Muhterem Hocam, günümüzde bazı insanlar kutsal kitaplarda Allahû Tealâ'nın kendilerini ayrıcalıklı kullar kıldığını, yeryüzünü kendilerine miras bıraktığını belirterek kendi dışınd
Soru
Muhterem Hocam, günümüzde bazı insanlar kutsal kitaplarda Allahû Tealâ'nın kendilerini ayrıcalıklı kullar kıldığını, yeryüzünü kendilerine miras bıraktığını belirterek kendi dışındaki insanlara zulmediyorlar. Kutsal kitaplarda Allahû Tealâ'nın yeryüzünü miras bıraktığı hakiki kullar var mıdır?
Cevap
Her devirde vardır sevgili kardeşlerim. Ama bu zavallı insanlar yanlış değerlendiriyorlar.
Hz. Musa döneminde Hz. Musa devrin imamıydı. Devrin imamı ve risalet makamında olanların hepsi doğmadan seçiliyorlar. İşte Kasas Suresi'nin 68. âyet-i kerimesinde, Kasas 68'de doğmadan evvel seçilen resûlleri tarif ediyor.
28/KASAS-68 Ve rabbuke yahluku mâ yeşâu ve yahtâr(yahtâru), mâ kâne lehumul hıyarat(hıyaratu), subhânallâhi ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).
Ve Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Ve seçim hakkı onlara ait değildir. Allah Sübhan’dır (münezzehtir) ve (onların) şirk koştukları şeylerden yücedir.
Şimdi o dönemde doğmadan evvel seçilen resûller, nebî resûller Beni İsrail'dendi. Beni İsrail'den olması hasebiyle de Allahû Tealâ o gün o toprakları onlara vermişti. Ama arkasından devrin imamları değişti. Mesela Hz. Musa'dan sonra nebî resûl olarak Hz. İsa geldi.
Mesela bugün İsevîler de, yani Hz. İsa'ya îmân edenler de şu hatayı yapıyorlar. Allah'a giden yol Hz. İsa'dan geçer. Evet. Hz. İsa yaşadığı dönemde doğruydu bu. Ama şu anda Hz. İsa (A.S) yaşamıyor. Allah'ın huzurunda huzur namazının imamının arkasında namaz kılıyor. Ama bu dünyada değil.
Dolayısıyla Allahû Tealâ'nın miras bıraktığı kişiler hayatta olan ama Allah tarafından seçilenlerdir. Bugün de aynı şekilde devrin imamı, her kavimdeki resûller doğmadan evvel seçilen, Allah tarafından seçilenlerdir. Allahû Tealâ onlara söylediği sözü yerine getiriyor. O zaman bu kavim resullerden bir tanesini de Allahû Tealâ bugün seçiyor ve devrin imamı tayin ediyor.
İşte devrin imamına Allah neyi bıraktıysa Enbiyâ Suresi'nin 105. âyet-i kerimesine göre onun için doğrudur. Yani miras bıraktığı kişiler hayatta olanlardır. Vefat edenler değil. Vefat edince artık kişinin malı kendisinden alınıyor.
21/ENBİYÂ-105 Ve lekad ketebnâ fîz zebûri min ba’diz zikri ennel arda yerisuhâ ıbâdiyes sâlihûn(sâlihûne).
Andolsun ki; zikirden (Tevrat’tan) sonra Zebur’da, arza salih kullarımızın varis olacağını, yazdık.
Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), ölüyü 3 şey takip eder: Malı, akrabayı tâlukatı ve ameli. Ameli kendisiyle devam ediyor ama mal ve akrabayı tâlukatı geride kalıyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Rikak 42; Müslim, Zühd 5, (2960); Tirmizî, Zühd 46, (2380).
“Ölüyü, (mezara kadar) üç şey takip eder:
1- Ailesi
2- Malı
3- Ameli.
Bunlardan ikisi geri döner, biri bâki kalır; ailesi ve malı geri döner, ameli kendisiyle bâki kalır.”
Bakın, "ölüyü." Şimdi Hz. Musa (A.S) vefat etmiş mi? Evet. Hz. İsa (A.S) şu anda bu dünyada değil. Allah'ın katına ref edilmiş mi? Evet. Öyleyse dünyada değiller. Dünyada olmamaları hasebiyle onların malı onlarda değil. Onların ailesi de onlarda değil. Onlarda sadece mevcut olan kendi amelleri.
Ama günümüze baktığımız zaman günümüzde de devrin imamı var. Günümüzde de kavim resûlleri var. Günümüzde de velî mürşidler var. İşte Allahû Tealâ'nın hayatta olanlara bıraktığı miras yaşayanlardır. Ve Enbiyâ 105'te bunu söylüyor. "Biz arzı, yeryüzümüzün sâlih kullarına miras bıraktık."
Dolayısıyla sâlih kullar ehli kitaptan varsa şu anda yaşayanlar, tamam onlar var ama her kavmin içerisinde sâlih kullar var. Yani Allahû Tealâ'nın arzı miras bıraktığı kişiler şu anda yaşayan insanlar içinde sâlih kullardır. Enbiyâ 105 bunu söylüyor. İnsanların bunu idrak etmesi lâzım. Ama eğer şu anda Hristiyanlar Allah'a giden yol Hz. İsa'dan geçiyor diyorsa yanlış.
Tam tersine Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V), "Benim ümmetimin velîleri Beni İsrail'in nebîleri gibidir."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Razi, Tefsir, VIII/302; Neysaburi, Tefsir: I/264; Keşfu’l-Hafa: II/64
“Ümmetimin velîleri, Benî İsrail’in Nebîleri gibidir.”
Şu anda nasıl Hz. İsa döneminde insanlar Hz. İsa ile Allah'a ulaştılarsa, bu dönemde ise Resûlullah'ın ümmetimin velîleriyle insanlar Allah'a ulaşıyor. Onun için Allah Resûlü Hz. İsa (A.S)'dan bahsederken Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz diyor ki, “Ya Ali,” diyor, “ahir zamanda Hz. İsa (A.S)'ın arkasında namaz kılacağı kişi bizdendir,” diyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: İmâm-ı Suyûti, (Kitabûl Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar); İsbat’ul-Hudat, c.7, s.14.
“Kendisinden başka İlah olmayan Allah’a ant olsun ki, Hz. İsa bin Meryem’in, arkasında namaz kılacağı bu ümmetin Mehdi’si bizdendir.”
Gerçekten de şu anda Hz. İsa (A.S) ve Peygamber Efendimiz (S.A.V), Mehdi (A.S)'ın arkasında huzur namazında tâbi oluyorlar.
Dolayısıyla "O imam bizdendir." diyor.
İşte İmam Suyûti, "Kendisinden başka ilah olmayan Allah'a ant olsun ki Hz. İsa bin Meryem'in arkasında namaz kılacağı bu ümmetin Mehdi'si bizdendir." diyor. Yani Resulullah'ın ümmetindendir. Allah razı olsun.