana uğrayanlardır. MU’MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır. 3. A’RÂF-179 Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir. 4. İSRÂ-97 Ve Allah, kimi (Kendisine) ulaştırırsa, artık o hidayete ermiştir. Ve kimi dalâlette bırakırsa, o taktirde onlar için O’ndan (Allah’tan) başka dostlar bulamazsın. Ve kıyâmet günü onları kör, dilsiz ve sağır olarak yüzüstü (sürünerek) haşrederiz. Onların me’vası cehennemdir. … 5. FURKÂN-34 Cehenneme yüzleri üstü haşredilenler (toplananlar), işte onlar, gideceği mekânı şerli olanlar ve sebîlden sapanlar (dalâlette kalanlar)dır. 6. YÂSÎN-62 Ve andolsun ki sizden birçoklarını dalâlette bıraktı. Hâlâ akıl etmez misiniz? YÂSÎN-63 Size vaadedilmiş olan cehennem (işte) budur. 7. KAMER-47 Muhakkak ki mücrimler (suçlular), dalâlet ve çılgınlık içindedir.